Açıklama
Değerlendirmeler (0)
Michel Foucault, “Kitaplarımın her biri yaşam öykümdür.” der. GÖRÜLMEYEN BEN, çocuklarımızın
hayatını merkeze alan ve onların karşısındaki rollerimize ayna tutan bir öyküyü anlatıyor. Kimi
zaman odasında sessizce ağlayan bir çocuğun dilinden, kimi zaman anlaşılmayıp yalnızlaşan,
görülmeyen, duyulmayan ve verilmediği için sevgiyi öğrenemeyen bir gencin iç sesinden…
Çocuklarımız, doğduklarında yepyeni dünyalarımız olurlar. İsteriz ki bu dünyaları en güzel renk-
lerle bezeyelim. Bin bir çeşit fırça ve renkle dokunduğumuz hayatlarında özne sadece biziz gibi
davranır, onlarsa her zaman eylemlerimizin nesnesi olarak kalacaklar gibi algılarız. Dışını boya-
dığımız ama içini göremediğimiz dünyaların asıl sahipleri “Ben varım ve buradayım!” diyene ka-
dar… GÖRÜLMEYEN BEN, bu cümleyi duymayanlara, duyup da aldırmayanlara, hissetmeyenlere,
hayatın kaynağı sevgiyi sunamayanlara bir uyarı, bir fark ediş çağrısı.
Çocuklarımızın hayata attıkları ilk adımla başlayan kendini bulma ve kendi olma yolculuklarında
anne-babalar, eğitimciler veya hayatlarına dokunan farklı kişiler olarak yaptığımız hataların,
ihmallerin, geç kalmışlıkların, keşkelerin, onların gör(e)mediğimiz renklerinin, duy(a)madığımız
seslerinin farkındalığını kazandırmayı hedefliyor bu kitap. Sevgili Halil EROĞLU’nun’ deyimiyle
“Kapılarını bize kapatan bir evladın anahtar deliğini bulmak mümkün olmuyor.” Anahtar deliğini
arayanlar iseniz, tam olarak onu nasıl bulacağınızı anlatıyor, çocuklarımızın yüreğine giden yolu
yeniden keşfetmek için cesaret sunuyor, kapılar tamamen kapanmadan.