''Asla ağlamaz. Sonbaharı çok sever. Bunu onlara söylemek istiyorum. Dökülen yaprakları çocuk gibi toplayıp saklar. O sadece bir çocuk. BULUN ONU.'' Bir anne nasıl oluyorda çocuklarındaki değişiklikleri fark edip sorunları erteliyor sözde doğru zamanı bekliyor diye soruyorum kendime. Gerilim dolu çok ayrıntı var ama bence yine de okunmaya değerdi. Anne olarak yapmamam gereken hataları gördüm meğer tanıdığımızı sandığımız en yakınlarımızın bile bilmediğimiz yanları varmış...
Jenny ve Ted çiftinin kızı Naomi kaybolur. Anne doktor baba cerrah. Son derece yoğun çalışmaktalar. Naomi'nin ikiz ağabeyleri var. İki zıt karakter. Konuşmayı bırakmış bir aile.
Başlarda okumaya adapte olmakta zorlanıyorsunuz çünkü Naomi'nin kayboluşunu baz alarak zaman döngüsü bir günümüze bir de kayboluşunun hemen sonrasına bağlanıyor.
Peki bu kitaptan ne anladım? İlgi göstermezsen çocuğuna İlgi gördüğü yere gider diyor net olarak. Üzüldüm açıkcası ve yorgunluk hissetmeme sebep oldu kitap. Ama güzeldi.
Roman değil de sanki, Doktor Malcolm diye bir kadının günlüğünü okumuş gibi hissettim. Heyecanlıydı. İlk başlarda çok sıkıldım bırakmamak için kendimi zorladım.. Sonra bir şey oldu.. Kurgudan çıktı gerçek bir günlük defterine dönüşü verdi. Gerçekten Mükemmel bir kitap bayıldım. Duygusal.. Merak... Kaybolan kızının ardından her şeyden herkesten şüphe duyan.. Kendini sorgulayan ve dahası..
Çok zor biten bir kitap olay örgüsü...insan sevgisiz ilgisiz kaldığı her yeri terk ettiği sevgiyi gördüğü yere varınca ulaştığı huzuru anlatan sonu çok anlamlı çok güzel biten bir romandi.. okunmalı..
Üzülerek söylüyorum ki kitapta sonu hariç beğendiğim tek bir kısım bile yok. Konu olarak yani. Yazarın diline sonra gireceğim. Çok büyük beklentilerle başladım. Birkaç kişi bana kitabın çok iyi
Kitapta, on beş yaşındaki kızları bir gece ortadan kaybolduktan sonra hayatı bir anda altüst olan bir doktor ve ailesinin hikayesini okuyoruz.. Okuyoruz diyorum ama ne okudun diye sorun cevabım koca bir hiç... Türü psikolojik gerilim diye aldım ama gerilimin g'si bile yok. O kadar çok ayrıntı var ki kitapta, konu akmadığı için bi yerlerden sonra atlayarak ilerledim... Olmamış, harcadığım zamana acıdım.. Puanım 2/5..
yazarın okuduğum ilk kitabı ve sanırım türkçeye çevrilmiş tek kitabı kitabın konusu gerçekten güzeldi ama sonu için aynı şeyi söyleyemeyeceğim kesinlikle farklı bir sonu hak ediyordu.
Kitabın özellikle son sayfalarını çok heyecanla ve merakla okudum , çok gerilimli bir son beklerken gayet sakin bir final oldu . Ama yazarın dili betimlemeleri güzeldi .
Karakterleri anlatırken hepsine bir giz vermiş okurken sıkılmayacağınız bir kitap
kitaba gerçekten sıfır beklentiyle hatta beğenmeyeceğimi düşünerek başladım ama kitap bir şekilde beni içine çekti ve düşündüğümden daha çok beğendim. bazı kısımların şimdiki zamanla anlatılması beni bir tık rahatsız etti ama çok da takılmamaya çalıştım. bilemiyorum okunabilir bir kitap
Jane is a general practitioner who completed a post graduate diploma in Creative Writing at Bristol university and went on to study for a M.A in Creative writing at Bath Spa. She was shortlisted for the Janklow and Nesbitt award and the Lucy Cavendish fiction prize for Daughter, her first novel.
She and her husband, a Professor of Neurosurgery, have 5 children and live in Bristol, England.