İki Ruh (Diriliş)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1248
Gösterim
Adı:
İki Ruh
Alt başlık:
Diriliş
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
468
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053230571
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cİnius
"Birazdan söyleyeceklerim hoşunuza gitmeyecek ancak işitecekleriniz, birçoğunuzun kulak tıkadığı gerçeklerdir. Yüzleşirken ter dökecek, yumuşak koltuklarınızda rahatsız olacaksınız belki de. Ancak birinin çıkıp sizi rahatsız etmesinin vakti gelmişti. Birinin size zincirlerle yaşadığınızı hatırlatması gerekiyordu artık. Bu modern kölelik sistemi o denli yedirildi ki bize, bileklerimizde sallanan zincirleri göremeyecek kadar kör, sesini işitemeyecek kadar sağır olduk. Yerlerde tekmelenip dövülürken el kaldıramaz olduk, ağzımız kapatılırken sesimizi çıkaramaz olduk, küfürler yağdırılırken sineye çeker olduk, üstümüze toprak atılırken uslu uslu yatar olduk. Ah benim hakkını savunamayan kardeşlerim! Mağdur ve mağrur halkım; uykunuzu bölüyorum lakin artık atın üstünüzdeki ağır toprağı. Mezarlarınızdan kalkın ve hakikatle yüzleşerek hafifleyin! Size kalkan elleri kırmak istiyorsanız sokağa dökülün. Aynı toprak üzerinde huzur içinde yaşarken, bölücü fikirlerle kırbaçlanıp birbirine düşman edilen kardeşlerim. Kırbaçlara boyun eğmeyin, şeytanların sözlerine kanmayın kolayca. Dostça bakan gözlerindeki düşmanlığı görün artık! Elindeki yetkileri size karşı kullanan sayılı düşmanlarınızı görün ve esas gücünüzün farkına varın. Sizi bölüp daha küçük parçalara ayırmalarına göz yummayın. Unutmayın, bütün olarak daha güçlüsünüz. Saklandığınız gölgelerden çıkın ve kanınızı emen yarasalara karşı ışıkta savaşın!"
(Tanıtım Bülteninden)
468 syf.
·Beğendi·10/10
Yertan,Yasun ve Tuana’yı koruyamamış onların bilinmedik bir yere doğru askeri araçlar ile götürüldüğünün suçluluk duygusu ile baş etmeye çalışıyordu. İkra ve Asutay da taşıyıcının kim olduğunu bulmuşlar fakat ellerinden kaçırmışlardı. Noyan ve askerleri ellerinde tutukları Yasun ve Tuana’yı yem olarak kullanacak ve onlardan önce taşıyıcıya ulaşacaktı. Noyan ‘ın hesaplamadığı ise, İkra ve Asutay’ında karargaha çok yakın olmaları ve yeni bir savaş için hazırlık yaptıklarıydı.

