İlim Yolunda: Taşköprülü Zâde

·
Okunma
·
Beğeni
·
126
Gösterim
Adı:
İlim Yolunda: Taşköprülü Zâde
Baskı tarihi:
Ekim 2018
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052790038
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Erdem Yayınları
Osmanlı’nın ilk ansiklopedisti ve bilim tarihçisi kabul edilen Taşköprülüzâde; âlimin eş-Şekâik (Âlimler Ansiklopedisi) ve Miftâhu’s-Saadet (İlimler Ansiklopedisi) eserlerinden hareketle Doç. Dr. Fatih İbiş tarafından kaleme alındı.

“Ebu’l Hayr” Ahmed Taşkörülüzâde hayatı boyunca dar kapısından girdiği ilmin talebesi olmuş, yürüyüşlerinin hakkını veren ilim talebelerine hocalık etmiş ve iz bırakan âlimler yetiştirmiştir. Taşköprülüzâde’nin iz sürme ve iz bırakma seyrini ilim merakını eş-Şakâik’in girişinde yer alan “Sağı soldan, doğruyu eğriden ayırmaya başladığım günden beri ulema menkıbeleri ve onların haberlerini öğrenmeye çok meraklıydım. ... Nesiller gelip geçtikçe neredeyse onların da isimleri ve resimleri, nesillerin dilinden ve zihninden kazınıp gidecekti.” ifadelerinden okuyabiliyoruz. Nitekim âlimlerin hayatını anlattığı aynı eserinde kısaca kendi yaşamına da değinme gerekçesini tevazuuyla izah eder “Efendilerin huzurunda hizmetkârların da anılması gerekir.” Dahil olduğu nesille birlikte geleceği de gözeten Taşköprülüzâde’nin, gün gelip kendi hayatının da aynı hüsnü niyetle kayda alınacağını, yeni bir nesle aktarılacağını öngördüğünü; okuyucuların âlimin hayatına ana hatlarıyla değinen bu kitabı okurken ayrı bir keyif alacağına inanıyoruz.

Kitabın birinci bölümünde doğumundan âlimliğine kadar ailesi, çocukluğu, ilimle ve âlimlerle tanışması, müderrisliği, gönüllüsü değilse de kaderinde yazıldığına inandığı kadılık dönemleri anlatılıyor. Üzerinde etkisi, emeği olan âlimlerin ve kalbini genişleterek terbiye eden ariflerin konu edildiği ikinci bölümdeyse Taşköprülüzâde’nin irfani yönüne tanıklık ediyoruz. Âlimin ilmî yaklaşımları, eserleri, talebeleri hakkındaki bilgiler ve dolayısıyla da âlim, ilim, irfan, talebe gibi kavramların içeriğine dair bir keşfe çıktığımız sayfalarsa üç ve dördüncü bölümlerde. Ayrıca kitabın sonunda okuyacağınız “Kendi Kaleminden Taşköprülüzâde” bölümüyle âlimle bizzat sohbet etmiş kadar olacaksınız. Ek ikideki “Taşkörülüzâde’nin Biyografisinde Okuduğu ve Okuttuğu Kitapların Listesi”yse özellikle tarih öğrencilerine iyi bir sürpriz olacak.
128 syf.
·26 günde·Beğendi·10/10
"İlimden daha lezzetli ve daha arzulanmaya değer bir azık yoktur." Taşköprülüzâde

Ve bir taklit şişesi daha kırılır.

İlme dair..
Hoca'lığa dair..
Öğrenci'liğe dair..
Eğitime dair..

Şunu çok iyi anladım ki bizim okul sıralarında yaptığımız öğrencilik bir taklitten ibaret. Hocaların tahtanın önünde yaptığı hocalık bir taklitten ibaret ( hakkıyla yapan hocaları tenzih ediyorum.)

