İstanbul (Hayalden Gerçeğe Sözden Yazıya)Neşe Mesutoğlu

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.037
Gösterim
Adı:
İstanbul
Alt başlık:
Hayalden Gerçeğe Sözden Yazıya
Baskı tarihi:
Şubat 2012
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055514747
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pozitif Yayınları
İstanbul’u sevmekle başladı her şey… Bu sevgiyle yaşayan otuz dört kişinin yüzlerce anısını gün ışığına çıkarma arzusu ile devam etti. Onların şahitliklerinin izinde şehrin dokusunu, tadını, kokusunu, sesini, yapısını, insanını, yemeğini, suyunu, havasını tanıtma ve anlatma yolunda bir serüven başlamış oldu.

Bu serüvene eşlik etmek isteyenler bu kitapta;

Ahmet Ümit’in “İstanbul’u Savunma Derneği” hayalini,
İlber Ortaylı ile Kerem Görsev’in “zaman makinesinde İstanbul’u dolaşma” isteğini,
Çetin Altan’ın “2112 yılı İstanbul’unu,
Ara Güler’in kendisini “İstanbul’un simgesi” ilan edişini,
Ediz Hun’un “eski Yeşilçam filmlerindeki mekânları” anlatışını,
Anjelika Akbar’ın “İstanbul’un sesi”ni yorumlayışını,
Ayhan Sicimoğlu’nun “büyük İstanbul otoparkı” projesini,
Artun Ünsal ve Mehmet Yaşin’in “İstanbul’un unutulmaz lezzetleri peşinde, mekânlar” ile ilgili tüyolarını,
Aydın Boysan’ın “İstanbul ve balık” hakkındaki engin bilgisini,
Emre Kongar’ın kızlarına “İstanbul’da güvenli seyahat” hakkındaki tavsiyelerini bulacaklardır.

Ayrıca okurlar;

Buket Uzuner, Semavi Eyice, Hıfzı Topuz, Güngör Uras, Soli Özel, Muazzez İlmiye Çığ, Mihail Vasiliadis, Rıfat Bali, Samim Akgönül, Garo Mafyan, Erol Deran, Giovanni Scognamillo, Sami Kohen, Natali Gökyay, Mehmet Gürs, Serdar Gülgün, Hüseyin Dirik, Komet, Geveze, Turgay Artam, Nazan Ölçer ve Deniz Ülke Arıboğan gibi isimlerin değerlendirmeleriyle anılarına da tanık olacaklar.
Kitap incelemesini kısa ve öz tutup İstanbul konusunda kendi fikirlerimi de paylaşmak istiyorum.Kendi fikirlerimi paylaştığım satırlar hakaret içeriyor olacak,eğer siyasi bir algıyla değil de realist bir biçimde okunursa, bu da çok görülmez diye düşünüyorum.

Bir çok Tarihçi,Yazar,Sanat Uzmanı'na sorulan sorular neticesiyle İstanbul'un tarihini,sorunlarını,şehrin yapısını korumak adına alınması gereken önlemleri anlatan bir kitap.
Sanatsal ve Tarihsel bilginin yanı sıra,bazı yazarların anıları'da bulunuyor.Kültürel mirasın önemine farklı örneklerle vurgular yapılmış.

Gelelim benim İstanbul konusunda ki görüşlerime. 2010 yılında ''Avrupa Kültür Başkenti'' seçildi diyorlar, doğru ama çok önemli bir organizasyon değildi.Çünkü Avrupa'da seçilmemiş ülke şehri kalmamıştı,ayrıca İstanbul tek başına Kültür Başkenti seçilmedi. Almanya'nın Essen ve Macaristan'ın Pecs şehirleri ile beraber seçildi.Binlerce yıllık tarihi olan, kozmopolit bir şehir için çok büyük bir başarı değildir bana göre.Çünkü 2009 yılında ''UNESCO Kültür Mirası'' listesinden çıkarılmasının söz konusu olduğunu unutmamak gerekir.

İstanbul benim gerçekten aşık olduğum bir şehir.Din,dil,ırk bir çok farklılığı olan bir şehir.Hatta ve hatta o kadar farklı ki 2 ayaklı hayvanlarını bile içinde barındırır.Bunlar için hayvan kelimesini kullanmak hayvanlara cidden büyük bir hakarettir ama ne desem bilemedim.Kimlerden mi bahsediyorum?

Fatihte bulunan 1500 yıllık bir tarihi eser olan kitabeye ''Oksijeni bilmem ama,kokun şart'' yazanlardan bahsediyorum.Mimar Sinan'ın eseri olan çeşmeye çöplerini atanlardan bahsediyorum.Nedir bu sürekli zarar verme isteği? ''Bizim Tarihimiz,Osmanlımız canımız,Fatihimiz Aslanımız'' gibi sözler söyleyip Osmanlıcılık oynayanlardan bahsediyorum.Osmanlı ile Osmanlıspor arasında elbette fark vardır.İlk çevreci yasalardan birini getiren Kanuni Sultan Süleyman,bir çeşme için yıllarca uğraşmışken, Fatih Sultan Mehmet Anadolu Hisarında kendi çalışıp,imzasını kufi şekilde atmışken ve fetihten sonra tüm tarihi eserlere saygı göstermişken,tarih dersinde uyuyup asıp kesenlerden bahsediyorum.Sultanahmet meydanında bulunan simge anıtlardan birini basınçlı su ile yıkayıp altın varak mozaiklerini ve derz dolgularını dökmek hangi zekanın ürünüdür? Bahçeköy'de ki su bentlerini spreyle boyamak nasıl bir gerizekalılıktır?

