Heidegger’in Kulübesi

·
Okunma
·
Beğeni
·
146
Gösterim
Adı:
Heidegger’in Kulübesi
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
180
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759957766
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dergah Yayınları
Oturma ve yer üzerine yazıları ile Heidegger'in çalışmaları 20. yüzyılın ikinci yarısında sadece filozoflar ve felsefe öğrencileri için değil, birtakım mimarlar ve mimar yazarlar için de önemli hâle gelmiştir. Heidegger'in çalışmalarında yer (kulübe) ve düşünme şekli arasında karşılıklı etkileşimin gerçekleştiği özsel bir bağ vardır ve Sharr bu bağın, artık izi sürülemez olan bazı düşünsel patikalarını Heidegger için açmış olabileceğinin farkındadır. Bu anlamda Heidegger'in Todtnauberg'deki kulübesi, mimari olduğu kadar felsefi de bir olaydır.

Bu kitap bir kulübenin şu ana kadar yapılmış en titiz mimari "eleştirisi" olmakla birlikte; Heidegger'in geç dönem 20. yüzyıl mimari teorisi için mihenk taşına dönüşmüş fenomenolojik metinleri yazdığı yer olduğunun da tüm yönleriyle ortaya serilmesidir. Ancak Sharr, kendi çalışmasını bir filozof olarak değil, bir mimar olarak gerçekleştirdiğini özellikle belirtir.

Bu kitap; mimarları felsefe tarafından filozofları da mimarlık tarafından yönlendirilmiş olarak düşünmeye davet eder.

Ya da daha doğrusu bu eser; düşünme, mekân, yer ve bir kulübe üzerine düşünmek isteyen herkesin okuması içindir.
(Tanıtım Bülteninden)
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
"Şehirliler çoğu zaman, dağların arasındaki köylülerin uzun, tekdüze yalnız olma durumuna hayret ederler. Oysa bu yalnız ( Alm. Alleinsein, İng. Loneliness) olma değil, [uzlet]tir.*

Gerçi insan büyük şehirlerde de neredeyse başka hiçbir yerde olamayacak kadar kolaylıkla yalnızlığa düşebilir. Ancak insan orada asla [uzlet içinde] olamaz. Çünkü [uzlet] bizi tecrit eden değil, aksine bütün varoluşumuzun, bütün şeylerin özünün geniş yakınlığının içine doğru açılmasını
sağlayan kendine özgü güçtür.“
Adam Sharr
Heidegger'in 1934'te yayınladığı yazısından.
Bunların arasında, tavanın hemen hemen ortasında bir tek lamba asılı durur -asıl olarak gaz lambasıdır- ama filozofun kulübeye yerleşmesinden sonraki senelerde elektrik ampulü ile değiştirilmiştir. Kulübenin hayat kısmının yan duvarında, masanın üzerinde şair ve yazar Johann Peter Hebel’in bir portresi asılıdır.
Heidegger kır manzarasının kendisi için bir gözlem nesnesine -estetik bir olay olarak manzaraya- indirgenmiş olmadığını belirtir. Neredeyse bir otobiyografi kisvesi altında “doğrusunu söylemek gerekirse ben kır manzarasını asla seyretmem. Onun sürekli değişimini, gündüz ve geceyi, mevsimlerin muazzam geliş ve gidişlerini deneyimlerim” der.
Bu kitap bir insan ve yer arasındaki kuvvetli bir ilişki hakkındadır. 1922 yazında, Martin Heidegger (1889-1976) Güney Almanya’nın  Kara Orman dağlarının yükseklerinde onun için inşa edilmiş olan ufak bir barakaya [cabin] yerleşir. Heidegger, yaklaşık olarak altı metreye yedi metre olan bu yapıya, “die Hütte’ ’(kulübe) der. O, birçok ünlü yazısına, öğrencileri büyüleyen, Sein und Zeit (Varlık ve Zaman) kitabını şekillendirmeye başlayan erken dönem derslerinden tutun da son ve en esrarengiz metinlerine kadar burada çalışmıştır. Heidegger; yapı, çevresi ve mevsimleri ile duygusal ve düşünsel bir yakınlık iddiası ile bu kulübede çoğunlukla tek başına elli seneden fazla süre düşünmüş ve yazmıştır.
"Soğuk kış akşamında sert bir kar fırtınası, vuruşlarıyla kulübenin etrafında kıyameti kopardığında ve her şey karla kaplandığında ve örtüldüğünde, o zaman felsefenin yüksek zamanıdır. İşte o zaman, felsefenin soruları sade ve önemli olmak zorundadır."
Adam Sharr
Sayfa 68 - Heidegger'in "Neden Taşrada Kalıyorum" yazısından alıntı
Bununla birlikte, 1946’da üniversite Heidegger’in, akademik ününü Nazi Partisi’nin hizmetine sunmuş olduğuna, kritik bir zamanda onu [Nazi Partisi’ni] onayladığı sonucuna vardı ve öğretmesinin, modern koşullar için aşırı derecede “taraflı” olduğuna karar verdi. Emekliliğe zorlandı, emekli aylığına bağlandı ve bir sonraki karara kadar akademide ders vermesi yasaklandı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Heidegger’in Kulübesi
Baskı tarihi:
2016
Sayfa sayısı:
180
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789759957766
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dergah Yayınları
Oturma ve yer üzerine yazıları ile Heidegger'in çalışmaları 20. yüzyılın ikinci yarısında sadece filozoflar ve felsefe öğrencileri için değil, birtakım mimarlar ve mimar yazarlar için de önemli hâle gelmiştir. Heidegger'in çalışmalarında yer (kulübe) ve düşünme şekli arasında karşılıklı etkileşimin gerçekleştiği özsel bir bağ vardır ve Sharr bu bağın, artık izi sürülemez olan bazı düşünsel patikalarını Heidegger için açmış olabileceğinin farkındadır. Bu anlamda Heidegger'in Todtnauberg'deki kulübesi, mimari olduğu kadar felsefi de bir olaydır.

Bu kitap bir kulübenin şu ana kadar yapılmış en titiz mimari "eleştirisi" olmakla birlikte; Heidegger'in geç dönem 20. yüzyıl mimari teorisi için mihenk taşına dönüşmüş fenomenolojik metinleri yazdığı yer olduğunun da tüm yönleriyle ortaya serilmesidir. Ancak Sharr, kendi çalışmasını bir filozof olarak değil, bir mimar olarak gerçekleştirdiğini özellikle belirtir.

Bu kitap; mimarları felsefe tarafından filozofları da mimarlık tarafından yönlendirilmiş olarak düşünmeye davet eder.

Ya da daha doğrusu bu eser; düşünme, mekân, yer ve bir kulübe üzerine düşünmek isteyen herkesin okuması içindir.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • filozof şeysi
  • ilayda çebi

Kitap istatistikleri