Huzursuzlar

Linn Ullmann
Çevirmen:
Dilek Başak
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 50 dk.
Sayfa Sayısı:
312
Basım Tarihi:
2022
İlk Yayın Tarihi:
2015
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Orijinal Adı:
De urolige
ISBN:
9789750854774
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Linn Ullmann üçlemesinin ilk kitabı...
Puan vermedi
Karin Beate "Linn" Ullmann (d. 9 Ağustos 1966); Norveçli bir yazar ve gazetecidir. İsveçli film yönetmeni Ingmar Bergman’la Norveçli oyuncu Liv Ullmann’ın kızı Linn Ullmann, gençliğini New York'ta geçirdi. Norveç'te tanınmış bir edebiyat eleştirmeni, aynı zamanda Norveç'in önde gelen sabah gazetesinde köşe yazarıdır. Linn Ullmann’ın roman üçlemesinin ilk kitabı Huzursuzlar, çocukluğunda her yaz Baltık Denizi’nde uzak bir ada olan Fårö’ye, yönetmen ve film yapımcısı babasını ziyarete giden Norveçli kızın izinde geçen serüvene ilişkindir. Üçlemenin ikinci kitabı Stella Düşerken, üçüncü kitabı ise Sen Uyumadan Önce’dir. Ne yazık ki üçleme, İki yayınevinden üç farklı tercüme ile okurla buluşturulabilmiştir. Serinin üçüncü kitabı kendi ailesinden yola çıkarak yazmış olduğu “Sen Uyumadan Önce’ yayınlanır yayınlanmaz pek çok dile çevrilmiş, Avrupalı eleştirmenlerce `gerçek bir ustalık' olarak nitelendirilmiştir. Huzursuzlar’ın öyküsüne devam edecek olursak; yönetmenin babasını ziyaret eden Norveçli kız, şimdi bir yetişkin anne ve yazardır, babasıysa seksenli yaşlarındadır. Baba-kız birlikte, yaşlılık, dil, hafıza ve kayıp üstüne bir kitap yazmayı hayal eder. Kız soruları soracak baba yanıtlayacak, konuşmaları teybe kaydedeceklerdir. Her ikisinin de öngöremediği biçimde baba yaşlılığın pençesindedir; baba bir yaz günü Fårö adasında öldüğünde geriye sadece anımsanan ve kaydedilmiş hatıralar, imgeler ve sözcükler kalır. Ses kaydı alınmış, babayla gerçekleştirdiği altı sohbetin ekseni çevresinde kız kendi öyküsünü yazmaya başlar; yazılan sayfalar bu kitabı oluşturacaktır. Anı ve kurmacanın kusursuz bir harmanı olan Huzursuzlar, klasiklerle kurduğu diyalogun yanı sıra Linn Ullmann’ın berrak, parlak, şiirsel
HuzursuzlarLinn Ullmann · Yapı Kredi Yayınları · 202270 okunma
7/10
·312 syf.··
2025 88. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2025 16:46
Kız Anne ve sevgilileri Baba altı kadın ve dokuz çocuk Hammars. Kurallar , dakiklik. Zamana bağlı kalmayan kronolojik olarak ilerlemeyen ama seni yormayan blr anlatı. Devamını okur muyum bilmem ( üç kitapmış) Babanın ölümü /cenaze günü ve merasim adetleri … ayrıntı… vs vs Ülkelerarası dağınık yerleşik haller! Bitmeyen ve bitmeyecek duygusal haller. Aitlik mi ait olmamak mı? Kötü diyemem ama of be dedirtmedi. .
1000Kitap
HuzursuzlarLinn Ullmann · Yapı Kredi Yayınları · 202270 okunma
9/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2025 13:01
Norveçli yazar Linn Ullmann’la ilk tanışmamız Huzursuzlar ile oldu. Otobiyografik bir üçlemenin ilk kitabıymış Huzursuzlar. Romanı okurken o kadar sevdim ki, yazardan başka bir kitabı, ‘’Genç Kız, 1983’’ü sepetime ekledim hemen. Onu da yıl bitmeden okumak istiyorum. Huzursuzlar’ı en ilginç kılan şey, gerçek yaşamın izlerini her anlamda bünyesinde taşımasıydı; Ullmann’ın hayatını ve ailesini anlatırken sergilediği dürüst tavır ve doğallığı beni kendisine çekti. Anlatısında bazı şeylerin nedenlerini, sırları ve gerçekleri öğrenemesem bile yakaladığım o kıvılcımların etkisiyle sayfaları ardı ardına çevirmeye devam ettim. … ancak insan başkalarının hayatı hakkında çok fazla bir şey bilemez, özellikle de kendi annesi babası hakkında, /s. 9 Yazarın kendisi bile hiçbir şekilde aile olamayan bu aile anlatısında anne ve babasına dair bildiklerinin yetersiz olduğunu açıklıyor. Onun bize sunduğu şey, ünlü bir anne ve babanın çocuğu olmanın nasıl bir şey olduğu aslında… İsmi yok, kendinden ‘’kız’’ diye bahsetmiş, ebeveynlerini bütünüyle ele alamıyor, bu yüzden ikisinin kızıydım demek yerine şunları yazmış: Annemle babamı koşulsuz sevdim, onlar hep olacaklarmış gibi geliyordu, hani bir süre için mevsimlerin de hep süreceğini düşünürüz ya da gündüzün ya da saatlerin. Biri geceyken diğeri gündüzdü, biri biterken diğeri başlıyordu, ben annemin kızıydım ve babamın kızıydım, … /s. 9 Belli bir olay örgüsünün olmadığı kitaplara bayılıyorum çünkü her şeyin sıraya konmadığı ve o düzensizliğin getirdiği atmosfer hoşuma gidiyor. Başta karmaşık gelen ama sonra katmanlı kurgusuyla insanı merakına ve heyecanına yenik düşüren satırları okumanın lezzeti bir başka oluyor, tıpkı Huzursuzlar gibi. Annesi Norveçli oyuncu ve yazar Liv Ullmann, babası İsveçli yönetmen ve film yapımcısı Ingmar
Edebiyat
HuzursuzlarLinn Ullmann · Yapı Kredi Yayınları · 202270 okunma
Hafıza gerçeği mi saklar… yoksa acıyı mı korur?
