Kafanızın içine hangi sesin, kokunun ya da sözcüğün, hangi dikenli küçük ayrıntının yerleşeceğini asla bilemezsiniz.
Belki de bilmediğimiz şeylere tutunmak daha iyidir, belki bunun verdiği güç daha iyidir.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Yumruklarınızı gözlerinize bastırırsanız ağlayacak gibi olabiliyorsunuz.
İnsan hafızasını elektrikli süpürgeyle temizleyebilse güzel olurdu.
Bir şeyi isteseydin ama diyelim ki almaya yetecek paran olmasaydı. Ne yapardın?
Sonra sanki dünyada yalnızca karanlık varmış gibi geliyor ve duyduğu gürültünün kendi kalbinin sesi olduğunu, kendisini uyutmadığını, aynı sözü bir kayaya vurulan bir çekiç gibi durmadan yinelediğini anlıyor.