Feveran, Ali Kemal Temizer'in tek kitabı. Eski kütüphanemden geri bıraktığım kitaplardan birisi. Güzel kapağında boya sandığının yanına çömelen çocuk kara trene bakıyor, göklere ulaşan dumanlar, kitabın üstünden yukarılara doğru akıp gidiyor. Kapak siyah beyaz. Kapağı açınca kendimle karşılaşıyorum: 2004 şubat ayı. Altına Sadık yazmışım. İslâm dönemimin adı: Sadık. Sohbetlerde efendimin benim için ihvanıma söylediği sözdü bu, " o sadık " demişti benim için ve ben de, arkadaşımın da etkisiyle, kendime Sadık demeye başlamıştım. O dönem rüyâların herşey demek olduğu dönemdi: rüyâ tabirleri, sık sık gidilen sohbetler ve baş dönmesi, leylâ ipekçi'nin kitabının güzel ismi gibi, " başkası olduğun yer", yani artık sen olmadığın, başkasına dönüştüğün ve dönüştüğün insanın geriye bakmayı reddettiği, kendi olduğu şeyleri inkâr ettiği, başka birisine dönüştüğü bir yerde, orhan pamuk'un da başka şeyler üzerinden anlattığı da bu değil miydi, birisine aşık olmak ona dönüşmek demekti, celâl ve galip olmak, işte başkası olmak ama başkası olurken aslında kendin olmayı başarmak demekti. 2004 yılı çok karmaşık bir on yıllık sürenin ortalarına denk geliyor, evden atılan kitaplar, kasetler cdler, inandığın herşeyin inkâr edilerek kendine yeni bir elbise dikmek için gayret edişin, bütün bu mücadelelerin her biri, bütün ihvanlar, bütün zikirler, hatmeler, ve bu bağın herşeyden üstün olduğuna duyulan inanç; ama buna inananların her biri gençti, ve hayatı hepsi ancak o kadar tecrübe edebilmişti, Temizer'in kitaptaki hikâyelerinden birinde kahramanımızın acı acı öğrendiği şeyi bizler de bu on yıla yayılan hayat tecrübemizde ayrı ayrı öğrendik. Hâlâ görüştüğüm arkadaşlardan bir çok kişinin yıkılıp gittiğini, dayanamadığını, daha orta karar yaşadığını öğreniyorum: gerçekten de bazı dostluklar,