Köpek (Öğle Vakti Günah Çıkartma)

·
Okunma
·
Beğeni
·
277
Gösterim
Adı:
Köpek
Alt başlık:
Öğle Vakti Günah Çıkartma
Baskı tarihi:
Mayıs 2016
Sayfa sayısı:
78
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051850009
Kitabın türü:
Çeviri:
Feza Şişman
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
“Canto’yu okudum ve anladım. Sizi kutluyorum ve yeteneklerinizden dolayı sizi kıskanıyorum.”Max Frisch, kutlama telgrafı, 1963 Alman dilinin yaşayan en büyük yazarlarından Paul Nizon, Bernhard ve Handke düzeyinde bir biçeme sahiptir. Edebiyatı “özgürce seçilmiş varoluşsal bir görev” olarak gören, biçimsel özgürlüğe her şeyden çok önem veren, sanat tutkunu bir kent gezgini olan Nizon, günümüzde yazınsal tür haline gelmeden çok önce, kurgulanmış özyaşamöyküsü olarak tanımlanan “öz-kurgu” (auto-fiction) biçimini yenilikçi romanlarında kullanmaya başlamıştır. Köpek, Céline’i, Henry Miller’ı, Bulantı’nın Roquentin’ini anımsatan tavrıyla, kökten bir kırılmanın, geri döndürülemez bir uzaklaşmanın serinkanlı ve şiirsel anlatımıdır. Yoldan çıkmış, ailesini, köpeğini, gönül ilişkilerini terk etmiş, toplumsal yaşamın tüm değerlerine sırtını dönmüş bir sokak serserisinin hikayesidir bu. Gün boyu kaldırımlarda sürten, çevresindeki marjinal, dışlanmış tipleri inceleyen ve sürekli eski yaşamını, köpeğini, ilişkilerini anımsayan anti-roman kahramanı, yaşamın ve yazının anlamını, mutlak özgürlüğü, kesif yalnızlığı umutsuzca arayışı boyunca, yazarı derinden etkilemiş en öznel temalar aracılığıyla kendisinin yöntemli bir araştırmasına girişir, dünyanın duyusal izlenimlerine müthiş bir dikkatle tanıklık eder. “Onun günlükleri bir nehir gibidir, bunlar (Paris’i dolaşarak tarayıp biriktirdikleri) akıp gider ve hikayelere, romanlara girdiğinde, o bu nehirden, karakter adaları yaratır. Sanırım ifade budur. Çok güzel bir tanımlama. Karakter adaları yapar... (Hikayelerinde) bol özgürlük ve netlik vardır, bunun için onu bazen kıskanırım. Erkeklik de vardır, bunun için de kıskanırım.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
0 kadar yalnızdım ki yalnızlıktan midem gurulduyordu, yalnızlığa doyamıyordum, daha da acıkıyordum, ancak o zaman mutlu oluyordum.
Gizeme yaklaşmayı istememek lazım, çünkü gerçek, bence, en berbat düğümdür, çözülmez. Kitaplar sessiz konuşsalar da, okuyucunun zihninde patlamalı diye düşündüm her zaman.
- " (…) Hayat hikâye yazmaz!
Hayata farklı anlamlar vererek hikâyelere çeviren ve oraya tıkıp tüm kapıları kilitleyen biziz...
Ve hayatı dışarıda bırakan da..."
Paul Nizon
Sayfa 32 - Everest Yayınları
Her yaşam hikayesi bir polistir, seni tutuklayıp, içeri tıkar, hüküm giydirir diye okumuştum bir zamanlar. Bu nedenle mi üniversite öğrenimimi yarıda bıraktım ve daha sonra da sık sık iş değiştirmem tutuklanmamak için miydi?
Yoksulların bavulları göçmen ya da sürgün bagajıdır, muhtaçlığı, bazen de can havliyle hayatta kalma cesaretini taşır. Ya da dışlanmanın hüznünü yansıtırlar.
Yaşam bir hikayeye sığdırılamaz. Hikayeler yaşama vurulmuş darbelerdir. Hikaye
olmasın, özgeçmiş olmasın, eşkal olmasın. Aranıyor afişi yalnızca suçluların olur, onlar itham edilir. Kamuya açık olmasın. Ben meçhul kalmak istiyorum. Ben hep meçhul kalmak istedim, evlilikte bile. Karım günü nasıl geçirdiğimi sorduğunda, "Nereden bileyim? Biliyor muyum ben? Bildiğim tek şey, aslında beni hiç ilgilendirmeyen, üstelik günümü çalan, o lanet dosyalarla, prosedürlerle boğuştuğum. Bugün havanın nasıl olduğunu bile bilmiyorum, her şeyden mahrum bırakıldım" diyordum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Köpek
Alt başlık:
Öğle Vakti Günah Çıkartma
Baskı tarihi:
Mayıs 2016
Sayfa sayısı:
78
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051850009
Kitabın türü:
Çeviri:
Feza Şişman
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
“Canto’yu okudum ve anladım. Sizi kutluyorum ve yeteneklerinizden dolayı sizi kıskanıyorum.”Max Frisch, kutlama telgrafı, 1963 Alman dilinin yaşayan en büyük yazarlarından Paul Nizon, Bernhard ve Handke düzeyinde bir biçeme sahiptir. Edebiyatı “özgürce seçilmiş varoluşsal bir görev” olarak gören, biçimsel özgürlüğe her şeyden çok önem veren, sanat tutkunu bir kent gezgini olan Nizon, günümüzde yazınsal tür haline gelmeden çok önce, kurgulanmış özyaşamöyküsü olarak tanımlanan “öz-kurgu” (auto-fiction) biçimini yenilikçi romanlarında kullanmaya başlamıştır. Köpek, Céline’i, Henry Miller’ı, Bulantı’nın Roquentin’ini anımsatan tavrıyla, kökten bir kırılmanın, geri döndürülemez bir uzaklaşmanın serinkanlı ve şiirsel anlatımıdır. Yoldan çıkmış, ailesini, köpeğini, gönül ilişkilerini terk etmiş, toplumsal yaşamın tüm değerlerine sırtını dönmüş bir sokak serserisinin hikayesidir bu. Gün boyu kaldırımlarda sürten, çevresindeki marjinal, dışlanmış tipleri inceleyen ve sürekli eski yaşamını, köpeğini, ilişkilerini anımsayan anti-roman kahramanı, yaşamın ve yazının anlamını, mutlak özgürlüğü, kesif yalnızlığı umutsuzca arayışı boyunca, yazarı derinden etkilemiş en öznel temalar aracılığıyla kendisinin yöntemli bir araştırmasına girişir, dünyanın duyusal izlenimlerine müthiş bir dikkatle tanıklık eder. “Onun günlükleri bir nehir gibidir, bunlar (Paris’i dolaşarak tarayıp biriktirdikleri) akıp gider ve hikayelere, romanlara girdiğinde, o bu nehirden, karakter adaları yaratır. Sanırım ifade budur. Çok güzel bir tanımlama. Karakter adaları yapar... (Hikayelerinde) bol özgürlük ve netlik vardır, bunun için onu bazen kıskanırım. Erkeklik de vardır, bunun için de kıskanırım.

Kitabı okuyanlar 12 okur

  • Özgür Yılmaz
  • Salazar
  • İbrahim
  • Zehra
  • N
  • Kera
  • Emine Şalcı
  • Farazi_62
  • Şadan Çağlar
  • tabula rasa

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%25 (1)
7
%25 (1)
6
%50 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0