...Türkçemizin gizine varmış bir şair Taner. Kabuğuna güzellemeler yaparken aynı zamanda kabuğunu kıran, her ne kadar metafizik ögeler, kelimeler soksa da şiirine, onun bu kelimeleri kullanış amacı ( öznel yorum ) daha çok fonetik ve dolayısıyla şiirin sesçil yanına ilişkin olduğunu düşünüyorum. Öte yandan yukarıdaki öznel tanıtlamamı, Orhan Koçak’ın Taner şiirini imlediği üzere pekiştirirsek de: ‘’Bazı negatif teolojileri anımsatsa da, Taner’in şiirinin asıl ilkesinin, ne mutlak olumlama ne de mutlak inkâr’’ olduğunu söylüyor. Her ne kadar kuramsal düzeye oturtmak istesek de şiiri, şiir sürprizler yapabilen, çember dışı öngörüleri, metaforları, imgeleri, biçemi olan, yeri geldiğinde de tanıtladığımız, cennete ya da cehenneme binaen kurduğumuz bütün sıfat ve öngörüleri de kırabilecek güçte bir sanat. Bu nedenle, şiiri, tek hatta ya da çoklu bir düzleme de oturtamayız. Uzay gibi bir şeydir şiir, temel sac ayakları belli dahi olsa, onu oluşturan kelimeler aracılığıyla pekala uzay gibi bükülebilir.
...İmdi bu entellektüel paragraflara ne hacet deyip biraz Taner hakkında girizgah inşaa edelim...
Evet, 1980de Tan yayınlarını kuruyor. Aylık şiir şeçkisi çıkartıyor. Seçkinin ilk yedi sayısını ve 1982 Yıllığı’nı Enis Batur, sonraki sayılarını Füsun Akatlı( Metin Altıok’un eşi ) ve kendisi yönetiyor. Bir Denizin Çekildiği Bütün Kıyılar adlı eseriyle 1981 yılı Türk Dil Kurumu Ödülü’nü, Toplu Şiirleri: Küflü Şimşek ile de 2000 Antalya Altın Portakal Şiir Ödülü’nü alıyor. Anadolunun çeşitli yerlerinde TRT için programlar ve spikerlik de yapıyor.Ayrıca İngiliz ve Amerikan şiirinden çeviriler ve Divan şiiri özelinde, kendi şiir poetikasına ait şiir çalışmaları var. Çok yönlü ve şiirimizde elle tutulur bir yeri olmasına rağmen yeni jenerasyonun pek bilmediği ve Türkçeyi