Adı:
Futbol Ateşi
Baskı tarihi:
Ocak 2011
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755702954
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Fever Pitch
Çeviri:
Bağış Erten
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Sonraları kadınlara nasıl âşık olduysam, futbola da öyle âşık oldum: Ansızın, açıklanamaz bir şekilde, üzerine kafa yormadan, getireceği acı ve kafa karışıklığını bir nebze bile düşünmeden. 

11 yaşında bir çocuğun ayrı yaşadığı babasıyla iletişim kurma yollarından biri olarak gittiği bir futbol maçı nelere kadir olabilir? Bir futbol oyunu bir insanın hayatını ne kadar belirleyebilir? Kendisini entelektüel olarak tanımlayan bir insan bir oyuna yakasını ne kadar kaptırabilir? Alt tarafı bir oyun olan futbolla aşk ilişkisine girmek ne derece mantıklı olabilir? Futbol tutkusu bir insanın diğer tutkularını ne kadar etkileyebilir?.. "Futbolda dolu dolu bir hayat var"la, "hayat futboldan ibarettir" arasında gidip gelen bir roman Futbol Ateşi. Ve bu soruları soranlara başka bir hayat anlatıyor...
Bu kitap bir ilk. Hem Nick Hornby için, hem de futbol yazını için. Tamam, futbol üzerine bu kitaptan önce de, sonra da birçok şey yazıldı, birçok şey söylendi. Ama futbol sevgisi hiç bu kadar güzel anlatılmadı. 
Edebiyatseverler için bu bir roman olabilir. Hornby’severler için de koleksiyonun kıymetli bir parçası. Oysa futbolseverler bu kitaba bakınca başka bir şey görüyor. Çünkü gerçekten futbol bir dinse, bu da onun kitabı olmalı.
240 syf.
İncelemeye başlamadan önce binlerce kişinin üye olduğu bu sitede, neden bu kitabı okuyan üç kişiden biri olduğumu belirtmek istiyorum. Ben futbola ilgisi yalnızca uluslararası düzeydeki maçlarla sınırlı olan biriyim. Buna rağmen desteklediğim tek bir takım var: Liverpool. Neden mi Liverpool? Liverpool tarihi sembollerle dolu olan ve bu sembollere son derece bağlı bir İngiliz kulübü. Bu sembollerden ilki kale arkası tribünü Kop'tur. Bu tribün adını 300 Liverpoollu askerin savaş sırasında hayatını kaybettiği Kop Tepesi'nden alır. Bu tribünü dolduran liman işçileri her maç avaz avaz "You Will Never Walk Alone"(Asla Yalnız Yürümeyeceksin) şarkısını söyler. Tarafar kitlesi işçilere dayanan kulüpler hep ilgimi çekmiştir.

Bir diğer sembol ise önce 39 kişinin hayatını kaybettiği Heysel, sonra da 96 kişinin hayatını kaybettiği Hillsborough tribün facialarıdır. Her iki facia da Liverpool'un maçlarında olmuştur ve ikisinde de yaşanan kargaşadan dolayı insanlar ezilmiştir.

Liverpool'u desteklememdeki bir başka sembol ise takımın aynı isimli şehirden çıkması ve Liverpool şehrinin beat kuşağını doğuran şehir olmasıdır. Öyle ki şehrin havaalanının ismi John Lennon Airport'tur. Ayrıca Liverpool şehrinin Liver Bird isimli bir efsanevi kuşu vardır ki Doğu toplumlarındaki Anka'ya benzer. Ve bu kuşun silüeti de Liverpool takımının armasında yer alıyor.

Bir de unutulmaz 2005 İstanbul finali var. Liverpool'un Milan'ı -3-0'dan geri gelerek-
penaltılarda yenip kazandığı Şampiyonlar Ligi kupası. Ancak bu Liverpool'u desteklememdeki bir neden değil, Liverpool'u desteklemenin bana verdiği inanılmaz bir ödül. Bu maç bugün Şampiyonlar Ligi'nin en unutulmaz finali olarak tanımlanır ve İstanbul Mucizesi olarak anılır.

