Adı:
Kızıl Kürdistan
Baskı tarihi:
Mayıs 2010
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054375004
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Peri Yayınları
Günümüzde, devleti olmayan halkları yönetmek, ancak baskıyla, zulümlerle olabiliyor. Ermenistan-Azerbaycan anlaşmazlığının temel nedenlerinden biri, Kızıl Kürdistan Özerk Bölgesi üzerindeki hak iddialarıdır. Her iki devlet de Kürt topraklarına sahip olmak için mücadele ediyor. Ortada neden Kürtler yok? Güçlü bir Kürt özerkliği olsa, Stalin Kürtleri sürgün edebilir miydi? Laçin, Kelbecer, Zengilan, Kubatlı, Cebrail, Zengezur gibi şehirlerde Kürtler yaşamlarını sürdürselerdi, Ermenistan ve Azerbaycan Kürt toprakları üzerinde böylesine çekişebilirler miydi? Bu tür haksızlıkların yaşanmasına engel olmak için Kürtlerin de benzer bir siyasal yapıya ihtiyaçları yok mu?

Kürtler konusunda büyük bir unutma-unutturma söz konusu. Bunun çarpıcı örneklerinden biri herhalde,1923-1929 Kızıl Kürdistan'dır. Kürt sorunu konusunda Sovyetler Birliği eleştirildiği zaman, bu eleştiri komünizm düşmanlığı olarak algılanıyor. Bu algılama yanlıştır, yanlış bir değerlendirmedir. Doğru değerlendirme şu soruların gündeme getirilmesiyle olur. Sovyetler Birliği, neden mazlum Kürt halkı karşısında otoriter, totaliter, faşist yönetimlerle işbirliği yapmıştır? Neden mazlum Kürt halkının değil, otoriter, totaliter, faşist yönetimlerin yaınında yer almış, onların çıkarlarını savunmuştur?"

-İsmail Beşikçi

1923 yılında Azerbaycan merkezi yürütme komitesinin kararı ile Kürdistan inzibati birim olarak belirlenmiştir. 1932' de A. Bukşpan " Azerbaycan Kürtleri" kitabında bu birimin sınırlarını şöyle tarif eder: " Eski Kürdistan kazasının Kuzey sınırlarını Gence kazasına kadar uzanan Murovdağ sıradağlarından akan su belirlemekteydi. Kürdistan, Kangur-Elegaz sıradağlarından geçen nehir boyunca Ermenistan SSC' nin Nor-Beyazit kazasıyla sınırdaştı . Güney Doğu'da ise Ermenistan SSC'nin Dereleyez ve Zengezur illerine kadar uzanmaktaydı. "

Her üç komşu halkın, birbirlerinin doğuştan gelen haklarına saygı ve eşitlik ilkeleri temelinde bir arada yaşamasının sağlanması için çabalamak, her Kürt'ün, Ermeni nin ve Azeri nin en ali insanlık görevidir. Bir gök kubbenin altında kanın dökülmediği, gözyaşlarının akmadığı, annelerin ağlamadığı istikrarlı bir Kafkasya'yı çocuklarımıza neden çok görüyoruz ki?

Bir karış daha fazla toprağa sahip olma çılgınlığının yarattığı Karabağ çelişkisi; düşmanlığa karşı dostluk, husumete karşı hoşgörü ve toprak-sınır çekişmesine karşı barış ve diyalog prensibi ile çözülemez mi?

-Hejare Şamil
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
BDT’de etnik azınlıklara en toleranslı yaklaşan Kazakistan Cumhuriyeti’nde bile Kürtler %20 oranında asimilasyona uğramıştır.
Ezize Ziyo Bedirxan
Sayfa 6 - Pêrî Yayinlari
Kızıl Kürdistan 1923’de ulusların kendi geleceklerini belirleme hakkı doğrultusunda Sovyetler Birliği yöneticileri tarafından Azerbaycan’a bağlı bir özerk bölge olarak kurulmuştu. 1923-1929 yılları arasında yaşadı.