Bir âlim düşünün ki iki yıllık yaptığı kadılık görevini "ÖMÜR TÖRPÜSÜ", "KAYIP YILLAR" olarak nitelemekte. Niçin? Çünkü kendisi hayatı boyunca ilimle uğraşmış, ilimden başını kaldırmamıştır. Onun için ilim bir amaçtı. Makam mevki sahibi olmak için bir araç değil. İşte buna Taskörülüzâde'nin İLİM AHLAKI denir. Bu aynayı yüzümüze tutsak sanıyorum bakacak yüzümüz olmaz. Bu gün ilmi görmekten ziyade onunla elde ettiğimiz şeyleri görüyoruz ve onları önemsiyoruz. Getirisi ön planda kendisi arka planda olan bir araç olarak yani.
*
Yukarıda öğrenciligin bir taklitten ibaret olduğunu söyledim. Çünkü bu kitapta talebeliğin ne olduğunu daha doğrusu ne olmadığını gördüm. Mesela bizim yaptığımız gibi bir öğrencilik değil.(yazar aynı zamanda üniversitede hocam olduğu için hoca-talebe-ilim arasındaki ilişkiye dair derslerinde gerek doğrudan gerekse satır aralarında çok şey aldım. Bu eser tescilli belgesi niteliğinde oldu :) zira kendisi "satır arası" hocalardandır. Allah razı olsun.) Eminim kitabı okuduğunuz da bu konu da bana hak vereceksinizdir. Çünkü öğrenci olmak başka bir şey talebe olmak başka bir şeymiş.
*
Kitapta Taskörülüzâde'nin talebelere yönelik kaleme aldığı tavsiyelere yer verilmiştir.
*

Aslında önemli olan ilmin çokluğu değil ilmin yetkinliğidir. Ve seni nereye ne şekilde götürdüğüdür. Bu gün herseyi bildiğimizi iddia ediyoruz. " herseyi bilmek yerine bir <şeyi>bilmek" olmalı ilkemiz.
*
Kendi tecrübelerime dayanarak söyleyebilirim ki artık ilme karşı ciddiyet, saygı, edep ve değer ortadan kalkmış durumda. Bu kitap bunları yeniden ihya etmek için bir vesile olacak. Hakkıyla bu yola girenler için.
*
Ben kitabı okumaya başladığımda bir yolda yürüdüğümü farketmemiştim. Takı kitap bitene kadar. Kitap bitince sizde bir yol ayrımına geleceksiniz ve hangi yoldan gittiğiniz kaderinizi değiştirecektir. Bu bağlamda İsmiyle müsemma bir kitap:)
*
Herkesin özellikle hoca ve öğrencilerin okumasını şiddetle tavsiye ettiğim bir kitap. Şimdiden herkese iyi okumalar..

"Eğer diriye çağırsaydın mutlaka duyururdun; lâkin ne yazık ki çağırdığın kişide hayat yoktur!.." İmam Gazâlî
İlmin dar kapısından geçebilmek için incelmelidir insan: Ağzına her şeyi koymamalı, midesine her şeyi kabul etmemelidir. Her önüne geleni okumak, her yazılanı ilim sanmak hatasına düşmemelidir. İnsanı çok okumanın değil, iyi kitapları çok okumanın âlim kılacağını bilmelidir.
İlim yolu demek; sıkıntı, meşakkat ve yalnızlık demektir. Böyle de olmak zorundadır. Çünkü ilmi talep eden ile İlme heves edeni engel ve zorluklar olmaksızın ayırmak mümkün değildir. İlmin talepkârı ile ilmin heveskârını birbirinden ayıran şey, ortaya çıkan sıkıntılar karşısında gösterilen tavırdır...
Şunu unutma: İnsan bir yolcudur ve bu yolculuğun üç menzili vardır. İlk durak anne karnı; orta durak dünya; son durak kabirdir. Insan orta durakta bir şeyler elde eder. Orta durakta beklerken (bir durakta beklediğini unutarak) kendini elde ettiği şeylerin emanetçisi olarak değil de sahibi olarak gören insan, işte o insan ahmaktır.
Taşköprülüzâde'ye göre insan iki alemden mürekkep bir varlıktır. Bu iki alemden biri insanın nesneler âleminden gelen katı(kesif) tarafı yani bedeni; diğeri de melekût âleminden gelen şeffaf tarafı yani ruhudur.
Açıkçası felsefe, aslında kişinin hangi konuda olursa olsun sahip olduğu düşünce, anlama ve yorumlama gücünün ve derinliğinin hangi düzeyde olduğunu belirleme ve denetleme aracıdır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İlim Yolunda: Taşköprülü Zâde
Baskı tarihi:
Ekim 2018
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052790038
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Erdem Yayınları
Osmanlı’nın ilk ansiklopedisti ve bilim tarihçisi kabul edilen Taşköprülüzâde; âlimin eş-Şekâik (Âlimler Ansiklopedisi) ve Miftâhu’s-Saadet (İlimler Ansiklopedisi) eserlerinden hareketle Doç. Dr. Fatih İbiş tarafından kaleme alındı.