İşte, uzun uzun anlattığım Liverpool ile ilgili daha derin bilgiler veren bir kaynak arayışına girdim ve bir iki kaynak dışında ne yazık ki bulamadım. Bulduğum kaynaklar da aradığım şeyleri sunmuyordu. O araştırmayı yaparken de Bağış Erten'in çevirdiği ve tanıttığı Futbol Ateşi ile karşılaştım. Bağış Erten'in entelektüel spor birikimine güvendiğim için kitabı Simon Kuper'in "Futbol Asla Sadece Futbol Değildir" kitabına tercih ettim.

Nick Hornby, hayata dair izlenimleini Arsenal'in evi Highbury stadında edinmiş bir yazar. Futbol Ateşi, annesi ve babası boşanma arefesinde olan bir çocuğun birden bire doğan Arsenal kulübüne bağlılığını ve Arsenal'i hayatının neresine koyduğunu -belki de hayatı Arsenal'in neresine koyduğunu demek lazım- anlatan otobiyografik roman tadında bir kitap. Bu detay ailevi buhranını futbolla bastırdığı şeklinde yorumlanabilir. Öte yandan bu buhranın futbol sevgisini ortaya çıkaran bir araç olduğu da savunulabilir.

Nick Hornby bu kitabı otuzlu yaşlarında yazmış ve geriye dönmüş. Futbolla nasıl tanışığını 12. sayfada şöyle anlatıyor: "Sonraları kadınlara nasıl âşık olduysam, futbola da öyle âşık oldum: Ansızın, açıklanamaz bir şekilde, üzerine kafa yormadan, getireceği acı ve kafa karışıklığını bir nebze bile düşünmeden."

Kitap, takımın Nick Horbny için anlam arz eden maçlarının ve olaylarının yetişkin bir adam gözüyle değerlendirilmesi şeklinde parça parça ilerliyor. 11 yaşındaki bir çocuk için futbolun ne kadar hayati bir kavram olduğuna okurken şaşıracaksınız. Konu ne kadar futbol olsa da yazar, futbol aracılığıyla yaşama dair önemli mesajlar veriyor. Hatta "futbol"un yerine başka bir tutku koyun o mesajların yine aynı anlamı vereceğini göreceksiniz.

Yazar, 60-92 yılları arasında İngiliz topraklarında yaşanan önemli futbol olaylarını anlatırken futbol şiddetini, holiganizmi de eleştiriyor. Öte yandan futbolu holigan kültür olarak yorumlayan ve entelektüel bir insanın futbolla işi olmayacağını düşünen insanlara da savaş açıyor ve futbolun herkesin ilgilenebileceği bir spor olduğunu etkili tespitleriyle kanıtlamaya çalışıyor.

Yazarın biçemi biraz dağınık. Metinde çok fazla yabancı isim, parantez içi ve ara cümle var. Bu da okuma konusunda hatırı sayılır bir emek istiyor. Belki de Türkçe çevirisi orijinal dilindeki üslubu mümkün kılmıyor.