Puan vermedi·312 syf.·
2025 63. kitabı
Keyifli okumalar dilerim:) 7/10 “Hafıza, bazen bizi korumak için susar.” İnsan, hatırlayamadığı şeylerin ardında çoğu zaman bir acı olduğunun farkında bile değildir. Ullmann’ın romanında bu, en gerçek çıplaklığıyla duruyor. Kitapta en çok konuşan duygu… sessizlik. Konuşulmayanlar, yarım kalanlar, yutulan cümleler. Bazen anneyle kız arasındaki sessizlik, bağ kurmaktan bile daha gürültülüdür. Bitirdiğinde “hikâye bitti mi?” diye değil; “İnsan ilişkileri zaten hiç tam olarak biter mi?” diye düşündürür. En güçlü yanı da budur. İnsan, en çok acıttığına tutunur; en az tanıdığında ise huzur bulur. Tıpkı kızın annesiyle babası arasında sıkışan o duygusu gibi. Yakınlık bazen yaralar… mesafe ise tuhaf bir huzur getirir. Kızın babasıyla sessizliği, annesiyle yakınlığından daha kolaydı.
HuzursuzlarLinn Ullmann · Yapı Kredi Yayınları · 202270 okunma
8/10
·312 syf.··
2026 5. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 18:23
Bu kitabın ilk satırlarında çok sıkılmıştım lakin okumaya devam ettikçe sanki hayatımla özdeşleşen bir şeyler görmeye başladım. Bazı yerlerin altını çizdim, notlar aldım. İleride ikinci kez okuyacağım kitaplarımın arasına koydum.
Duygu ve Düşünce
HuzursuzlarLinn Ullmann · Yapı Kredi Yayınları · 202270 okunma
bir kavramın kıymetini olmadığı örneklere bakarak anlarız
Puan vermedi
yani kitap isminin hakkını verdi ve kendisiyle beraber beni de huzursular tayfasına ekledi. kısaca bir özet geçesek olursak; kitabımızın anlatıcısı zaten yazarımız. linn babası ve annesiyle geçirdiği anıların bir derlemesini gerçekleştirmiş, kitabın içerinde aynı zamanda babasıyla yaptığı ufak söyleşiler yer alıyor. linn'in annesiyle babası arasında 25-30 yaş arası bir fark mevcut, gayri meşru bir çocuk olması toplum içersinde annesinin çeşitli zorluklara sebep oluyor, doğum yaptığı hastanede dahi kulağına sürekli "çocuğun cehennemde yanacak" diye fısıldıyorlar. bunun üzerine annesi kızını da alıp gidiyor ve temmuz aylarında yalnızca babasıyla görüşmesine izin veriyor. annesiyle kaldığı vakitte birçok kısıtlamayla karşı karşıya geliyor, daimi olarak dadılarla büyüyor, annesini iş seyahatleri ve erkek arkadaşlarından ötürü fazlaca göremiyor. elbette vakit geçiriyorlar bir bağları var ama bu çocuk için asla yeterli gelmiyor. bu bağ eksikliği hem babası hem de annesi tarafından bir türlü karşılanamıyor. çocuk 15 ila 17 yaşları arasında sırf yetişkin ibaresi almak ve buna inanmak adına kendinden yaşça büyük insanlarla birlikte oluyor ama asla bu bağı güçlendirmeye yetmiyor ve yaşadığı bu durum annesiyle beraberken oluyor. babasıyla geçiridği vakitlerdeyse babasının sürekli çalışma odasında olması ve onunla sohbet etmek için babasının ajandasında yer alması gerekmekte. yer aldığında ise ne konuşacağını kimi zaman bilemiyor öylece kalakalıyor. güncel zamana yer verse de flashback oldukça fazla. beni en çok sarsan bir anından bahsetmek istiyorum. babasıyla yaptığı söyleşiler sırasında babası 80 yaşına merdiven dayamış vaziyette ve tekerlikli sandalye de bununla beraber bir süre söyleşiye ara veriyorlar, linn bir seyahate çıkacağını iki hafta sonra devam edeceğini söylüyor
Edebiyat
HuzursuzlarLinn Ullmann · Yapı Kredi Yayınları · 202270 okunma
9/10
·312 syf.··
2025 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2025 00:00
