Reklamı iyi yapılamadığı için kitabın Türkiye'deki okunma ve satış rakamlarının şu ana kadar beklenenden oldukça düşük kaldığını düşünüyorum. Halihazırda stoklarda bulunmadığından dolayı isteseniz de temin edemeyeceksiniz, fakat elinde bulundurduğunu bildiğiniz arkadaşınız varsa ödünç alarak okumaya başlayabilirsiniz. Ben de Ultra Maraton koşucusu bir abimden ödünç alarak okumaya başladım. Ek bilgi olarak İnternette ingilizce olarak pdf hali mevcut, ilgi duyan arkadaşlarım ile paylaşabilirim.
Kitap koşucuların bir başucu kitabı olacak nitelikte, fakat koşu tekniği anlamında değil; daha çok motivasyon anlamında. Bu nedenle koşuya başlamak için bir neden arıyor ya da koşmayı seviyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız derim. Koşu endüstrisi tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de revaçta, koşmak ise her geçen gün insanlar arasında yayılmaya devam ediyor. Bunun nedeni yaşanan ekonomik sıkıntılar ve siyasal gerginlikler. Kitabımızda da bunla ilgili güzel bir tespit mevcut; ABD'de koşu sporunun en yaygın olduğu dönemler ekonomik kriz yılları, 11 Eylül saldırıları ve Vietnam Savaşı zamanları olduğu tespit edilmiş. Bu vesile ile mutlu olmanın ya da üzgün olmanın bizi temel dürtümüz olan koşmaya yönelttiğini düşünüyor yazarımız. Bunun yanı sıra koşmanın insanoğlunun evrimindeki yerini ayrıntılı olarak bilim insanlarının alıntıları ile ortaya koyuyor.
Kitap bizlere, zorlu coğrafyalarda 100-200 km'lik mesafeleri sandaletleri ile koşan dünyanın en mükemmel uzun mesafe koşucularını, yani Raramuri (Tarahumara) yerlilerini anlatmakta. Yazarın bizzat katıldığı ve tanık olduğu dünyanın en müthiş Ultra Maratonu yarışının içinde bulacaksınız kendinizi. Dünyanın yaşayan en elit koşucularının katıldığı, yenilmez şampiyon Scott Jurek'in, Tarahumara'lı Arnulfo Quimare ile karşılaşmasını