On üç hikayeden oluşan ve her hikayesi buram buram İzmir kokan bir öykü kitabı. Meşhur olmayan kitaplara da şans vermem gerektiğini bana hatırlattı.
Denemelisiniz.
Uzun bir inceleme yazmayacağım bu kitap için. Beğenmediğim için değil. Kitabı sevdim ama kitabın içinde bir incelemeyle anlatılacak şeyler çok az.
Kitaptaki öykülerin kahramanları birer hennoz. Hennoz'un ne olduğunu bilmeyenler kitabın içinde bunu öğrenecekler.
Herkes kayıp bir yaşamın bekleme odasında bazen alkolle bazen melankoli ile zaman öldürmekte. Ama yaşamak güzel yine de.
Abi tavsiyesiyle *off bu ne yaa" diyerek elime almıştım ilk okuduğumda. İzmir'de üniversite öğrenciliğiyle başlayan serinin ilk kitabı. Kitapta geçen yerler tanıdık olduğundan yerine kendimi koyarak okumuştum.
Biraz depresif karaktere sahipseniz ve İzmir'i tanıyorsanız (bilmek değil tanımak) sizde kendinizden çok şey bulacaksınız "Hennoz"da...
Markete diye çıkıp balıkçı olasım var kimseye haber vermeden...
Kısacık bir kitap 13 öykü ve yazarın hayatından parçalar. Alkolik bir hayata giriş, bir türlü tamamlanamayan yaşamı ve bunun boğucu halleri... Sait Faik ödülü almış fakettiğini düşünüyorum çünkü o boğucu içinden çıkılmaz halleri hissettim ama keşke biraz daha konu çeşitliliği olsaydı.
Bodrum’da, 1968’de doğdu. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi (1998). Bodrum’da avukatlık yapıyor, yazıyor, ilk öyküsü 1997’de Adam Öykü’de yayımlandı. Yazdıklarının azı yayımlandı, ötekiler sıralarını bekliyor. Hennoz ilk öykü kitabı.