Ben babamın çocuğu ve annemin çocuğuydum, ama onların çocuğu değildim, asla üçümüz olamadık; önümde dağ gibi yığılı fotoğrafları karıştırdığımda üçümüzün de olduğu tek bir fotoğraf bile bulamıyorum. Annem, babam ve ben. Bu takımyıldızı hiç var olmadı. Pek çok çocuk gibi, kız listeler tutmaya ve hesap kitap yapmaya bayılırdı, birileri babası hakkında bir şeyler soracak olursa şöyle cevap verebilirdi: Babamın dört tane evi, iki arabası, beş karısı, bir yüzme havuzu, dokuz çocuğu ve bir de sinema salonu var. . . İlksöz: Ben babamı çok sevdim. Ünlü yönetmen, filminde rol alan kadın oyuncuya aşık olur. Aralarındaki yaş farkına boyun eğmezler, tutkularına kapılırlar. Bu ilişkiden bir kız çocuğu dünyaya gelir. Tutkulu aşk kısa bir süre sonra tükenir ama arkadaşlıkları devam eder, iletişimlerini koparmazlar. Hatta her yıl belirli bir süre küçük kız Fârö'de babasının evinde kalır. Evlilik dışı bir çocuk olsa da, babanın 5 evliliğinden 9 çocuğu daha olsa da baba-kız arasında farklı bir bağ oluşur. Küçük kız büyüyüp, evlenip çocuk sahibi olduktan sonra da sürekli babası ile ilgilenmeye devam eder. Farklı kıtalar, farklı ülkelerde yaşasalar da ilgisi hiç azalmaz. Kitabın çıkış noktasına gelirsek; babanın yaşlandıkça unutkanlıkları artar ve baba-kız birlikte oturup baba hakkında bir kitap yazmaya karar verirler. Merkezine bu fikri alan kitap baba ile kız arasında çocukluktan bugüne kadar var olan ilişkiyi, anıları, zamanda sıçramalar yaparak aktarır. Bazen kızın kendi yaşamına odaklanıp daha fazla ayrıntı verir bazen de babanın yaşamı ön plana çıkar. Zamandan bağımsız verilen bilgiler ve anılar bir araya gelip baba-kız arasındaki o harika bağı ortaya döker. Linn Ulmann ünlü yönetmen Ingmar Bergman'ın kızı. Annesi de sinema oyuncusu Liv Ulmann. Dolayısıyla kitapta aktarılanlar
HuzursuzlarLinn Ullmann · Yapı Kredi Yayınları · 202270 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Linn UllmannYazar · 3 kitap
Linn Ullmann Çağdaş Norveç edebiyatının en önemli seslerinden biridir. New York Üniversitesi’nde İngiliz Edebiyatı eğitimi almıştır. Yirmiden fazla ülkede yayımlanmış, en çok satan kitaplar listesine giren altı kitabı bulunan yazar, “Merhamet” (Nåde, 2002) romanıyla Norveç Okur Ödülü’nü almıştır. 1996-1997 yılları arasında Norveç’in önde gelen gazetelerinden “Dagbladet”te ve 2006-2007 yılları arasında “Aftenposten”da köşe yazarı ve eleştirmen olarak çalışmıştır. Gazetecilikteki başarılarından ötürü Altın Kalem Ödülü’ne sahip­tir. “Huzursuzlar”dan (De urolige, 2015) önceki romanı “Kıymetli Çocuk” (Det dyrebare, 2011) Norveç’teki “Yılın En İyileri” listesine girmekle kalmayıp “New York Times Book Review” ve “Kirkus Reviews”in de listelerinde yer almış ve ulusla­rarası başarı kazanmıştır. 2020 yılından itibaren Oslo Edebiyat Evi işbirliğiyle hem yapımcılığını hem de sunuculuğunu üstlendiği bir podcast yayınlamak­tadır. “How to Proceed” adlı podcast’inde aralarında Rachel Cusk, Deborah Levy ve Emmanuel Carrère’in de bulunduğu pek çok ünlü konuk yazarla dünya meselelerini ve edebiyatla ilgili konuları tartışmaktadır. İskandinavya’da en çok satan kitaplar arasında yer alan “Huzursuzlar” romanı İskandinav Konseyi Edebiyat Ödülü’ne ve Ulusal Eleştirmenler Ödülü’ne aday gösterilmiştir. 2017 yılında İsveç Akademisi tarafından bütün eserleri için Dobloug Ödülü ile ödüllendirilmiştir. 2022 Aschehoug Edebiyat Ödülü’ne değer görülmüştür. Yazar ve şair olan eşi Niels Fredrik Dahl ile Oslo’da yaşamaktadır.