Hz.Aişe'nin hayatını daha öncesinde Ahmet Cemil Akıncı'nın yazımıyla öğrenme ve tanıma imkanım olmuştu.Öncesinde bir şeyler bildiğimi hissediyor ama bildiklerimi tam olarak toparlayamıyordum ve bazı konulardaki vakıfiyetimi yeterli gömüyordum.O kitapla başlayan maceram Peygamberimizin İzinde 40 dahabi serisiyle tanışmamla devam etti.
Daha önce de belirtmiş olabilirim,serinin en sevdiğim özelliği kısaca,net bir biçimde,dallanıp budaklandırmadan anlatmak istediği meseleyi anlatması,sade ve anlaşılır bir anlatım tarzıyla herkesin okuyabileceği bir seviyeye getirmesi.Aynı olay bu kitapta da devam ettirilmişti ve biz eserle Hz.Aişe'nin ailesinden,hicret yaşamına,evliliğinden,halifeler dönemindeki duruşuna,vefatına ve hakkında inen ayetlere değin pek çok şeyi öğrenme imkanına sahip oluyorduk.
Hz.Aişe'nin hayatı,kişiliği ve duruşu her daim benim için bir hayranlık oluşturmuş ve elimden geldiğince onu araştırmaya çalışmıştım.Meraklı,ilme düşkün ve özellikle Peygamber Efendimiz'le evliliği süresince hoca talebe ilişkisi dolu yıllarıyla,kadınlara dair açıklamalarıyla,hadis rivayetleriyle o bir deryaydı ve biz de elimizden geldiğince tanımaya,öğrenmeye çalışmalıydık onu.Özellikle yazarın "Hz.Aişe gibi oldukça önemli bir kişinin nakillerinden Hz.Peygamber'in hayatını,aile yaşamını anlatmaya çalışırken,aynı zamanda kendi anlatımlarından da biyografisini çıkartma imkanına sahip olabiliyoruz." sözleri kitabı olduğu gibi özetliyor aslında.
O bir sırdaştı,yoldaştı,bir eğitimci,bir talebe ve sadık bir eşti.Hayatını ibadet ve ilimle hemhal eden,hayır işlemede geri durmayan,yetimi ve fakiri himaye eden...ne yazılır daha nasıl anlatılır,gönül ister ki ki onun ilmini onun dilinden dinlesek,hadis rivayetlerini kendi sözleriyle işitsek.Seri hem hayranlığımı arttırıyor,hem de aynı ölçüde