Kitabı elime ilk aldığımda, ilk sayfasından itibaren beni içine hapsedeceğini hiç düşünmemiştim. Fantastik bir romandan beklediğimden daha fazlasına şahit oldum. Karakterlerin özellikleri, kurguda ki şehrin hem büyüsü hem de yaşananlardan dolayı korkunçluğu, merakınıza yenik düşünmenize ve bir sonraki sayfada nelere şahit olacağınızı kestirememeniz sizi yerinizde daha sıkı oturup okumanıza devam etmeye teşvik ediyor. Yazar tasvirini o kadar detaylı kaleme almış ki, kitabı okurken kendinizi bir sinema salonunda olayları izlerken buluyorsunuz. Kimi zaman bağlılıklarınızı, kimi zaman öfkeleriniz sorgulaya biliyorsunuz. İki Ruh’un dirilişine ve bu uğurda kaybedilip tekrar kazanılanları hem sevinç hem de endişe ile okuyacaksınız. Kitap bir ilk eserden ziyade profesyonel bir yazardan çıkmışcasına sizi etkileyip devamını sabırsızlıkla bekletecek türden. İki kayıp ruhun çarpışması, insanlığın son mu? Şahit olacağınız inanılmaz kurguda kitabın bitmesini istemeyeceksiniz.
468 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Güncel yazarlara olan inancımı kaybetmişken çıktı karşıma İki Ruh- Diriliş. Kurgusu güzel ama güzel kurguyu ve etkileyici bir konuyu basit bir dille değil gayet sanatlı bir dille anlatmış. Her yönden doyurucu, kusursuz bir kitap.
468 syf.
·Beğendi·10/10
Distopik eserlerden hoşlanan herkesin okumak isteyeceği ve eminim de sevebileceği bir kitap. Fantastik eserlerde okumaya alışkın olduğumuz klasik bir işleyiş yok. Birçok şeyi sorgulayıp sistemi eleştirirken bunları gözünüze sokmuyor, sizi sıkmıyor. Geçmiş ve gelecek müthiş bir kurgu ile iç içe geçirilmiş. Korkmadan önerebileceğim bir kitap.
468 syf.
·59 günde·9/10
Sağlık sorunlarımdan dolayı uzun bir ara vermek durumunda kaldım kitaba. Ancak aklım hep kitapta kaldı. :) Nihayet okudum ve şaşkınlık içindeyim. Fantastik bir kitap olmasına rağmen konusu itibariyle günümüze uyarlanan distopik bir eser olmuş. Yazarın hayal dünyası oldukça geniş ve dili muazzam. Klasik bir yazım tarzı yok. Kesinlikle edebi bir dil kullanmış diyebilirim.
Konusuna gelecek olursak; çoook uzun yıllar önce başlamış bir savaşın günümüze dek gelişini ve güçlülerin-ki günümüze çok iyi uyarlanmış-iktidar savaşını fantastik bir kurguyla anlatmış yazar. Hayvan çiftliğini anımsatmadı desem yalan olur. :) Kan bağları olmayan dört kardeşin birbirlerine ve yeniden dirilttikleri komutanları Elfaz'a inançlarına imrendim. Temren isimli şehrin görkemini, gizemli sokklarını, havasıni okurken hissetmemek mümkün değil. Yazarın hayal gücü inanılmaz. Kurgusuna diyecek tek bir kelimem bile yok. Böyle bir kitabın okunma sayısının az olması ülkemizde okuma kültürünün giderek zayıfladığı kanati oluşturuyor bende. Kesinlikle okunması gereken bir eser.
468 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Kitabı begendim sürükleyici etkileyici bir kitap kesinlikle öneriyorum
"Özgürlük, insanoğlunun teninde hissedip de ellerinin arasından kaymasını önleyemediği bir rüzgar yalnızca."
"Şeytan, karanlık sanatını tırnaklarıyla işlemişti sanki onun yüzüne. Çatık kaşlarının altında dipsiz bir ölüm kuyusunu andırıyordu gözleri. Dudaklarındaki çatlaklar, ölümün susuz bıraktığı bir ölüye ait olabilirdi ancak. Bütün gözeneklerinden günah fışkırıyordu."
"Üvey evlat muammelesi yapıp sanki bir tek ona bahşetmiyordu ışığını güneş. Rüzgâr ise aksine kardeşçe kucaklıyor, serin sevgisini iliklerine dek hissettiriyordu. Oysa bu soğukluk ona çok da uzak olmayan ölümün nefesiydi aslında."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İki Ruh
Alt başlık:
Diriliş
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
468
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053230571
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Cİnius
"Birazdan söyleyeceklerim hoşunuza gitmeyecek ancak işitecekleriniz, birçoğunuzun kulak tıkadığı gerçeklerdir. Yüzleşirken ter dökecek, yumuşak koltuklarınızda rahatsız olacaksınız belki de. Ancak birinin çıkıp sizi rahatsız etmesinin vakti gelmişti. Birinin size zincirlerle yaşadığınızı hatırlatması gerekiyordu artık. Bu modern kölelik sistemi o denli yedirildi ki bize, bileklerimizde sallanan zincirleri göremeyecek kadar kör, sesini işitemeyecek kadar sağır olduk. Yerlerde tekmelenip dövülürken el kaldıramaz olduk, ağzımız kapatılırken sesimizi çıkaramaz olduk, küfürler yağdırılırken sineye çeker olduk, üstümüze toprak atılırken uslu uslu yatar olduk. Ah benim hakkını savunamayan kardeşlerim! Mağdur ve mağrur halkım; uykunuzu bölüyorum lakin artık atın üstünüzdeki ağır toprağı. Mezarlarınızdan kalkın ve hakikatle yüzleşerek hafifleyin! Size kalkan elleri kırmak istiyorsanız sokağa dökülün. Aynı toprak üzerinde huzur içinde yaşarken, bölücü fikirlerle kırbaçlanıp birbirine düşman edilen kardeşlerim. Kırbaçlara boyun eğmeyin, şeytanların sözlerine kanmayın kolayca. Dostça bakan gözlerindeki düşmanlığı görün artık! Elindeki yetkileri size karşı kullanan sayılı düşmanlarınızı görün ve esas gücünüzün farkına varın. Sizi bölüp daha küçük parçalara ayırmalarına göz yummayın. Unutmayın, bütün olarak daha güçlüsünüz. Saklandığınız gölgelerden çıkın ve kanınızı emen yarasalara karşı ışıkta savaşın!"
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 8 okur

  • Uzaylı Cosmos
  • Arzu Öğüt
  • İnci Geçkil
  • masal bölükbaşı
  • Betül Şenol
  • Aysun Çavdar
  • Gözde Karadağ
  • Nurhan Işkın

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%66.7 (4)
9
%33.3 (2)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0