İkra’r Dergisi - Sayı 18 (2020 Kasım - Aralık)

·
Okunma
·
Beğeni
·
11
Gösterim
Adı:
İkra’r Dergisi - Sayı 18
Alt başlık:
2020 Kasım - Aralık
Baskı tarihi:
Kasım 2020
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İkra’r Dergisi Yayınları
“Çok insan anlayamaz eski mûsikîmizden
Ve ondan anlamayan bir şey anlamaz bizden
Açar bir altın anahtarla rûh ufuklarını
Hemen yayılmaya başlar sadâ ve nûr akını”
(Yahya Kemal Beyatlı)

Uzun bir aradan sonra, ezgilerin arasından bûselik makamıyla ve daha büyük bir heyecanla selâmlıyoruz sizleri!

Her seferinde ilk sayımızı çıkarır gibi aynı hevesle ve aynı ruhla buluşuyoruz sizlerle. İlk sayımız demişken; “Okumadığın gün karanlıktasın!” manşeti ile başlamıştı bizim hikâyemiz. Belki de o gün o manşeti; kendimizi okutabilmek, bu sözün ağırlığını hissettirebilmek için atmışsak da karanlık mağaraların ‘oku!’ sesleri ile nasıl aydınlandığını hatırlatabilmeyi amaç edindik. Bilvesile bu güzel sözün sahibi, geçtiğimiz ay rahmet-i Rahman’a kavuşan üstatlarımızdan Nuri Pakdil’e Allah’tan rahmet diliyoruz. Kendisinden çok şey öğrendik…

Sevgili okur, bu sayımızda mûsikîmizle ruh ufuklarını açmaya geldik. Bu bahçelerde esen, ulu ağaçların yapraklarına saklanan, havuzun durgun sularında uyuyan eski şarkılarımızı Avni Anıl ile birlikte aramaya çıktık. Sûzînak makamı ile ateşin başında pervaneler gibi döneceğiz. Kürdîlihicazkâr ile yıldızlı gecede göğe bakıp nikriz ile kahramanlaşacağız. Sonbaharda dökülen yapraklarda ısfahan makamını duyup nihâvend ile baharı bekleyeceğiz.

“Eteklerimizde kalan buruk bir bahar ile” hazan mevsimine girerken göğe bir pencere açacağız bu sayımızda. Bir sonbahar ikindisi uzun bir yolda yürüyeceğiz sonra, mevsimler değişecek. “Henüz bir şeyler bilmenin büyüsüyle büyülendiğimiz” zamanlar düşecek aklımıza yürüdükçe. Yürüyüşümüze bir rüyada devam edeceğiz, “ak ellerimizle yaralarımıza derman arayacağız.” “Bir gülü kalbimizin hizasında tutabilmek” için çalışacağız. Yürürken tefekküre de yol açacağız sayfalarımız arasında. Kelimelerimiz ile birlikte düşünce ufkumuzun genişlediğini göreceğiz, kimseyi incitmeden. “Zihnin kıvrımlarında gezen, dar, yıkık ve izbe yerlerinden geçen kelimelerin yeni bir form ile kuşanıp bize geri döndüğü zamanları” anlamaya çalışacağız. Bu sayımızda kıymetli yazarımız ve üstadımız Ali Emre eşlik edecek bizlere. Günlük hayatta, sosyal medyada ve hatta edebiyatta karşılaştığımız ‘ironi’ kavramının ardında var olan dünyada bir gezintiye çıkacağız. Sizleri bir güzelliğe şahit tutacağız sonra, “kuşların rüzgârla yaptığı antlaşma”ya. Ve ezgiler karışacak yazılarımızın arasına. Bülent Ortaçgil, Mahur Beste, Reza Shajarian, Kayhan Kalhor, Shehram Naziri, Bijan Bijani, Mohsen Namjoo, Azam Ali, Mahsa Vahdat…

Bu sayımızda iki güzel röportajımız eşlik ediyor sizlere. Mûsikî, muhabbet ve gönül ehli hocalarımız Savaş Barkçin ve Özer Özel’den mûsikîye dair güzellikler dinleyeceğiz. Savaş Barkçin’den kavramlar ile mûsikî serüvenini, mûsikînin insanı inşa eden yönünü, sanatı ve insanı kıymetlendiren edebi, talebe-hoca ilişkisini dinleyeceğiz. Özer Özel ile bağlamadan tanbura müzik yolcuğu ve Klasik Türk Mûsikîsi’nin günümüzdeki durumu üzerine sohbet edeceğiz. Bu güzel sohbetimizin arasında, kadife sesi ile Yesâri Âsım Arsoy bizleri sürükleyip başka âlemlere götürecek. Kuyumcu titizliğinde yaptığı besteleriyle, güfteleriyle, yumuşak ve etkili sesiyle, kişiliğiyle ve ahlakıyla mûsikî dünyamızda derin bir iz bırakan Yesârî Âsım sayfalarımız arasından usulca akan bir ırmak gibi geçecek. Ve Yesâri Âsım ile Özer Özel’den derlediğimiz eserlerimiz sizleri bekliyor olacak.

