Yine gönlüm çerâğı tutuştu yâr geliyor
Elinde gül destesi nazlı nigâr geliyor
Bağ u bostan şenliği güllü dîbâ giyinmiş
Gönlüme cemre düştü sanki bahar geliyor
Hamd-u lillah, sonunda ayrılık derdi bitti
Geçip gitti sonbahar, o nevbahâr geliyor
Yıldızları toplayan bahçıvanım şimdi ben
Çünkü gönül yurduma yüce hünkâr geliyor
Yakub’um sanki şimdi, bi hamdillah Yûsuf’un
Rayihasın getiren bir rüzigâr geliyor
Neylesin âlemlerin mâl u mülk ü şânını
Ahmed’e Leylisinden bir hoş nazar geliyor.
Âh evet hep hisseme feryâd u figân düşer
Gönlümün gülzârına bülbül-i nâlân düşer
Ayrılık ateşiyle ciğerim kebâb olur
Yâdıma her bir gece kâkül-i canân düşer
Ansızın karşı çıkıp hışm ile etse nazar
Nice erler elinden kılıç ve kalkan düşer
Zülfünün zincirine bağlasın ol yâr diye
Bencileyin, fakına yâreli ceylan düşer
Sadece Mecnun değil, sadece Ferhad değil
Bu sevdanın yoluna han düşer, sultan düşer.
Âşık isen a cânım şu mâhın faydası yok
Gün ağarsa ne çıkar, sabahın faydası yok.
Bütün ömrün boyunca nazar etsen ne çâre
Leyli’n değilse çeşm-i siyâh’ın faydası yok.