Şahinin biri, kendisini her nasılsa yakalamış olan avcılar arasında yaşıyormuş. Bir gün öz yurdunun hasretine dayanamayarak kaçmış. Memleketine gitmiş. Gitmiş ama, ayaklarında avcıların taktiği halkalar, boynundaki çıngıraklar hâlâ duruyormuş. Bunu gören diğer şahinler, onu aralarına kabul etmemişler ve kendisine demişler ki; "Bak, ne boynumuzda çıngırak, ne de ayağımızda halka var... Uç!... Senin boynuna bu çıngırağı, ayaklarına da bu halkayı nerde taktılarsa oraya kadar uç!..." Şahin yurdunu, yuvasını terk etmek istememiş, fakat şahinler de, onu orada bırakmak istememişler, bu yüzden başına üşüşüp pençeleriyle vücudunu parça parça etmişler..