Yüz binlerce yıllık tarihi olan Kız Kulesi'ni inşaat alanı olarak gösterip ticarethane yapanlar,yakında gökdelenin üstüne gökdelen dikip satarlarsa şaşmamak gerekir. (Bu arada yakın tarihte Kız Kulesinin kapısı kırıldı denerek ortadan kaybolmuştur.) Hem tarihi eser kaçakçılığı yap,hem tarihine saygı duyma,rant uğruna binadan göz gözü görmesin,şehrin yapısını boz sonra ''Canım İstanbuulll'' de.

Gezi parkı'nın tarihini,ilk milli maçın orada oynandığını,orada yapılan etkinlikleri göre göre af edersiniz kıç kadar arazi haline getirmek özel bir saygısızlık yeteneği gerektirir.Bu ülke de ki ilk Atatürk Heykeli'nin neden Sarayburnununda olduğunu bilmeyenler,her konu da olduğu gibi ahkam kesmeye devam ediyorlar.Ne Osmanlı'yı ne Atatürk'ü ne İstanbul'u ne Ankarayı,Antalyayı anlamak gibi bir dertleri yok doğal olarak.

Taksim'de ki Cumhuriyet Anıtına bir kadın eli değdi.
''Sabiha Ziya Bengütaş'' Cumhuriyet'in ilk yılları olmasına rağmen yüzlerce sorun açlık,karışıklık varken onların tarihi esere gösterdiği saygıyı anlamak gerekir.

Selimiye kışlasına bakınca Hasan Ali Yücel'i,Can Yücel'i görüyorum,Kız kulesinde ise Nazım Hikmet'i. (Araştıranlar bulur,çok güzel hikayeleri vardır.)

Bu yapılan rezilliklerin listesi daha uzar gider.
Yalnızca İstanbul'a da değil, yaşadığı her kentin tarihine,insanına saygısı bulunmayan kişiler de umarım defolup gider. Kedinin,köpeğin bile tuvaletini belli bir düzene göre yaptığı bir dünya da çevresine,ülkesine,insanına bu denli zarar verenlerin kedinin,köpeğin yaptığı tuvalet kadar değeri yoktur benim gözümde.
Kimse kimseyi tanıyamaz, tanıdığımızı sanırız. Eğer gerçekten tanısak, bırakın aşkı filan, kimse kimseyle arkadaş bile olamaz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İstanbul
Alt başlık:
Hayalden Gerçeğe Sözden Yazıya
Baskı tarihi:
Şubat 2012
Sayfa sayısı:
384
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055514747
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pozitif Yayınları
İstanbul’u sevmekle başladı her şey… Bu sevgiyle yaşayan otuz dört kişinin yüzlerce anısını gün ışığına çıkarma arzusu ile devam etti. Onların şahitliklerinin izinde şehrin dokusunu, tadını, kokusunu, sesini, yapısını, insanını, yemeğini, suyunu, havasını tanıtma ve anlatma yolunda bir serüven başlamış oldu.

Bu serüvene eşlik etmek isteyenler bu kitapta;

Ahmet Ümit’in “İstanbul’u Savunma Derneği” hayalini,
İlber Ortaylı ile Kerem Görsev’in “zaman makinesinde İstanbul’u dolaşma” isteğini,
Çetin Altan’ın “2112 yılı İstanbul’unu,
Ara Güler’in kendisini “İstanbul’un simgesi” ilan edişini,
Ediz Hun’un “eski Yeşilçam filmlerindeki mekânları” anlatışını,
Anjelika Akbar’ın “İstanbul’un sesi”ni yorumlayışını,
Ayhan Sicimoğlu’nun “büyük İstanbul otoparkı” projesini,
Artun Ünsal ve Mehmet Yaşin’in “İstanbul’un unutulmaz lezzetleri peşinde, mekânlar” ile ilgili tüyolarını,
Aydın Boysan’ın “İstanbul ve balık” hakkındaki engin bilgisini,
Emre Kongar’ın kızlarına “İstanbul’da güvenli seyahat” hakkındaki tavsiyelerini bulacaklardır.

Ayrıca okurlar;

Buket Uzuner, Semavi Eyice, Hıfzı Topuz, Güngör Uras, Soli Özel, Muazzez İlmiye Çığ, Mihail Vasiliadis, Rıfat Bali, Samim Akgönül, Garo Mafyan, Erol Deran, Giovanni Scognamillo, Sami Kohen, Natali Gökyay, Mehmet Gürs, Serdar Gülgün, Hüseyin Dirik, Komet, Geveze, Turgay Artam, Nazan Ölçer ve Deniz Ülke Arıboğan gibi isimlerin değerlendirmeleriyle anılarına da tanık olacaklar.

Kitabı okuyanlar 52 okur

  • Atilla Oral
  • Yıldızlar
  • Fatma Ozgumus
  • Ekin Yiğit
  • Aykut
  • Ayşe Barut
  • aleksey karamozov
  • Tahallî
  • H. yıldız
  • Hikmetnur Güneş

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%2.8
14-17 Yaş
%11.1
18-24 Yaş
%25
25-34 Yaş
%22.2
35-44 Yaş
%27.8
45-54 Yaş
%11.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%54.7
Erkek
%45.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%37.5 (3)
9
%50 (4)
8
%12.5 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0