Tomar-ı Turuk-ı Aliyye

Kadiriyye

Sadık Vicdani
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 10 dk.
Sayfa Sayısı:
112
Basım Tarihi:
2022
Yayınevi:
İz Yayıncılık
Orijinal Dil:
Arapça
ISBN:
9786053265696
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yazar Hakkında

Sadık VicdaniYazar · 4 kitap
9 Kasım 1866’da Safranbolu’da doğdu. Ziraat Bankası Kastamonu Şubesi İdare Meclisi kâtibi Kayıkçızâde Mustafa Sâdık Efendi’nin oğludur. Kastamonu Rüşdiyesi’nde iki yıl okudu. Sülüs ve nesih hatlarından icâzet aldı. Kādiriyye tarikatına mensup bir aile çevresinde yetişmesine rağmen Nakşî-Hâlidî şeyhi Ahmed Mâhir Efendi’ye intisap etti. Kastamonu Vilâyeti İstînaf Mahkemesi’nde başkâtip olan babasının yanında kalem mülâzımı olarak çalışmaya başladı (Temmuz 1880). İki yıl sonra aynı mahkemenin ceza dairesinde zabıt kâtipliği görevine tayin edildi. 1887’de Merkez-i Bidâyet Mahkemesi Hukuk Dairesi âza mülâzımlığına seçildi. Aynı yıl Kastamonu Mülkî Rüşdiyesi’nde hüsn-i hat, askerî rüşdiyede imlâ dersleri verdi. Ertesi yıl Kastamonu Vilâyeti Mektupçuluk Kalemi’nde müsevvidliğe geçerek hayatı boyunca sürdürdüğü mektupçuluk görevine başladı. 1893’te seyrüsülûkünü tamamlayarak Ahmed Mâhir Efendi’den Nakşî-Hâlidî icâzetnâmesi aldı. Mektupçuluk görevinin yanında 1894’te Kastamonu vilâyet gazetesinin başmuharrirliğine getirildi. 1312 (1894) tarihli Kastamonu Vilâyeti Salnâmesi’ni hazırladı. Kastamonu Telgraf başmüdürünün saraya gönderdiği jurnalin ardından valinin tasdikiyle vilâyet memurlarının dağıtılması sırasında Diyarbekir Mektûbî mümeyyizliğine tayin edildi. Tayini kabul etmemesi üzerine aynı görevle Görice’ye gönderildi. Kastamonu’daki vilâyet mektupçuluğu ve vilâyet gazetesindeki görevi, Rumeli-Manastır vilâyetindeki Görice sancağı tahrirat müdürlüğüne tayiniyle 3 Mart 1897’de sona erdi. Sâdık Vicdânî’ye Görice’deki yeni göreviyle birlikte Rumeli kazalarından Kolonya, Istarve, Kesriye ve Kumanova’nın âşârını toplama görevi verildi. Bu sırada Arnavutlar arasındaki kan davası gütme âdetinin ortadan kaldırılması için kurulan Musâlaha-i Dem komisyonlarında görev aldı. Mayıs 1900’de Kosova Vilâyeti İdare Meclisi başkâtibi oldu. Mayıs 1902’de Basra vilâyeti mektupçuluğuna tayin edildi. Basra’da Hamidiye Hicaz demiryolunun inşası için halktan yardım toplamada gösterdiği başarıdan dolayı çeşitli nişan, derece terfii ve maaş artımıyla ödüllendirildi. Ocak 1904’te yeniden Manastır vilâyet mektupçuluğuna gönderildi. Basra’dan dönerken deniz yoluyla Bombay’a gitti. Bir hafta kadar burada kalarak Kādiriyye’nin Hindiyye koluna mensup dervişlerle tanıştı. Manastır vilâyeti mektupçuluğu esnasında hürriyet yanlısı bir tavır sergilediğinden 11 Temmuz 1908’de Manastır’dan Trabzon mektupçuluğuna sürgün edildi. Meşrutiyet’in ardından bazı yüksek memurların tasfiyesi sürecinde Ocak 1909’da Trabzon mektupçuluğundan azledildi. Dört yıl kadar mâzuliyet maaşıyla geçindikten sonra Ocak 1913’te Ankara Vilâyeti Tahrirat müdürlüğüne getirildi. Temmuz 1919’da Hudâvendigâr (Bursa) vilâyet mektupçuluğuna tayin edildi. Bursa’da vali vekilliği yaptı. Bursa işgal edilince görevinden ayrılarak İstanbul’a döndü. 7 Mart 1925’te yeni bir vazifeye tayinini istemesi üzerine Aydın’da Tasfiye Komisyonu üyeliğine gönderildi, bu görevden emekli oldu. 1934’te soyadı kanunu çıktıktan sonra aile lakapları olan Kayıkçıoğlu soyadını aldı. 22 Ekim 1939’da İstanbul’da vefat etti ve Merkezefendi Kabristanı’na defnedildi. Oğlu Mehmet Rıdvan’ın iki yaşında iken ölümünden büyük üzüntü duyan Sâdık Vicdânî, ilk eserlerinde Kastamonulu Sâdık Vicdânî, bu tarihten sonra Ebû Rıdvan Mustafa Sâdık Vicdânî adını kullanmıştır. Sâdık Vicdânî’nin bürokrasideki faaliyetlerinin yanında memleketi Kastamonu’da vilâyet gazetesinde başlayan verimli bir yazı hayatı vardır. Mektupçuluk vazifesi gereği tayin edildiği illerdeki vilâyet gazetelerinde dinî, ahlâkî ve içtimaî konularda makaleler ve şiirler yazmış, eserlerini görev yaptığı vilâyetlerin matbaalarında bastırmıştır. Cerîde-i Sûfiyye mecmuasında şiir ve makaleleri yayımlanmıştır.
Reklam