“Ebu’l Hayr” Ahmed Taşkörülüzâde hayatı boyunca dar kapısından girdiği ilmin talebesi olmuş, yürüyüşlerinin hakkını veren ilim talebelerine hocalık etmiş ve iz bırakan âlimler yetiştirmiştir. Taşköprülüzâde’nin iz sürme ve iz bırakma seyrini ilim merakını eş-Şakâik’in girişinde yer alan “Sağı soldan, doğruyu eğriden ayırmaya başladığım günden beri ulema menkıbeleri ve onların haberlerini öğrenmeye çok meraklıydım. ... Nesiller gelip geçtikçe neredeyse onların da isimleri ve resimleri, nesillerin dilinden ve zihninden kazınıp gidecekti.” ifadelerinden okuyabiliyoruz. Nitekim âlimlerin hayatını anlattığı aynı eserinde kısaca kendi yaşamına da değinme gerekçesini tevazuuyla izah eder “Efendilerin huzurunda hizmetkârların da anılması gerekir.” Dahil olduğu nesille birlikte geleceği de gözeten Taşköprülüzâde’nin, gün gelip kendi hayatının da aynı hüsnü niyetle kayda alınacağını, yeni bir nesle aktarılacağını öngördüğünü; okuyucuların âlimin hayatına ana hatlarıyla değinen bu kitabı okurken ayrı bir keyif alacağına inanıyoruz.

Kitabın birinci bölümünde doğumundan âlimliğine kadar ailesi, çocukluğu, ilimle ve âlimlerle tanışması, müderrisliği, gönüllüsü değilse de kaderinde yazıldığına inandığı kadılık dönemleri anlatılıyor. Üzerinde etkisi, emeği olan âlimlerin ve kalbini genişleterek terbiye eden ariflerin konu edildiği ikinci bölümdeyse Taşköprülüzâde’nin irfani yönüne tanıklık ediyoruz. Âlimin ilmî yaklaşımları, eserleri, talebeleri hakkındaki bilgiler ve dolayısıyla da âlim, ilim, irfan, talebe gibi kavramların içeriğine dair bir keşfe çıktığımız sayfalarsa üç ve dördüncü bölümlerde. Ayrıca kitabın sonunda okuyacağınız “Kendi Kaleminden Taşköprülüzâde” bölümüyle âlimle bizzat sohbet etmiş kadar olacaksınız. Ek ikideki “Taşkörülüzâde’nin Biyografisinde Okuduğu ve Okuttuğu Kitapların Listesi”yse özellikle tarih öğrencilerine iyi bir sürpriz olacak.

Kitabı okuyanlar 7 okur

  • Ayşe Ozdemir
  • hânende
  • Sevde Özdal
  • Merve Yılmaz
  • Zehra yulcu
  • şüheda
  • SumeyraK

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (4)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0