Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 38 dk.
Sayfa Sayısı:
128
İlk Yayın Tarihi:
2021
Yayınevi:
Alfa Yayınları
ISBN:
9786254494000
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·128 syf.··
2022 78. kitabı
Bir koltuğa sahip olmak ne demektir? Bu koltuk devlet kurumlarının koltuğu tabii. Yani orada bir memursunuz ve oturduğunu koltuk size birçok insanı misafir etmeye yarıyor. Ne demek bu koltuk? Biliyoruz ne demek olduğunu. Koltuk demek, devleti arkasına alıp insanları soymak demek. Bu kadar da değil. İnsanları soyanları da soymak demektir koltuk. Dosyanın arasına bir miktar para, bir çek, bir kapı anahtarı sıkıştırdınız mı hem iş görürsünüz hem de cep doldurursunuz. Koltuk kitabı, bir koltuktan elde edilebilecek her şeyi anlatıyor. Yetmiyor alaycı üslubuyla biraz da abartı kullanarak koltukla aşk yaşamayı bile sağlıyor. Evet evet! Aşk yaşamak bir koltukla. Erotik manada. Kitapta sekreter bir kadının, koltuk sahibi memur ile ilişkiye girme bölümü ciddi anlamda lüzumsuz geldi. Sekreterlerin bu amaçla kullanıldığı izlenimini, sekreterin yaşamını kısaca anlatarak yok etse de bu bölüm lüzumsuz olmuş. Geriye kalan tüm diyaloglar, buluşmalar tam yerinde. Hem dini kullananlar hem politikayı, mesleklerinde sözü geçen kişilerin avantaj sağlamak için çırpınışları cuk oturmuş.
KoltukAleksandr Potemkin · Alfa Yayınları · 013 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2022 2. kitabı
#okudumbitti #AleksandrPotemkin #Koltuk #128Sayfa #OcakAyı2ciKitap "Bulunacak çok şey olmalı. Hayır, olamaz! Yarın değil, ama şimdi, hemen, ha? Mahahorün'in dikkatini koltuğumdan uzaklaştırmak için!!!" Selam canlar. Millet ne çektiyse hep şu koltuk sevdalılarından çekmiştir değil mi? İroni dolu, espirili değişik bir kitap okumak isteyenlere tavsiye ederim. Koltuk sevdası uğruna ne çarklar dönüyor arka planda çok net bir biçimde anlatmış. Her türlü argümanın kullanılmasında hiçbir sakınca görmeyen siyaset öyle konularla anlatılmış ki, arka kapak yazısında da değindiği gibi hiç yabancı gelmeyecek size. Diplomasız siyasiler(Rusyadan bahsediyoruz ), rüşvetle mevki sahibi olan milletvekili çocukları (evet evet hala Rusyadayız) rakibin ayağını kaydırmak için cinselliği kullanmak( bu da Rusyadan) gibi gibi bizim hiç bilmediğimiz pis bir siyaseti anlatmış yazar. Amannn evlerden.. Birde koltuk sevdasından kafayı yemek var ki bize ne kadar da yabancı kavramlar. Bayıldım bu kitaba. "Bir de cumhurbaşkanı olmak istedi. Peki paylaşmayı öğrenmediysen, nasıl cumhurbaşkanı olacaksın" heee tabi cumhurbaşkanlığı=paylaşmak demek zaten "Ama makamların akla ihtiyacı yoktur" evet evet parayı veren düdüğü çalıyordu değil mi? "Kimin daha fazla parası, bağlantısı ve kurnazlığı varsa hayatın sahibi de odur" eh ben demiştim zaten bir önceki alıntıda "Bana hizmet eden insanlar batmaz! Ancak uzun dil ve itaatsizlikle beni üzme" ahaa nasıl üzülür ben sana gösteririm diyor resmen "Demokrasi nutuklarla değil, insanın kendi davranışıyla başlar" bu bana özel bir alıntı olsun. Nedeni bende saklı "Bilgiye vergi uygulamanın zamanı geldi" lütfen küfür hakkınızı bir sonraki alıntıya saklayınız "Ah güzelleri unuttum. Onlar da vergi ödemek zorundalar. Herkes güzelliğin bir servet olduğunu yazıyor! Ülkemizde
KoltukAleksandr Potemkin · Alfa Yayınları · 013 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2022 97. kitabı
Şimdi size uzak bir coğrafyada geçen, hayali bir şey anlatacağım. Zamanın ve ülkenin birinde, devlette önemli bir bakanlıkta şube müdürlüğü yapan bir general varmış. Oturduğu koltuğu pek severmiş, hatta koltuğuna aşıkmış. Onu kaybetmek düşüncesi bile adama tahammül edilemez gelirmiş.  Koltuğunu kaybetmemek için ülkede ne kadar güçlü fikir ve grup varsa dahil olup onları destekler görünürmüş. Gerektiğinde milyonlar bile vererek makamını, koltuğunu korumaya kararlıymış. Öyle ya ona imrenerek bakan, iş yapması için, onayı için önünde boyun büken, yaptıkları işten elde ettikleri kârı onunla bölüşen insanları nasıl bırakabilirmiş? Bütün bunları kendisi de başkalarına yapıyormuş ama hiç sorun değilmiş, yeter ki koltuğundan onu ayırmasınlarmış…  Bi tanıdık geldi sanki, öyle mi? Yok canım o aklınızdan geçen değil, aman ha! Olay Rusya'da, hem de ikibinli yıllarda geçiyor, baş karakterimiz Arkadi Lvoviç Dulçikov. Neyse…derin bir soluk alabilirsiniz. Kitabı daha önceden duymuşluğum yoktu ama sitede gezerken konusu bana Bulgakov kitaplarını anımsattı. Daha önce Mihail Bulgakov'un birkaç kitabını eklemiştim buraya. Yorumlarda kara mizah ve hicvi sevdiğimi belirtmiştim. Anımsatması boşa değilmiş, güzel bir yergiydi. Ama Bulgakov'un o kendine has mizahını yine tek geçerim.  Aziz Nesin'in de Koltuk diye bir hikayesi var ama konumuzla uzaktan yakından alakası yok. Siz bu türü sever misiniz? Ya da yazarı daha önce okumuş muydunuz? 
KoltukAleksandr Potemkin · Alfa Yayınları · 013 okunma
Reklam