1992 savaşında Ermenistan’ın işgal ettiği topraklar, Ermenistan ile Karabağ arasındaki Kızıl Kürdistandı. Bu bölgedeki başlıca şehirler; Laçin, Kelbecer, Kubatlı, Zengilan ve Cebrail idi. Ayrıca Kızıl Kürdistana Zengezur’un bir kısmı da dahildi.
Ezize Ziyo Bedirxan
Sayfa 11 - Pêrî Yayinlari
Uluslararası ilişkilere yön veren temel ilkeler hala, adalet, özgürlük, eşitlik, barış, insan hakları gibi değerler değildir, kaba güçtür. Kaba gücü elinde bulunduranlar, kendi ulusal çıkarlarını savunabilmekte, uluslar arası ilişkilere yön verebilmektedir. [İsmail Beşikçi]
Ezize Ziyo Bedirxan
Sayfa 11 - Pêrî Yayinlari

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kızıl Kürdistan
Baskı tarihi:
Mayıs 2010
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054375004
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Peri Yayınları
Günümüzde, devleti olmayan halkları yönetmek, ancak baskıyla, zulümlerle olabiliyor. Ermenistan-Azerbaycan anlaşmazlığının temel nedenlerinden biri, Kızıl Kürdistan Özerk Bölgesi üzerindeki hak iddialarıdır. Her iki devlet de Kürt topraklarına sahip olmak için mücadele ediyor. Ortada neden Kürtler yok? Güçlü bir Kürt özerkliği olsa, Stalin Kürtleri sürgün edebilir miydi? Laçin, Kelbecer, Zengilan, Kubatlı, Cebrail, Zengezur gibi şehirlerde Kürtler yaşamlarını sürdürselerdi, Ermenistan ve Azerbaycan Kürt toprakları üzerinde böylesine çekişebilirler miydi? Bu tür haksızlıkların yaşanmasına engel olmak için Kürtlerin de benzer bir siyasal yapıya ihtiyaçları yok mu?

Kürtler konusunda büyük bir unutma-unutturma söz konusu. Bunun çarpıcı örneklerinden biri herhalde,1923-1929 Kızıl Kürdistan'dır. Kürt sorunu konusunda Sovyetler Birliği eleştirildiği zaman, bu eleştiri komünizm düşmanlığı olarak algılanıyor. Bu algılama yanlıştır, yanlış bir değerlendirmedir. Doğru değerlendirme şu soruların gündeme getirilmesiyle olur. Sovyetler Birliği, neden mazlum Kürt halkı karşısında otoriter, totaliter, faşist yönetimlerle işbirliği yapmıştır? Neden mazlum Kürt halkının değil, otoriter, totaliter, faşist yönetimlerin yaınında yer almış, onların çıkarlarını savunmuştur?"

-İsmail Beşikçi

1923 yılında Azerbaycan merkezi yürütme komitesinin kararı ile Kürdistan inzibati birim olarak belirlenmiştir. 1932' de A. Bukşpan " Azerbaycan Kürtleri" kitabında bu birimin sınırlarını şöyle tarif eder: " Eski Kürdistan kazasının Kuzey sınırlarını Gence kazasına kadar uzanan Murovdağ sıradağlarından akan su belirlemekteydi. Kürdistan, Kangur-Elegaz sıradağlarından geçen nehir boyunca Ermenistan SSC' nin Nor-Beyazit kazasıyla sınırdaştı . Güney Doğu'da ise Ermenistan SSC'nin Dereleyez ve Zengezur illerine kadar uzanmaktaydı. "

Her üç komşu halkın, birbirlerinin doğuştan gelen haklarına saygı ve eşitlik ilkeleri temelinde bir arada yaşamasının sağlanması için çabalamak, her Kürt'ün, Ermeni nin ve Azeri nin en ali insanlık görevidir. Bir gök kubbenin altında kanın dökülmediği, gözyaşlarının akmadığı, annelerin ağlamadığı istikrarlı bir Kafkasya'yı çocuklarımıza neden çok görüyoruz ki?

Bir karış daha fazla toprağa sahip olma çılgınlığının yarattığı Karabağ çelişkisi; düşmanlığa karşı dostluk, husumete karşı hoşgörü ve toprak-sınır çekişmesine karşı barış ve diyalog prensibi ile çözülemez mi?

-Hejare Şamil

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Mehmet Manaz

Kitap istatistikleri