Sevgili Nazlıcan Kabataş’ın çevirmeni olması vesilesiyle tanıştığım Kara Miras, fantastiğe giriş yapan okurlar için hayli uygun bir kurguya sahip. Ana karakterimiz Michael’in yaşı sebebiyle kurgu biraz daha gençlere yönelik bir eser olarak anılsa da paranormal olayların ve hikâyenin finalinin seviyesi düşünüldüğünde işlerin yanlış anlaşıldığı malum. Yazarımız henüz ilk kitapta gözü pek acımasızlıklarla bizi ele geçiriyor.
Kitabın yaş grubunun yanlış belirlenmesi unsurunda yönlendirmeye dayalı bir akış tercih edilmesi olduğunu düşünüyorum. Sürekli ipuçlarını takip ettiğimiz, yoktan var olan işleri kabul ettiğimiz bir düzlemdeyiz. Kurgu içerisinde cevapsız soru bırakılmasa da bazı noktalarda yazarın evet burada bir açık kalacak diyerek eklediği nüanslar olduğunu sezebiliyorsunuz. UNICORNE kısaltmasını pek sevmekle birlikte finale vardığımızda kurgunun derin işleri müjdelediğini görüyoruz.
Sürpriz bozanlara fazla girmeden devam etmek istesem de favori karakterim bin yüzlü tanrıçamız Chantelle’den bahsetmek isterim. Kurgunun mihenk taşı diyebiliriz sanırım kendisine. Girdiği her kılığa ayak uyduruş biçimi ve acımasız mizah anlayışı kurgudaki eğlencelerin başını çekiyordu. Bunun dışında Michael’in gerçekliği değiştirme biçimi bana Ursula K. Le Guin’in Rüyanın Öte Yakası’nı hatırlattı. Kitap içerisinde sıkça vurgulanan Klimt'in varlığını çözdüm diyemiyorum. Bu da kurguyu hafife almamla ilintili bir durumdu. Şüphelerim ayyuka çıksa da irdelemek yerine hafif bir akışta yüzdüğümü sanmışım. Hazindir ki Chris D’lacey’den yürekleri burkan bir sille yediğinizde kendinize geliyorsunuz. Kara Miras’ı paranormal olaylara ilgisi olanlara lise zorbalıklarıyla kesişen bir X-Files vakası olarak önerebiliriz.
Kara MirasChris D'lacey · Epsilon Yayınevi · 202177 okunma
Kitabı ilk okuyan olduğum için yorum yapma zorunluluğu hissettim. Çocuk ile genç yetişkin arasında bir kitap. Olumlu yanı kolay ve hızlı okunuyor. Başka da bir şey demiyorum.
Kara MirasChris D'lacey · Epsilon Yayınevi · 202177 okunma
~
Bir çocuk düşünün ; uçurumun kenarında düşmekte olan bir köpeğe fazlasıyla ilgi gösteriyor ve o köpeği kurtardığını hayal ediyor. Bir anda nasıl oluyorsa düşündüğü şeyi anlık yapmış oluyor.
Farkındayım fazlasıyla ilginç ancak Michael tam da böyle bir çocuk. Üstün yetenekli olan , ancak kendi de tam bu yeteneğinin farkında olamayan bir Hayal Mühendisi. Kafasında düşünüyor; tasarlıyor ve anında gerçekleştirirken buluyor kendini .
Aslında Michael’in babası da Üstün yetenekleri sahip olan biri. Görünürde yetenekli bir yazılım mühendisi ancak bunun yanı sıra karşısındakinin ruh halini ölçüp yalan söyleyip söylemediğini anlayabiliyor. Yani bu üstün yetenek babasından oğluna Miras olarak kalıyor. Kara bir Miras…
Babasını bu gizemli gücü sayesinde, Klimt isminde bir adam onunla çalışıyor. Ancak yazılım görevinin yanı sıra bu gücü de kullanılıyor. Derken bir anda baba sırra kadem basıyor. Öldüğünü düşünen aile, bir zaman sonra gizemli bi bakıcı tarafından; Michael’i yine o adama götürüyor. Bu adam ayrıca da UNİCORNE örgütünün de başı.
İyi de Klimt bu aileden ne istiyor ?
İşin en garip kısmı da Michael’a babasının hayatta olduğunun garantisini veriyor…
Bakalım babasından kalan bu Kara Miras ile Michael’i nasıl bir gizem bekliyor?
Serinin devamını heyecanla bekliyorum. Ama size tamamlanmasını beklemeden bu kıtabı hemen okumanızı tavsiye ediyorum
Epsilon Yayınevi
@aslituncy
#mervebookblog
Kara MirasChris D'lacey · Epsilon Yayınevi · 202177 okunma
Okuması ve içine girmesi çok zor, kurgusu saçma bir kitap olmuş. Seri denmiş ancak gerisi henüz yok. Başladım diye bitirdim ama benim için vakit kaybı oldu.
