Georg Simmel (Sosyolog, Sanatçı, Düşünür)

·
Okunma
·
Beğeni
·
386
Gösterim
Adı:
Georg Simmel
Alt başlık:
Sosyolog, Sanatçı, Düşünür
Baskı tarihi:
Şubat 2011
Sayfa sayısı:
391
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758717644
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğu Batı Yayınları
"Hayvanlar yalnızca nedenselliğin peşindedir; tanrılar ise anlamın; ve yalnız insan her ikisi ile birlikte yaşamak zorundadır."
Ve bu durum insan yazgısını anlayabilmek için nedensellikle anlamın ikili kıskacını olabildiğince kavramayı gerektirir. Modern sosyolojide tam tekmil bu kavrayışın peşine düşen kişi ise hiç kuşku yok ki Georg Simmel'dir.

Simmel, yirminci yüzyılın başlarında sosyolojinin ayrı bir disiplin haline gelmesini sağlayan kuruculardan biridir ancak entelektüel ilgilerinin ve katkılarının çeşitliliği ile Émile Durkheim, Vilfredo Pareto, Ferdinand Tönnies ve Max Weber gibi önemli figürlerden ayrılır. Bu isimlerden daha geç keşfedildiği doğrudur. Bunun da nedeni muhtemelen modern yaşam biçimlerinin geniş kitlelerce ancak deneyimlenmiş olmasıdır.
Nitekim "Simmel'in düşüncesi belki de ancak bugün benimsenebilir, çünkü yalnızca bugün yeterince insan onun sözünü ettiği sorunsalı metnini yorumlayabilecek kadar derinlemesine yaşamıştır."

Simmel'in çağdaşlarının onun "büyüleyici parlaklığını ve kırılgan zarafetini" vurgulamaları yanında, yöntemindeki sistematik açıklama eksikliğine ve neredeyse üzerinde çalışılmış hissi veren düzensizliğe dikkat çektikleri bilinir...
Ama işte tam da bu nedenlerle Simmel çağdaşlarından ayrılır. Toplum yaşantısını anlamaya çalışırken genellikle bir sanatçı duyarlılığına sahip olduğu, tıpkı izlenimci sanatçılar gibi çoğu zaman nesnelliğe yaslanmadan isabetli gözlemler yaptığı gözlenir. Lukács'ın da dediği gibi Simmel, "izlenimciliğin sahih filozofudur." Simmel, sosyolojisini kurarken, ne olguları ne de sayıları derlemiştir.
O sadece, gördüğünü söylemiştir bize. Bunu anlatırken, gördüğü şey canlıdır. Anlattığı da, anlatım tarzı da… Düşüncelerini doğrudan toplumsal ilişki pratiğinde arar, duygusal inceliği, derin nedensel çözümlemeleri, keskin ifadeleri, daha önce hiç kimsenin yaklaşmaya bile cesaret edemediği ruhsal yakınlıkların ve gizli duyguların vurgulanmasındaki cesareti ile modern sosyolojide ayrı bir yere oturur.
"Bir insanın ne olduğu en iyi onun hayata katlanmak için ne yaptığına bakmakla anlaşılır" der son tahlilde. Ve onun hayata katlanmak için seçtiği yol dünyayı sonsuzluğu içinde bilmeye cehdetmek olmuştur. Elinizdeki derlemeyse onun bu sonsuz gayretini bir ölçüde farklı yönleriyle aydınlatmaya yönelmiştir…
(Tanıtım Sayfası)
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Yeterince eğitilmiş bir göz için dünyanın bütün güzelliği, bütün anlamı her bir noktadan yayılır.
Jale Özata Dirlikyapan
Sayfa 37 - Doğu Batı Yayınları
...İşte dünya tarihindeki en büyük hata budur: şeylere sahip olmak veya olmamanın sevinç ve acılarımızın kaynağı sanılması. Hayır, benim duygularımı ona (burada sözü edilen o, doğa veya onun parçaları olan şeyler...) sahip olup olmamam değil, başkalarının sahip olup olmadığı belirler. Sadece kendi içsellikleriyle yaşayacak kadar zengin ve ince olan ruhlar nesneleri onun sınırlarının ötesine geçmeyecek kadar algılayarak hazla içlerine çekebilirler; ama kitle asla nesnelerin cazibesiyle yetinmeyecek, cazibeyi komşunun yoksun olduğuna sahip olmakla, yoksunluğu komşunun sahip olduğuna sahip olmamakla ilintilendirecektir. Değişen mülkün belki yalnızca ilk dolaysız etkisi karşılaştırmayı ört bas eder; fakat kısa zamanda uyum sağlayan hassasiyetimizi yeni düzeyin ince farkları o eski kaba farklar kadar şiddetle uyarırlar. Ve yanılsama bizi tekrar dengelemenin sisyphos çabasına sürükler; doğa bu çabaya haddini bildirene ve biz dışarıya kaçarak kurtulmak istediğimiz ıstırabın bizi içimizde kovaladığını anlayana dek.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Georg Simmel
Alt başlık:
Sosyolog, Sanatçı, Düşünür
Baskı tarihi:
Şubat 2011
Sayfa sayısı:
391
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758717644
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğu Batı Yayınları
"Hayvanlar yalnızca nedenselliğin peşindedir; tanrılar ise anlamın; ve yalnız insan her ikisi ile birlikte yaşamak zorundadır."
Ve bu durum insan yazgısını anlayabilmek için nedensellikle anlamın ikili kıskacını olabildiğince kavramayı gerektirir. Modern sosyolojide tam tekmil bu kavrayışın peşine düşen kişi ise hiç kuşku yok ki Georg Simmel'dir.

