Gönlümüz yara aldığında, karşımızdaki de yaralansın isteriz. Onu yerden yere çaldığımızda, sanırız ki biz yükseklere uçarız.Doğru değil kardaşım, yalandır.Kendi kendimizi aldatırız, oyalanırız.
Üç günlük yalan dünyada
Koç yiğitler gelmeseydi
Dünyayı gam bürür idi
Ağlayanlar gülmeseydi.
Nolurdu Dizdar nolurdu
Gün doğmadan mı kalırdı
Bir adam deli olurdu
Sevdiğini sormasaydı.
Kalk salın Dizdar kalk salın
Aşık bilir aşık halin
Yanağında gonca gülün
Yaprakları solmasaydı.
Hara Köroğlum da hara
Var derdine derman ara
Ölüme bulurdum çare
Emir haktan olmasaydı.
Köroğlu'nun ünü Çin ve Maçin'e uzanalı beri, nerede bir yoksul, bir gezgin derviş var ise, ilk fırsatta Çamlıbel'e gelirler, Köroğlu'nu görürler, onunla dünya üzerine görüşürler, para alır, giyecek alır, yiyecek alır, giderlerdi.Gittikleri yerlerde Köroğlu'ndaki yiğitliği, el açıklığını över anlatırlardı.
Dolandık da geldik bu güzel yurda
Bundan böyle durağımız bu yerde
Fırsatın verme çakal ile kurda
Aslanın da oğlu aslan olmalı.
Deli Yusuf'um, söylerim son sözüm
Yaralıdır sinem, haraptır özüm
Kırat yoluna verdim bu iki gözüm
Adam olup ata binen olmalı.