Bu kitap, 1888 yılında Barselona'da geçen, çok gergin ve gizemli bir cinayet hikayesi. Barselona, büyük bir sergiye hazırlanırken şehirde genç kızlar teker teker kaybolmaya başlıyor. Bu olaylar halk arasında büyük bir korku yaratıyor.
Hikayenin ana kahramanı, Daniel Amat'tır. Amat, bu korkunç kaybolma vakalarını çözmek zorunda bir nevi.
Soruşturma ilerledikçe, cinayetlerin aslında yüzyıllar öncesine, 16. yüzyılın ünlü tıp bilimcisi Andreas Vesalius'un vücut ve anatomi hakkındaki gizemli çalışmalarına dayandığını fark ediyor.
Kitabın en güçlü yanı ise bana göre atmosferi. Çünkü yazar, Barselona'nın hem göz kamaştırıcı hem de karanlık, yeraltı dünyasını çok iyi anlatıyor.
Daniel Amat ipuçlarını birleştirirken bizde büyük bir gizemin ve tehlikeli sırların içine çekiliyoruz gibi hissettiriyor.
Kitap, tarihi arka planı ve sürekli yüksek tuttuğu gerilimi sayesinde, hızlı ve sürükleyici bir okuma deneyimi sunuyor bence.
Kısacası, tarihi bir şehirde geçen, çok eski sırlar içeren, heyecanlı bir dedektiflik macerası sevenler için kesinlikle tavsiyemdir bu kitap.