Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 31 dk.
Sayfa Sayısı:
336
Basım Tarihi:
2010
Yayınevi:
Gürer Yayınları
ISBN:
9786055785307
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2021 14:54
Romanda geçmişte hain bir pusuyla öldürülen efesinin intikamının peşine düşen bir baş zeybeğin çok güzel bir hikayesini okdudum. Ayrıca olayların geçtiği dönem, insanlar, köy ve ağalık düzeni tarafsız ve bütün gerçekliği ile ele alınıyordu. Benim için daha da önemlisi yazarın efe gruplarının o dönemde dağlarda gezen diğer gruplardan (eşkıyalar, rum çeteler, kaçaklar, paralı askerler vb.) farklarını çok güzel işlemesi oldu. Hepsinden öte yazar, güçlü kalemi ile romandaki her bir karakteri adeta yaşatmış ve olay kurgularını müthiş bir zeka ürünü olarak birbirine çok güzel bağlamış. Çolak Mehmet karakterine resmen bayıldım ve romandaki bir çok olay karşısında hayran kaldım. Açıkçası yazardan Milli Mücadele döneminde geçen, Yunanlılara karşı Efelerin ve Zeybeklerin zor koşullarda sergiledikleri mücadelelerini anlatan bu tarzda bir roman okumak isterdim. Yazarın eline sağlık. Benim puanım 8.
Kara EfeÇağan Dikenelli · Gürer Yayınları · 20105 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Çağan DikenelliYazar · 9 kitap
1969'da İzmir'de doğdu. St. Joseph Koleji'nden sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema Bölümü'nü bitirdi. Kısa bir dönem kısa filmler çekti ve bazı ödüller kazandı. Radyoculuk, alternatif müzik dükkanı işletmeciliği, sanat yönetmenliği, yönetmen yardımcılığı, gibi işlerde çalıştıktan sonra bazı dizilerin senaryo gruplarında yer aldı. 2002 yılında garip bir ışıkla Aydınlanıp her şeyi bıraktı. O zamandan bu yana sanatsal üretim, aşk ve geyik dışında bir İş yapmamıştır. 2001-04 arası birden kendimi dizi sektörünün içinde buldum. Rüzgar nereden esiyordu ve ben o zaman hangi ibne rıhtımda hangi döküntü teknenin içindeydim bilmiyorum ama garip bir şekilde diziler için uyduruk senaryo gruplarında, eblehçe düşünüp halkla bütünleşmek, kucaklaşmak hatta yiyişmek için, özetle rating için kıçını yırtan insanların arasında umutsuzca kıvranmak üzere savrulup gidivermiştim. Bu üç yıllık dönemde, belki de sinema mezunu olduğumdan, yüreğimde söndürülmesi pek mümkün olmayan hırsla mütemadiyen ürettim ve beni dinlemek ya da anlamak gibi bir gaye gütmeyen durgun bakışlı önemli kimselere sunum yaptım. Boşuna çabaladığımı anladığımda yıllar bir çabuk geçmiş, beni boktan bir boşluk duygusuyla sarmalamıştı.