“Sōsuke’ye göre, doğduğu andan itibaren kaderi, sonsuza dek kapının dışında durmaktı.”
Alıntı
“Saat on buçuk civarında yatağa giren [Sōseki], evrenin sayısız olayından bitkin düşmüş bir adam gibi horluyordu.”
Alıntı
Reklam
Bu suskunluğun kendini koruma çabasıyla pek ilgisi yok, daha çok başkalarını kendi sorunlarından korumaya çalışmakla ilgisi var; bu sorunlar onların olmamalı.
Alıntı
Japonya'nın yabancılar için bu kadar kafa karıştırıcı olmasının nedenlerinden biri de bu, çünkü halkı kamusal alanda kusursuz bir şekilde parıldar ve birbirlerine özen gösterirken, evde genellikle pasif ve kararlı bir şey yapma yeteneklerine inanmaz gibi görünüyorlar.
Alıntı
“Hem bu Pazar gününün hem de ona eşlik eden güzel havanın sona erdiğini fark edince, içini bir duygu kapladı: Bu tür şeylerin uzun sürmediği ve bunun büyük bir üzüntü olduğu hissi. Yarından itibaren, her zamanki gibi, yine işleriyle meşgul olacaktı; bu düşünce, bu bir öğleden sonra tattığı güzel hayata duyduğu pişmanlığı artırdı. Haftanın diğer altı gününü dolduran anlamsız faaliyetler son derece kasvetli görünüyordu.”
Alıntı
Ne var ki pazar günü geldiğinde sanki huzur içinde uyuyabileceği tek gün o imiş hissine kapılır, yanlış olduğunu bile bile yatakta oyalanırken zaman akıp gidiverirdi.
Alıntı
Reklam
Reklam