Bazı kavramlar vardır; onları duyduğunuzda, güven ve huzur kelimelerini çağrıştıran tatlı bir sıcaklık hissedersiniz. Ev, bu kavramlardan biridir. Evimiz, barındığımız, yaşadığımız, ağlayıp güldüğümüz yer. Orası başkası için dört duvar olabilir; lakin bizim için, dört duvarın çok ama çok ötesinde derin anlamlar taşır. Esasen evin her bir yeri, bizim yaşanmışlıklarımızın arşividir. Mesela duvardaki şu boya, ne kadar değiştirirsen değiştir, yine de bize ait bazı sırları saklar. Hani dili olsa şu duvarların; neler neler konuşacak ... Hayallerimizi, umutlarımızı, kırılmalarımızı, neşemizi, kavgamızı, gürültümüzü, kaygımızı, endişemizi ve en önemlisi umudumuzu dile getirecektir.
Eve Araplar beyt demişler. Beyt, aynı zamanda şiir anlamına da gelir. İki mısra'dan bir beyit elde edersiniz. Demem o ki, evimiz şiirimizdir, şarkımızdır.
Yazılmamış şiir, bestelenmemiş şarkı. Bazen ağıttır. Bazen bir kaside. Bazen de Hayyam'ı mânâ ve mazmun itibariyle aşan bir rubai. Mısra-ı bercestedir mesela. Evimiz, mesnevi'miz. Evimiz, hikâyemiz.
Sofrada sadece yemek mi yenir? Hayır. Bizim sofralarımız, biraz sohbet meclisidir. O sebepten halleşme ve dertleşme kavramlarını hatırlarım. Sofra başında öğrenir gençler edebi, adabı. Mesela nasıl sofra kurulur? "Zahmetsiz rahmet olmaz" fehvasınca hizmet eder gençler. İkram etmeyi, cömertliği, saygıyı ve sevgiyi orada tahsil eder. Mesela sofrada yemeğe ilk kim başlar? Nasıl başlar? Bunlar mühim sorulardır. Aceleci olmayacaksınız. Müstağni davranacaksınız. Gözünüz doyacak evvela. Sonra susup dinleyeceksiniz, sofra başında konuşması gerekenleri. Sadece elin ve ağızın değil, gözün ve kulağın da çalışacak. Sadece miden değil, gönlün de doyacak. Bu yüzden, " Sofrada elin, sohbette dilin olsun." derler.
Ev, sokağın ritminde azade bir âsûde sığınaktır. Ama ne kadar uzak olursa olsun, sokağın nabzı onu da etkisi altına alır. Nitekim bazen o âsûde sığınakta bahar rüzgârları eserken, bazen de kışın fırtınası hüküm sürer. Geriye sadece şu niyaz kalır: Yâ Rab, sokaklarımızdan her daim bahar rüzgârları dolsun hânelerimize... Kimsecikler bîkes ve çaresiz kalmasın.
Ev, meskendir. Mesken sadece oturulacak yer, menzil anlamına mı gelir? Hayır, sûkun ve huzur yeri demektir. Gamdan, kederden, telaştan, kavga ve gürültüden azâde bir huzur limanı.