George Patton, I. ve II.Dünya Savaşı'nda görev almış, asıl ününü II.Dünya Savaşı'ndaki başarıları ile adını ABD askerî tarihini yazdırmış bir kişi. Kitaba şöyle bir baktığımızda kariyer basamaklarının şekillenmesinde aile bağlarının etkili olduğunu görebiliyoruz. Hırslı, atılgan fakat askerî hiyerarşi içinde olmaması gereken yerine göre disiplinsiz hareketleri ile de meslektaşlarından farklı bir yönde kendini gösteren bir asker. Bir süvari sınıflı olmasının yanında şanını çağın gelişen yeni teknolojisi tank sınıfından almış. Disiplinsiz hareketleri sebebiyle üstleri tarafından sıkça kontrol edilmiş ve görev sırasında geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası ABD'nin efsane askerleri arasında yerini almış. Hemen hemen tarihte yer edinmiş her asker gibi Patton'ın da ilginç özellikleri var.
Tarihin en büyük komutanlarının yaşam öyküleri, muharebe tecrübeleri, uyguladıkları taktikler ve stratejiler…
Dünya tarihinin en büyük komutanlarını tüm yönleriyle inceleyen OSPREY Büyük Komutanlar Serisi, George S. Patton ile devam ediyor…
II. Dünya Savaşı'ndaki Amerikalı muharip komutanlar içinde en efsanevi isim, şüphesiz George S. Patton Jr.'dır. Kariyerine süvari sınıfında başlamış ve 1916’da Pancho Villa’ya karşı Meksika’da yürütülen tenkil harekâtında küçük fakat ünlü bir rol oynamıştı. I. Dünya Savaşı esnasında ABD ordusunun ilk tank taburlarını yetiştirip cephede bunlara komuta etti.
Patton’ın dramatik ve pervasız karakteri Amerikan komuta kademelerinde baskın olan durağan ve bürokratik tarzla taban tabana zıttı ki bu farkıyla daha 1941’deki Pearl Harbour baskınından önce dahi kamuoyunun dikkatini çekmişti. Kasım 1942’de Fransız Kuzey Afrikası’na yapılan Meşale Harekâtı çıkarmalarında Batı Görev Gücü’nü yönetti; ancak en önemli görevini diplomat şapkasını takıp Vichy Fransız ordusunu Müttefikler safına geçmesi için ikna ederek yerine getirmiştir.
1943’teki Tunus Harekâtı’nda, Mart ayındaki El Guéttar Muharebesi’nde, Amerikalılara Wehrmacht’a karşı ilk taktik galibiyetlerini kazandırarak ABD ordusunun Şubat’ta Kasserine Geçidi’nde uğradığı bozgunun utancını sildi. Temmuz 1943’teki Sicilya Harekâtı’nda ise, başında olduğu Yedinci Ordu’nun İngiliz planlamacıların marifetiyle geri plana itilmesine mukabil, kararlı bir saldırganlıkla davranıp Amerikan birliklerini Palermo’ya sokmuş ve bu şekilde, Montgomery’nin ilerleyişi saplanıp kalmasına rağmen Müttefiklerin Messina’yı alıp seferi zaferle sonlandırmasını sağlayan şartları hazırlamıştı.
Patton en büyük katkılarını 1944-45’teki Batı Avrupa Cephesi Harekâtı’nda sunabilmiştir. Üçüncü Ordu, diğer Müttefik
Kitapta daha önceden hiç görülmemiş görseller bulunuyor bu da kitabı özel ve değerli kılıyor. Tarihin en problemli ama bir o kadar da başarılı generalinin hayat hikayesi okunmaya değer.
Steven J. Zaloga Amerikalı bir yazar ve savunma danışmanıdır. Her ikisi de tarih alanında olmak üzere Union College'da birinci sınıf bir lisans ve Columbia Üniversitesi'nde yüksek lisans derecesi aldı. Modern askeri teknoloji ve özellikle Sovyet ve BDT tankları ve zırhlı savaş ile ilgili birçok kitap yayınladı.