Simmel, yirminci yüzyılın başlarında sosyolojinin ayrı bir disiplin haline gelmesini sağlayan kuruculardan biridir ancak entelektüel ilgilerinin ve katkılarının çeşitliliği ile Émile Durkheim, Vilfredo Pareto, Ferdinand Tönnies ve Max Weber gibi önemli figürlerden ayrılır. Bu isimlerden daha geç keşfedildiği doğrudur. Bunun da nedeni muhtemelen modern yaşam biçimlerinin geniş kitlelerce ancak deneyimlenmiş olmasıdır.
Nitekim "Simmel'in düşüncesi belki de ancak bugün benimsenebilir, çünkü yalnızca bugün yeterince insan onun sözünü ettiği sorunsalı metnini yorumlayabilecek kadar derinlemesine yaşamıştır."

Simmel'in çağdaşlarının onun "büyüleyici parlaklığını ve kırılgan zarafetini" vurgulamaları yanında, yöntemindeki sistematik açıklama eksikliğine ve neredeyse üzerinde çalışılmış hissi veren düzensizliğe dikkat çektikleri bilinir...
Ama işte tam da bu nedenlerle Simmel çağdaşlarından ayrılır. Toplum yaşantısını anlamaya çalışırken genellikle bir sanatçı duyarlılığına sahip olduğu, tıpkı izlenimci sanatçılar gibi çoğu zaman nesnelliğe yaslanmadan isabetli gözlemler yaptığı gözlenir. Lukács'ın da dediği gibi Simmel, "izlenimciliğin sahih filozofudur." Simmel, sosyolojisini kurarken, ne olguları ne de sayıları derlemiştir.
O sadece, gördüğünü söylemiştir bize. Bunu anlatırken, gördüğü şey canlıdır. Anlattığı da, anlatım tarzı da… Düşüncelerini doğrudan toplumsal ilişki pratiğinde arar, duygusal inceliği, derin nedensel çözümlemeleri, keskin ifadeleri, daha önce hiç kimsenin yaklaşmaya bile cesaret edemediği ruhsal yakınlıkların ve gizli duyguların vurgulanmasındaki cesareti ile modern sosyolojide ayrı bir yere oturur.
"Bir insanın ne olduğu en iyi onun hayata katlanmak için ne yaptığına bakmakla anlaşılır" der son tahlilde. Ve onun hayata katlanmak için seçtiği yol dünyayı sonsuzluğu içinde bilmeye cehdetmek olmuştur. Elinizdeki derlemeyse onun bu sonsuz gayretini bir ölçüde farklı yönleriyle aydınlatmaya yönelmiştir…
(Tanıtım Sayfası)

Kitap istatistikleri