Adı:
Hayalperest
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
978-975-254-409-03
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Boy İn The Green Suit
Çeviri:
Berke Erişen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kozmık
1965. 16 yaşındaki Robert Hillman, sıra dışı bir macera planlar. Annesi tarafından terk edilmiş, üvey annesinden hiç hazzetmeyen ve babası tarafından kafası karıştırılmış Bobby’nin biraz kafasını dinlemeye gereksinimi vardır. Onun kırsal yaşamı onu teselli etmemekte, Myer Çarşısı’ndaki kadın terliği satma işi ise onu umutlandırmamaktadır. Böylesine yalnız ve kafası karışan bir genç ne yapar: kaçar…

Seylan’a giden bir gemiye binip, babasının sık sık anlattığı Hint Okyanus’undaki kendi cennetini aramaya koyulur. Bobby gemiye yeşil takım elbisesi, kitaplarla dolu bir bavul ve bir daktilo ile biner. Onun ne parası, ne dönüş bileti ve görünüşe göre endişeleri de yoktu. O kafasında, Çehov tarzı hikâyeler yazdığı için kendini önemseyen, güzel, büyük göğüslü kadınlarla dolu bir ada yaratmıştı.

O masumca bir yurtdışı gezisi –sonraları bayağı kalp kırıklıklarıyla dolu ama eğlenceli olan- hesaplamıştı kafasında. İlk hayal kırıklığı, karaya Seylan’da değil de Atina’da çıkması oldu. Bobby yolunu İstanbul, Tahran ve Kuveyt olarak değiştirdi; varoşlardaki virane otellerden, Şiraz’da bulduğu çok lüks bir oteldeki inanılmaz işe kadar pek çok şey yaşadı… ta ki Pakistan’da vizesi bitene kadar.

Hayalperest, şaşkın ama sanatçı bir genç adamın, unutulmaz ve acı tatlı hikâyesidir.

“Burada, alışılmadık ve güzel yazılmış bir Avustralyalı anısı var. Gençlerin şevk ve kırılganlığını ve ebeveyn sevgi gücünü yakalayan ve yansıtan bir anı.”
Oldukça farklı bir konusu ile okunabilir bir macera - gezi romanı. Ülkemizle ilgili kısımları biraz abartılı olsa da bir çoğununda gerçek olma ihtimali hayli yüksek görünüyor.
Babam, alabalıkların kuvvetli akıntıda, sabit bir solucanı şüpheli bulacak kadar kurnaz olduklarını düşünür. Bir alabalık yakalamak için bir alabalık gibi düşünmek gerektiğine inanır.
Bir kitaptan hayatla ilgili bir şeyi öğrenmedeki en büyük problem, diğer insanların, sizin kitabı okumadan önceki kisiliğinizle okuduktan sonra da aynı kişiliğe sahip olduğunuzu düşünmeleridir.
Houshang'in hayatı, Robert'in hayatı ve bir çiçeğin hayatı, kim bilebilir ki hangisi Tanrı için daha önemli, hangisi daha önemsiz?
Hayatta bir ya da iki kez yardımınıza gelir melekler. Görünmez bir şekilde etrafımızda toplanır, düşüncelerimizi okurlar ve sırf eğlence olsun diye dileklerimizi yerine getirirler.
Ama ben cennete inanıyordum. Ancak, ben büyüdükçe, cennet anlayışım da değişmişti. Benim için cennet, tüy kadar ince maaş zarflarıyla geçinmeye çalıştığımız ve sulandırılmış süte bandırdığımız bayat ekmek ile kahvaltı ettiğimiz günlerde, olağanüstü yiyeceklerden oluşan devasa bir şölen masasıydı. Kitapların sunduğu mucizeleri keşfettiğim zaman, hayalimdeki cennet, dünyadaki en ihtişamlı kütüphane haline dönüştü. ailemle piknik yaptığımız ve üzerinde annem ve babamın, ben ve kız kardeşimi kucağına alıp kulaklarımıza sevgi sözcükleri fısıldadıkları gün ise, hayalimdeki cennet, üzerinde bulunduğumuz çimenler olmuştu.
Yeryüzü yuvarlaktı, şüphesiz, ama siz düz olduğuna inanmakta ısrar ederseniz, size iyi şanslar dilerlerdi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hayalperest
Baskı tarihi:
2011
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
978-975-254-409-03
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Boy İn The Green Suit
Çeviri:
Berke Erişen
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kozmık
1965. 16 yaşındaki Robert Hillman, sıra dışı bir macera planlar. Annesi tarafından terk edilmiş, üvey annesinden hiç hazzetmeyen ve babası tarafından kafası karıştırılmış Bobby’nin biraz kafasını dinlemeye gereksinimi vardır. Onun kırsal yaşamı onu teselli etmemekte, Myer Çarşısı’ndaki kadın terliği satma işi ise onu umutlandırmamaktadır. Böylesine yalnız ve kafası karışan bir genç ne yapar: kaçar…

Seylan’a giden bir gemiye binip, babasının sık sık anlattığı Hint Okyanus’undaki kendi cennetini aramaya koyulur. Bobby gemiye yeşil takım elbisesi, kitaplarla dolu bir bavul ve bir daktilo ile biner. Onun ne parası, ne dönüş bileti ve görünüşe göre endişeleri de yoktu. O kafasında, Çehov tarzı hikâyeler yazdığı için kendini önemseyen, güzel, büyük göğüslü kadınlarla dolu bir ada yaratmıştı.

O masumca bir yurtdışı gezisi –sonraları bayağı kalp kırıklıklarıyla dolu ama eğlenceli olan- hesaplamıştı kafasında. İlk hayal kırıklığı, karaya Seylan’da değil de Atina’da çıkması oldu. Bobby yolunu İstanbul, Tahran ve Kuveyt olarak değiştirdi; varoşlardaki virane otellerden, Şiraz’da bulduğu çok lüks bir oteldeki inanılmaz işe kadar pek çok şey yaşadı… ta ki Pakistan’da vizesi bitene kadar.

Hayalperest, şaşkın ama sanatçı bir genç adamın, unutulmaz ve acı tatlı hikâyesidir.

“Burada, alışılmadık ve güzel yazılmış bir Avustralyalı anısı var. Gençlerin şevk ve kırılganlığını ve ebeveyn sevgi gücünü yakalayan ve yansıtan bir anı.”

Kitabı okuyanlar 20 okur

  • Savaş Gülistan
  • Simge Kurtuluş
  • Melike Yaşar
  • Sedef korgan
  • Evin yorulmaz
  • ugurumsu
  • Düşes
  • G.s.s
  • Celal Kerimli
  • Yenigün Enes

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%50 (3)
6
%33.3 (2)
5
%0
4
%16.7 (1)
3
%0
2
%0
1
%0