“Türk tarihçileri hadımların istihdamını I. Mehmed ve II. Murad’ın devirlerine, yani on beşinci yüzyılın ilk çeyreğine tarihlendirmektedir. Bu kayıtlar görüldüğü kadarıyla sadece ak hadımlara ilişkindir. Siyahi çeşit ise 1475’de kullanılmaya başlandı.”
İstanbul'u aldıktan sonra 1454'te sehrin üçüncü tepesinde bir saray inşa ettiren II.Mehmet 1459 ile 1465 yılları arasında birici tepede daha büyük başka bir saray yaptırıp buraya taşınınca ilk inşa edilen saraya Eski Saray, ikincisine ise Yeni Saray adı verilmiştir.
“Hiçbir ak hadımın herhangi bir şart altında kara hadımları ziyaret etmesine izin verilmezdi. Başhekim dahi ancak çifte kara hadımların eşliğinde hiçbir kadını görmeden hareme girebilir, en fazla hastanın uzattığı elini muayene etmesine izin verilirdi.”
“Kızlarağasından sonra gelen en önemli kişi genellikle onun yerine geçen Hazinedar Ağa idi. Harem ile Baltacıların mali işleri onun sorumluluğundaydı. Hesaplarını yılda dört defa verirdi. Üç tuğlu paşa rütbesini taşır, yardımcısı Hazinei Vekil olarak bilinirdi.”
“Harem, efendilerinin arzusunu gözleyerek mermer salonlarda vakit öldüren bir kadınlar sarayı olmaktan çok öte, kendi içinde bir dünyaydı ve başındaki dikkatli ve titiz idarecisi de erkek değil bir kadındı.”
“Baltacılar sarayın dış teşkilat hizmetlerinin bir sınıfını oluşturmakta ancak sarayın odun kesme ve genel taşımacılık gibi bedeni işlerinin çoğundan sorumlu olduklarından vazifeleri onları hem harem hem de selamlıkla yakın temas içine getirmekteydi.”