Sabrın tükenmediği demir, aklın geçemediği şehir, iradenin yıkamadığı kale yoktur Mantıksız geldikleri için hislerimi inkar edecek kadar büyümemiştim daha.
Kitap genel olarak işlenen bu cinayetlerin çözüm aşamalarını ve geçmişle olan bağlantılarını izleyerek bir yol haritası çıkarıyor. Olayların tam çözüldüğünü düşündüğünüz noktalarda çok güzel ters köşeler var. Bu nedenle kitabı okurken heyecanınızı hiç kaybetmiyorsunuz. Körebe’nin işlediği cinayetler ve yaptığı ritüelin nedeni kitapta detaylıca anlatılıyor.
Alkım Uyar ilk kitabında ülkemizde çok fazla örneği görülmeyen bir distopya denemesi yapmış. Uzak bir gelecekte dünyadaki olumsuz gelişmeler, özellikle de güneş ışınlarının zararlı etkileri, Retip şehrinin yöneticilerini bağımsızlıklarını ilan etmeye ve şehri dev bir kalkan altına sokarak dışarıdaki olumsuzluklardan uzak tutmaya yöneltmiştir. Bu olaydan yüzlerce yıl sonra Retip şehri Yönetim tarafından oldukça sıkı kurallarla yönetilen ve son derece sınıfsal bir toplum haline gelmiştir. Toplumun en üst katmanlarındakilerin sanatla uğraşmasına izin verilir, gelir durumları da iyi olduğu için rahat yaşayabilirler. Büyük teknolojik gelişme sayesinde herkesin her an nerede olduğunun izlenebildiği ve her türlü işlemin elektronik olarak yapılabileceği bir sistem geliştirilmiştir.
Toplumun alt katmanlarında yaşayanlar ve şehre gelen göçmenler gettolarda yaşarlar. Zaman zaman şehrin dış mahallelerinde dolaşan radyoaktif bir bulut karşısına çıkanların ölmesine neden olur.
Tarin üst sınıflardan bir kızdır ve Akademi'de sanat bölümünde okumaktadır. Yakın zamanda ölen anneannesini kendisine bıraktığı esrarengiz bir kitap eline geçer. Bu kitap artık varolmayan eski bir dilde yazılmıştır ve bu dili bilen çok az eski dil uzmanı kalmıştır. Tarin kitabı çevirerek ne olduğunu anlamasına yardım edecek birisini ararken karşısına orta sınıflardan uçarı bir delikanlı olan Yarmuk çıkar. Yarmuk para kazanmak için bir tür mafiaya bulaşmıştır ve onların patronu Yarmuk'tan esrarengiz bir kitabı bulmasını ister. Her iki genç kendi aradıkları kitapların birbirini tamamladığını ve çok eski bir kehanete ışık tutacaklarını keşfederler.
Distopya edebiyatı içinde düşünüldüğünde eli yüzü düzgün bir kitap ortaya çıkarmış Uyar. Ancak ben kitapta bazı sorunlara rastladım. Birincisi iki simetrik ve
1972 Temmuzunda Ankara’da doğan Alkım Uyar, TED Ankara Koleji ve İTÜ Mimarlık Fakültesi mezunudur. İş hayatına henüz öğrenciyken reklam yazarı olarak atılmış, sonrasında 18 yıl boyunca reklam, medya ve televizyon sektörlerinde kreatif ve üst düzey yönetici olarak çalışmıştır. ANS, CNNTÜRK kreatif departmanlar yöneticiğili; 24 Haber’de kurucu yönetici ve programlar koordinatörlüğü görevlerini yürütmüştür.
Kanada Merkezli ve ICF onaylı bir koçluk sistemi olan Inflow Creative Coaching’de eğitimini tamamladıktan sonra, NLP (nero linguistik programing), EFT (duygusal özgürleşme teknikleri), Takım oyunu ve iş hayatında liderlik becerileri ile ilgili aldığı ‘Yıldızlara Ulaşmak’ eğitimi, Zihinsel Yaratım Atölyesi (Quantum Transformation), Reiki (enerjilerle çalışma) ve Sanatsal Yaratım Atölyesi gibi kişisel gelişim süreçlerinden geçmiştir. Öte yandan Tasavvuf okumaları ve sohbetleri yapmaktadır.
Uzun yıllardır farklı eğitim kurumlarının çatısı altında, pek çok farklı konularda kişisel gelişim workshop’ları ve koçluk çalışmaları yapmakta, çeşitli kurum ve üniversitelerde iletişim becerileri ve yaratıcılık eğitimleri vermektedir. Alkım Uyar, Dialog’da “İlişkileri Doğru Yönetmek” atölyesinde eğitmenlik yapmaktadır.