Cumhuriyet döneminde yaşamış olmasına rağmen bu kadar taraflı ve yanlı eser yazmak ancak bu devrimlere sonuna kadar inanmış birisi tarafından yazılabilirdi. Özellikle yaşadığı dönemde ülkenin tek adam diktatörlüğü dönemi olması hasebiyle halkın bu durumdan o kadar çok şikayetçi olduğu ezim ezim ezildiği, bir kişinin ağzının içine bakıldığı, sözde cumhuriyet olduğu ama demokrasinin gereği başka seslerin olmadığı, genel merkezden milletvekili seçimi olduğu ve o seçilen vekillere tek adamın onlar kendilerini milletvekili mi zannediyor dediği, basının hiç bir şekilde özgür olmadığı, tek adam hazretlerinin oğlu üşümesin diye koskoca sarayda binlerce değil milyonlara mal olmuş yakacak gideri ve buna benzer yüzlerce olayın yaşandığı bir devirde yaşamış birisinin bunlardan neredeyse sadece bir kaçını paylaşıp diğerlerinden bahsetmemesi basının taraflı gücünü göstermesi açısından ilginç ve manidadır.
Hatasız kul olmaz derler. Rabbül Alemin der ki kul hata yaparsa ben onu affederim der. Eğer bu hatadan dönülmez ise sorunlar ortaya çıkar. Devleti idare eden kişiler de hata yapar. Bunu önüne geçmek için akil adamlardan oluşan kişiler devleti yöneteni uyarmaz ise orada hem onların sdin hem de ülkeyi yönetenler adına mesuliyet vardır. Ülkeyi yönetecek Cumhurbaşkanı ve Başbakan ( Baksnlar Kurulu)ndaki kişiler önem arz ediyor. Burada hakkaniyet, liyakat ve halkın güvendiği kişilerin olması gereklidir. Bir baba bile evi yönetir iken ne kadar zorlanıyor haliyle ülkeyi yöneten kişilerde bu durumdan daha da zorlanarak hareket ediyorlar. Cumhuriyet diyorsunuz burada bunun tecellisi halkın oylarıyla ülkeyi yönetmeye aday partiler ve bunların temsilcileri. Halkın seçtiği kişilere diğerlerinin saygı duyması gerekir. Halkı yıllarca tek adam yumruğuyla yönetenler bu hak ellerinden alınınca