Kara MirasChris D'lacey · Epsilon Yayınevi · 202177 okunma
Her şey Michael, annesi ve kız kardeşi ile birlikte arabalarıyla okula giderken başladı. Yağmurun şiddetini artırdığı bir günde uçurumun kenarındaki bir Sibirya kurdunu görüp durduklarında,Michael içindeki tuhaf hisle beraber köpeğin intihar edeceğini haykırarak ona dogru koşması…
Öyle tehlikeli bir heyelan bölgesine bir cocugu kosarken gören polis ve Michael’in annesi onun peşinden çılgınca bagırıp koşarken o kimsenin anlayamayacağı şekilde köpeği kapıp kurtarmasına kimse anlam veremedi.
Peşine düşen gazetecilerde cabası.
Michael’in babası bundan bir kaç yıl önce gittiği iş gezisinde aniden ortadan kayboldu. Artık ailece öldüklerine inandılar.
Bir gün gizemli bir bakıcı Michael ve ailesinin hayatına aniden girmesi, sonrasında onu Klimt isimli bir adamla tanıştırması,adamın Unicorne’ye bağlı olması olayları tuhaf bir noktaya getirdi.
Adamın anlattıkları öyle tuhaf ve gizemli ki Michael’e belki babasını bile bulabilmeyi vaat etti.
Acaba Klimt dogru mu söylüyordu?
Michael’in babasının cok önemli bir yeteneği vardı. O insanların gözlerine baktığında gözlerindeki değişimlerden dogru veya yalan söylediklerini biliyordu.
Oğlu Michael’e geçen bu Kara Miras ve bazı olaylarla bağlantılarını öyle heyecanla okudum ki.
Rafferty adında ölen bir kız ve Michael’in okulundaki gizemli kız Freya yani okuldakilerin adlandırdıkları (ucube kız) ile Rafferty’in nasıl bir bağlantısı vardı?
Telekinezi,geçmiş hayata geri dönme ve aksiyon dolu bir macera.
Mutlaka okuyun arkadaşlar uzun zamandır böyle heyecanla bir kitap okumamıştım
Serinin ikinci kitabını sabırsızlıkla bekliyorum
Epsilon Yayınevi #epsilonyayinevi
Kara MirasChris D'lacey · Epsilon Yayınevi · 202177 okunma
Tan olarak ne okuduğuma bile emin olmadığım, boşa zaman kaybıymış gibi hissettiğim bi kitaptı. Fakat aynı zamanda da çok sardı neden anlamadım. 15 yas ve altı için uyumlu büyük ihtimalle.
Kara MirasChris D'lacey · Epsilon Yayınevi · 202177 okunma
Michael sıradan bir sabah ailesi ile birlikte okula giderken yolda karşılaştığı bir sibirya kurdu ile olağanüstü bir yeteneği olduğunu farkediyor. Tek farkeden kendisi değil, yeteneğinin peşine düşen gizli bir örgüt var. Yıllar önce ortadan kaybolan babasının bu örgüt için çalıştığını öğrenir ve onun bulunmasına yardımcı olmak için örgüte katılır. Babasına ulaşmak için önce kazaya kurban gitmiş bir kızın katilini bulması gerekmektedir. Ancak katil onun peşindedir.
Kara MirasChris D'lacey · Epsilon Yayınevi · 202177 okunma
Chris d’Lacey her yaştan çocuklar için kitaplar yazar, ancak dünya çapında yaklaşık dört milyon kopya satmış olan The Last Dragon Chronicles dizisi ile tanınır. Ejderhaları sever.
1954'te Malta'da doğmuş (Hollywood'un değil, Vikipedi'yi önerdiği gibi), fakat adanın hiçbir anısına sahip değildir ve hiç geri dönmemiştir. Hayatının çoğu Leicester'da yaşadı.
İlk tutkusu bir şarkı yazarı olmaktı ve otuzlu yaşların başına kadar kurgu yazmaya başlamadı. Büyüleyici bir Noel hikayesiyle büyüdü, endişe verici bir şekilde büyüdü, kutup ayıları hakkında 250.000 kişilik bir yetişkin destanına dönüştü. Bu henüz "alt çekmeceden" çıkmadı. Chris, tuhaf kısa öyküler yazmaya ilerledi ve saygın sayılabilecek küçük basın dergilerinde çaba sarf edildi. Bir arkadaşın dokuz yaşındaki çocuklar için bir hikaye yazması için bir yarışmaya katılmasını önerene kadar çocuk kurgusunu denemeye yönelik gerçek planları yoktu. Yarışmayı kazanmadı, ancak hikayeyi bir kar fırtınasından alan bir yayıncıya gönderdi. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, şimdi tamamen çocuk kurgusuna geçmiştir ve birçoğu yaygın olarak tercüme edilmiş otuzdan fazla başlık yayınlamıştır. İlk çocuk romanı Fly, Cherokee, Fly, Carnegie Madalyası'na övgüyle karşılandı.
2002 yılında Chris, çocuk kurgusuna verdiği hizmetlerden dolayı Leicester Üniversitesi (yirmi sekiz yıl boyunca bir çeşit bilim adamı olarak çalıştı) tarafından onursal bir doktora verildi. Şimdi tam zamanlı yazar ve okullar, kütüphaneler ve kitap festivalleri için düzenli bir ziyaretçidir. Son zamanlarda, o vekil Vincent Caldey altında genç yetişkin arenada girmiştir.