Hermetizm (İzm'ler Dizisi 13)

·
Okunma
·
Beğeni
·
136
Gösterim
Adı:
Hermetizm
Alt başlık:
İzm'ler Dizisi 13
Baskı tarihi:
Ocak 1997
Sayfa sayısı:
140
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789734017577
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
BDS Yayınları
Hermetizm ve Ezoterizm kavramları çoğu zaman birbirinin yerine ve içiçe kulanılagelmiştir. Gerçekte bunun, her hermetik kuruluşun ezotorik bir sistem geliştirmek durumunda kalmasından ileri geldiğini düşünüyorum. Hermetik sözcüğünün daha geniş bir kullanım alanı buluşundan ötürü konuyu Hermetizm başlığı altında elealmayı daha uygun buluyorum.

Tarih boyunca dış dünyaya kapalı ve gizli kendine bağlı olan, kendi ilkelerini başlangıçta kabul edenlere kendilerini açan kuruluşlar olmuştur. Bunun neden olduğu, neden her insan topluluğunda belli kesimlerin böyle kapalı toplumsal oluşumlar gerisinde özgün gruplar oluşturduklarını incelemek, bunun dinamiklerini bulmak herhalde sosyolojinin görevidir. Bu kitapçıkta tarih boyunca hermetik kuruluşların nasıl birbirini etkilediklerini, tarih içinde hangi koşullarda ortaya çıktıklarını okuyucuya anlatmaya çalışacağım.
(Önsöz'den)
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Bu gizem inançlarının temel felsefelerinde ortak olan yanlar bir temel kozmogoni, yani evrenin varoluşuna ilişkin temel düşünceler ve ruhun yücelmesi ve temizlenmesi için yol ve yöntemler, reenkarnasyon yani tam olgunluğa ulaşıncaya kadar ruhun bedenden bedene geçeceği inancı, ölümden sonra yeniden doğuşun ve öteki yaşamın kutsanışı gibi inançlar ve bu amaçlara yönelik uygulamalardır.
Bugünkü evrensel kültürün temellerinde sırasıyla buraya kadar anlatılan akımlar bulunmaktadır. Bunlar çıkış sırasıyla;
1. Isis-Osiris-Horus inancı
2. Mithra ve Magi inançları
3. lon ve Helen gizem inançları: Pythagoras ve Plato
4. Mani dini
5. Kabbala akımı
Daha en eski çağlardan başlayarak birçok Yunan kolonisinin yerleşmiş bulunduğu İtalya yarımadasında Roma cumhuriyetinin kuruluşundan önceki yerlilerin, yani Etrüsk ve italiklerin özgün bir tanrılar sistemi ya da ayrıntılı dinsel inançları bulunmuyordu. Etrüskler'de bir tanrı inancının bulunmadığı, doğadaki varlıkların ruhları inancına bağlı bir inanç sistemi vardı.
Bugün büyük bir Katolik katedralindeki bir tören birçok yönleriyle Mithra ya da lsis tapınaklarındaki törenleri andırmaktadır.
MANÎ
Daha önceden anlatılmışsa da yeniden anımsatmak için özetle; Maninin inancında da eski Akit yanılmış ve yanıltılmıştı. İki tanrı söz konusuydu. Bunlardan biri iyi, biri kötü yaratıcılardı. Kötü olan metinlerde şeytan olarak adlandırılandı. Evren, Dünya ve insanın bedeni bu şeytanın eseriydi. Asıl Tanrıysa daha ötede, ruhlara hükmeden, iyi ve güzel olanı sağlayandı... İnsan kesin bir temizlik ve dünyadan elini çekişle ruhunu kurtarabilirdi. Bunun için çok karmaşık olmayan fakat gizemli melâmet yolları vardı.
Batı ve Doğu Roma ayrıldıkan sonra,463 yılında St. Jean Studio
adına bugünkü Samatya sırtlarında inşa edilmiş olan ve Aiuos Ioannis kilisesi adında harap bir kalıntısıyla İmrahor Ilyas Bey camii adıyla camiye çevrilmiş bir kesimi, çok harap bir halde bugünde görülebilen Studion manastırı, muhtemelen bilinen en eski manastırdır.
O yıllarda henüz Hristiyanlığa geçişi bile tamamlanmamış olan batıda bunun benzeri bir kurumun gösterilmesi olanaksızdır.
529 ylında Napoli yakınlarındaki Monte Casino’da Aziz Benedikt
tarafından ilk Avrupa manastırı kurulmuştur.
Bu ölüş ve diriliş simgelemi Pythagoras’ın Osiris öğretisin
den ve Orpheus-Eleusis öğretilerinden aldığı klasik bir simgedir ve daha sonraki birçok hermetik öğretide de yinelenmektedir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hermetizm
Alt başlık:
İzm'ler Dizisi 13
Baskı tarihi:
Ocak 1997
Sayfa sayısı:
140
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789734017577
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
BDS Yayınları
Hermetizm ve Ezoterizm kavramları çoğu zaman birbirinin yerine ve içiçe kulanılagelmiştir. Gerçekte bunun, her hermetik kuruluşun ezotorik bir sistem geliştirmek durumunda kalmasından ileri geldiğini düşünüyorum. Hermetik sözcüğünün daha geniş bir kullanım alanı buluşundan ötürü konuyu Hermetizm başlığı altında elealmayı daha uygun buluyorum.

Tarih boyunca dış dünyaya kapalı ve gizli kendine bağlı olan, kendi ilkelerini başlangıçta kabul edenlere kendilerini açan kuruluşlar olmuştur. Bunun neden olduğu, neden her insan topluluğunda belli kesimlerin böyle kapalı toplumsal oluşumlar gerisinde özgün gruplar oluşturduklarını incelemek, bunun dinamiklerini bulmak herhalde sosyolojinin görevidir. Bu kitapçıkta tarih boyunca hermetik kuruluşların nasıl birbirini etkilediklerini, tarih içinde hangi koşullarda ortaya çıktıklarını okuyucuya anlatmaya çalışacağım.
(Önsöz'den)

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Oyku

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0