Kalbin Şehrinde Bir Gazali Romanı 2

9,3/10  (3 Oy) · 
3 okunma  · 
4 beğeni  · 
241 gösterim
Kalbin Şehrinde; hakikati yana yakıla arayışın, çağın ilim ve fikir akımlarıyla hesaplaşmanın ve bunun neticesinde nihaî saadete nail oluşun romanıdır.

Yaşadığı devrin bütün bilgilerini hafızasına alarak onlardan güçlü bir hisar kuran muzdarip bir yüreğin, ilmin zirvelerinde esen sert fırtınalara maruz kalması...

Biriktirdiği bütün bilgilerle kavgaya tutuşmak, hesaplaşmak ve kendisiyle yüzleşmek için şöhreti, serveti, makamı ve sahip olduğu herşeyi bir çırpıda elinin tersiyle iten muhacir bir âlimin ızdırapları...

"Aklın odalarından kalbin şehrine" yelken açarak yerle bir olan hisarından iman ve tefekkür çınarları yeşertmeyi başaran bir gönül adamının çilelerle dolu Şam, Kudüs, Hicaz, İskenderiye ve Ayintab seyahatleri, çetin bir nefis mücadelesi...

Bütün vaktini İslam'ı zararlı akımlara karşı müdafaa etmeye ve din ilimlerini ihya etmeye hasreden çileye talip bir gönül adamının şekilden öze, mana iklimine revan oluşu… Yüce Allah'ı bilmenin, O'na yürümenin ve kalbin aydınlık şehrinde gerçek huzura ermenin hayret uyandırıcı serüvenidir bu roman.
  • Baskı Tarihi:
    Haziran 2013
  • Sayfa Sayısı:
    336
  • ISBN:
    9786051314501
  • Yayınevi:
    Nesil Yayınları
  • Kitabın Türü:
N. E. A. 
08 Eki 2017 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Malesef birinci kitabı övdüğüm kadar bu kitabı övemeyeceğim. Kitap bir seri kitabının ikinci kitabı. Birinci kitapta (incelemesini yazdım) İmamı Gazali'nin ilimde zirveye çıkmasını anlatıyor. Birinci kitabı, gidişatını, yazım tarzını gayet beğenmiş ve herkese önermiştim. Birinci kitap, tam İmamı Gazali'nin ilimde zirve olduktan sonra içsel bir boşluğa düşmesi akabinde bir nevi kendini bulmak için, kalbine ulaşmak için seyahate çıkması ile sona eriyordu. İkinci kitabı bir heyecanla elime aldım. Ve ilk satırdan malesef huzursuz oldum. Birinci kitabın tersine 'ben' diliyle yazılmıştı. Ve bu beni ilk andan rahatsız etti. Sebebi şu; İmamı Gazali gibi bir alimin tabiri caizse buhran dönemlerini, tasavvuf literatürüne göre nefsi tezikiye, kalbi tasfiye etmeye gayret etmek için çekildiği, inişli çıkışlı inziva günlerini, nasıl ben diliyle anlatacaktı? Ki bu huzursuzluğum kitap sonuna kadar beni bırakmadı. Ben dili olduğu için araya edebiyat da girmiş. Hoşlanmadım. Ama kitapta yazım tarzı dışında herhangi bir Akaidi yanlışa da rastlamadım. Kitap içinde görebildiğim kadarıyla herhangi tasavvufa aykırı bir durum da söz konusu değil. Ama sanki o İmamı Gazali'nin muhteşem Allaha varma yolu biraz yavan kalmış. Sanki tasavvufi olaylar da çok ilmi bir ağızdan aktarılmış. Tabi bu benim ufak bir eleştirim. Zor, anlatmak biliyorum. Yine de yazar böyle bir olaya giriştiği için kendisi tebrik etmek isterim. Güzel. Okunabilir.