Hikâyemiz bu şekilde, yeni bir sayıda görüşünceye dek selam ve sevgiyle…

Abdulkadir Ünal
Genel Yayın Yönetmeni
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İkra’r Dergisi - Sayı 18
Alt başlık:
2020 Kasım - Aralık
Baskı tarihi:
Kasım 2020
Format:
Karton kapak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İkra’r Dergisi Yayınları
“Çok insan anlayamaz eski mûsikîmizden
Ve ondan anlamayan bir şey anlamaz bizden
Açar bir altın anahtarla rûh ufuklarını
Hemen yayılmaya başlar sadâ ve nûr akını”
(Yahya Kemal Beyatlı)

Uzun bir aradan sonra, ezgilerin arasından bûselik makamıyla ve daha büyük bir heyecanla selâmlıyoruz sizleri!

Her seferinde ilk sayımızı çıkarır gibi aynı hevesle ve aynı ruhla buluşuyoruz sizlerle. İlk sayımız demişken; “Okumadığın gün karanlıktasın!” manşeti ile başlamıştı bizim hikâyemiz. Belki de o gün o manşeti; kendimizi okutabilmek, bu sözün ağırlığını hissettirebilmek için atmışsak da karanlık mağaraların ‘oku!’ sesleri ile nasıl aydınlandığını hatırlatabilmeyi amaç edindik. Bilvesile bu güzel sözün sahibi, geçtiğimiz ay rahmet-i Rahman’a kavuşan üstatlarımızdan Nuri Pakdil’e Allah’tan rahmet diliyoruz. Kendisinden çok şey öğrendik…

Sevgili okur, bu sayımızda mûsikîmizle ruh ufuklarını açmaya geldik. Bu bahçelerde esen, ulu ağaçların yapraklarına saklanan, havuzun durgun sularında uyuyan eski şarkılarımızı Avni Anıl ile birlikte aramaya çıktık. Sûzînak makamı ile ateşin başında pervaneler gibi döneceğiz. Kürdîlihicazkâr ile yıldızlı gecede göğe bakıp nikriz ile kahramanlaşacağız. Sonbaharda dökülen yapraklarda ısfahan makamını duyup nihâvend ile baharı bekleyeceğiz.

“Eteklerimizde kalan buruk bir bahar ile” hazan mevsimine girerken göğe bir pencere açacağız bu sayımızda. Bir sonbahar ikindisi uzun bir yolda yürüyeceğiz sonra, mevsimler değişecek. “Henüz bir şeyler bilmenin büyüsüyle büyülendiğimiz” zamanlar düşecek aklımıza yürüdükçe. Yürüyüşümüze bir rüyada devam edeceğiz, “ak ellerimizle yaralarımıza derman arayacağız.” “Bir gülü kalbimizin hizasında tutabilmek” için çalışacağız. Yürürken tefekküre de yol açacağız sayfalarımız arasında. Kelimelerimiz ile birlikte düşünce ufkumuzun genişlediğini göreceğiz, kimseyi incitmeden. “Zihnin kıvrımlarında gezen, dar, yıkık ve izbe yerlerinden geçen kelimelerin yeni bir form ile kuşanıp bize geri döndüğü zamanları” anlamaya çalışacağız. Bu sayımızda kıymetli yazarımız ve üstadımız Ali Emre eşlik edecek bizlere. Günlük hayatta, sosyal medyada ve hatta edebiyatta karşılaştığımız ‘ironi’ kavramının ardında var olan dünyada bir gezintiye çıkacağız. Sizleri bir güzelliğe şahit tutacağız sonra, “kuşların rüzgârla yaptığı antlaşma”ya. Ve ezgiler karışacak yazılarımızın arasına. Bülent Ortaçgil, Mahur Beste, Reza Shajarian, Kayhan Kalhor, Shehram Naziri, Bijan Bijani, Mohsen Namjoo, Azam Ali, Mahsa Vahdat…

Bu sayımızda iki güzel röportajımız eşlik ediyor sizlere. Mûsikî, muhabbet ve gönül ehli hocalarımız Savaş Barkçin ve Özer Özel’den mûsikîye dair güzellikler dinleyeceğiz. Savaş Barkçin’den kavramlar ile mûsikî serüvenini, mûsikînin insanı inşa eden yönünü, sanatı ve insanı kıymetlendiren edebi, talebe-hoca ilişkisini dinleyeceğiz. Özer Özel ile bağlamadan tanbura müzik yolcuğu ve Klasik Türk Mûsikîsi’nin günümüzdeki durumu üzerine sohbet edeceğiz. Bu güzel sohbetimizin arasında, kadife sesi ile Yesâri Âsım Arsoy bizleri sürükleyip başka âlemlere götürecek. Kuyumcu titizliğinde yaptığı besteleriyle, güfteleriyle, yumuşak ve etkili sesiyle, kişiliğiyle ve ahlakıyla mûsikî dünyamızda derin bir iz bırakan Yesârî Âsım sayfalarımız arasından usulca akan bir ırmak gibi geçecek. Ve Yesâri Âsım ile Özer Özel’den derlediğimiz eserlerimiz sizleri bekliyor olacak.

Hikâyemiz bu şekilde, yeni bir sayıda görüşünceye dek selam ve sevgiyle…

Abdulkadir Ünal
Genel Yayın Yönetmeni

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • nur

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0