Eser "harem" ismini bazı yerlerinde yansıtıyor. Çünkü iki farklı kadının hayatındaki imtihanlardan bahsediyor. Bunlardan biri, Kafkasya'dan bir anda kaçırılıp saraya getirilen Sasa( Didenur), diğeri ise itibarlı Osmanli aile mensubu genç kız olan Cemiledir. Yaşadıkları ayrı ayrı anlatılıyor ve sonra kader onları bir yerde birleştiriyor. Kitabın kapağına bakılınca haremden ibaret sanılmasın. Didenur'un memleketinden getirilip, eğitim aldığı zaman zarfı haremdir.
Sürükleyici ve yersiz betimlemelerden uzak üslubu hoşuma gitti. Osmanlı adetlerini ve o dönemki hayatın Avrupai tarzindan etkilendiğini resmetmesi de güzeldi. Boğmadan yüzeysel bir dil kullanmış.
17.yüzyıla ait film izlemiş gibi hissettim :)
İki hayatın birleşmesi üzerine kurulu, dili aşırı basit bir kitap. Okurken çok ciddi bir merak uyandırmasa da kendini okutmayı başarıyor. Adına bakılınca harem hayatı ile ilgili gibi görünse de bence konunun harem ile bence çok az alakası var. Okuduğuma pişman değilim ama çok iyi veya hayatımda iz bırakabilecek bir eser değildi.
Sonradan Müslüman olmuş , Amerikalı bir yazarın gözünden şanlı Osmanlı devletimizi görüyoruz . Seri bir şekilde ecdadın izi var kitapta. Hareme, o günün toplumuna, örflerimize , adetlerimize, dinimizle iç içe olduğumuza değinen güzel bir roman olmuş.
Kitap yalın basit bir dille yazılmış olayları bağlamak için olumsuz birkaç durum dışında her şey güzelleme yapılarak anlatılmış kitap okunuyor fakat gerçlikten uzak yanları mevcut.
Aslı Sancar’ın kaleminden hareme bakışınızı değiştirecek harika bir tarihi roman. Özüne oygun okuyucuyu içine çeken bir anlatım. Geçmişe yolculuk etmenizi sağlayacak. Keyifli okumalar