Tanıtım bülteninde de ifade edildiği gibi "Edebiyatseverler için bu bir roman olabilir. Hornby'severler için de koleksiyonun kıymetli bir parçası. Oysa futbolseverler bu kitaba bakınca başka bir şey görüyor. Çünkü gerçekten futbol bir dinse, bu da onun kitabı olmalı."
240 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Liverpool efsanesi bill shankly der ki : futbol hayat memat meselesi değildir, futbol bundan çok daha önemli bir şeydir... bir futbolsever ve beşiktaş taraftarı olarak, bu kitabı hayranlıkla okudum. inanılmaz tespitler, "neden futbol" sorusuna verilen harika satır arası yanıtları ile, gerçekten muhteşem bir kitap..
"Bunlar o dönem için normaldi, çünkü futbol hem sunumu, hem de tüketimiyle pop müziğe rakip olmaya başlamıştı."
Nick Hornby
Sayfa 55 - Sel
"Şimdi otuz yaşlarındayım ve artık kızların odaları yok, daireleri veya evleri var ve genellikle bir erkekle paylaşıyorlar."
Nick Hornby
Sayfa 101 - Sel
"Ben üniversitede sınıf atlarken, giderek daha çok insan entelektüel dünya ile futbol arasında derin uçurumlar bulmaya başladı."
Nick Hornby
Sayfa 120 - Sel
"Mürekkep yalamış bir kadına futbolu sevdiğinizi söyleyin, hemen kadınlar gözündeki erkek sınıflandırmasına giriverirsiniz."
Nick Hornby
Sayfa 80 - Sel
"Ancak şurası bir gerçek ki, kulüp bize oyunculardan daha fazla anlam ifade ediyor. Yirmi yıl önce onlar neredeydiler? Yirmi yıl sonra nerede olacaklar? Hatta birkaçı iki yıl sonra nerede olacak? Söyleyeyim, Villa Park'ta veya Old Trafford'da, Arsenal'e gol atma peşinde. Ama biz burada olacağız."
Nick Hornby
Sayfa 61 - Sel
"Ben futbolu eğlenmek için izlemiyordum. Her yerde eğleniyordum ve eğlenmekten gına gelmişti. Her şeyden öte, sebepsiz mutluluğu yaşayabileceğim, sessiz kalıp endişelenip kederlenebileceğim bir yere ihtiyacım vardı. Benim de kendime göre üzüldüğüm şeyler vardı ve takımımı izlerken bu duyguların dışarı çıkmasına ve nefes almasına izin verebiliyordum."
Nick Hornby
Sayfa 42 - Sel

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Futbol Ateşi
Baskı tarihi:
Ocak 2011
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755702954
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Fever Pitch
Çeviri:
Bağış Erten
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Sonraları kadınlara nasıl âşık olduysam, futbola da öyle âşık oldum: Ansızın, açıklanamaz bir şekilde, üzerine kafa yormadan, getireceği acı ve kafa karışıklığını bir nebze bile düşünmeden. 

11 yaşında bir çocuğun ayrı yaşadığı babasıyla iletişim kurma yollarından biri olarak gittiği bir futbol maçı nelere kadir olabilir? Bir futbol oyunu bir insanın hayatını ne kadar belirleyebilir? Kendisini entelektüel olarak tanımlayan bir insan bir oyuna yakasını ne kadar kaptırabilir? Alt tarafı bir oyun olan futbolla aşk ilişkisine girmek ne derece mantıklı olabilir? Futbol tutkusu bir insanın diğer tutkularını ne kadar etkileyebilir?.. "Futbolda dolu dolu bir hayat var"la, "hayat futboldan ibarettir" arasında gidip gelen bir roman Futbol Ateşi. Ve bu soruları soranlara başka bir hayat anlatıyor...
Bu kitap bir ilk. Hem Nick Hornby için, hem de futbol yazını için. Tamam, futbol üzerine bu kitaptan önce de, sonra da birçok şey yazıldı, birçok şey söylendi. Ama futbol sevgisi hiç bu kadar güzel anlatılmadı. 
Edebiyatseverler için bu bir roman olabilir. Hornby’severler için de koleksiyonun kıymetli bir parçası. Oysa futbolseverler bu kitaba bakınca başka bir şey görüyor. Çünkü gerçekten futbol bir dinse, bu da onun kitabı olmalı.

Kitabı okuyanlar 16 okur

  • Gülşah Akyol
  • Vamos
  • Zafer Sakacı
  • Efekan Turan
  • Memduh Er
  • Kıvanç Mazlum
  • Emre Alemdar
  • Sinan YILMAZ
  • Burak bilgin
  • Murat yildiz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%57.1 (4)
9
%14.3 (1)
8
%28.6 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0