#inthedarkness #zoebentley serisinin ikinci kitabı. Serinin profilcisi Zoe Bentley, bu kez gerçekten iki büyük belayla birden uğraşıyor. İlk kitaptan kalan en büyük korkusu, o gölge takipçisi Glover, artık sadece Zoe’yu değil, yakınlarını yani kız kardeşini hedef alıyor. Bu da Zoe’nin FBI’daki profesyonel profilciliğini bir kenara bırakıp, takıntılı, sinirleri bozuk bir abla rolüne bürünmesine sebep oluyor. Bu yüzden kitabın başlarında histerik ve takıntılı bir Zoe okumaya hazır olun.
Zoe, Glover kabusu ile boğuşurken bir de araya yeni bir seri katil giriyor. Bu katil, kurbanlarını diri diri bir tabuta koyup, sonrada onları gömüyor ve canlı yayında ölüme terk ediyor. Zoe ve partneri Tatum Gray, bu katili durdurmaya çalışırken, zamanla yarışıyorlar.
Kitabın temposu iki katil üzerinden ilerlediği için gerçekten düşmüyor. Ama bir itirafta bulunmak gerekirse, bazı yerlerde kitap biraz gereksiz yere uzamış gibi hissettirdi. Sanki yazar, biraz daha ne ekleyebilirim? diye düşünmüş gibi…
Final kısmına gelirsek… Zoe’nun köşeye sıkışıp, en zeki hamleyi yapması gereken o kritik anlarda kullanılan çözüm yolu bana biraz fazla zorlama geldi.
Zoe'nin kurtuluşu gerçekten zekice bir fikir olsa da, uygulama ve herkesin bunu hemen anlaması bana biraz zorlamaymış gibi hissettirdi. Ayrıca katilin kimliği de beni pek şaşırtmadı; o kısımdan biraz daha fazla yaratıcılık beklerdim.
Son olarak; Glover hala bizimle, yani o büyük hesaplaşma üçüncü kitapta olacak inşallah.
Bu kitapta da katilin gözünden bölümler okuyoruz ama ilk kitaptaki katilin bölümlerini okumak daha çok hoşuma gitmişti. Yani benim favorim hala ilk kitap olan #ölümbiziayıranadek