Lodos Ağacı Süleyman Güner öykü papirüsoutrigger yay.143 sayfa şubat 2022
*
Uzun çok uzun zamandır kurduğum düşlerimden bir tanesiydi Çanakkale'yi ve şehitliği görmek. Nihayet kurduğum bu düşü mayıs başında gerçekleştirdiğimiz bir proğramla gerçeğe dönüştürdük.
Çanakkale'ye turla gelmiştik ve sayılı günlerimiz vardı. Rehberimiz yaptığı proğramla ilk günü Bozcaada ve Truva ziyaretine ayırmıştı.
Sabah arabalı vapura bindiğimizde adaya çalışmaya giden emekçilerin çokluğu dikkatimi çekti, sorduğumda iş güç zamanı olduğunu söyleyenler adada kalmanın çok pahalı olduğunu vurgulayıp gelip gitmenin uygunlugunu belittiler.
Sezon başlamamıştı, gezgin olarak bizim gruptan başkaları gelmemişti.
Cüneyt Arkın'ın filimler çevirdiği Bozcaada'nin kalesini gördüğümde birkaç fotoğrafını çekmek, rüzgârına şapkamı kaptırmama ve bir anıya vesile oldu sadece.
Sizi sahilde karşılayan çınar ağaçları, arnavut taşı yolları, ege mimarisine has evleri, evleri güzelleştiren rengarenk çicekleri, şaraphaneleri, ara sokakların ve bitişik evlerin omuz omuza günü karşılamaları. Gezginleri kendine hayran bırakıyordu.
Ancak yine de iler tutar bir eksikliğin olduğu gün gibi meydandaydı. Rehberimiz her ne kadar Bozcaada'yı bize tanıtmaya cabalasa da fayda vermiyordu.
Eksik olan yıllardır bu topraklarda birlikte yaşamış, ağlamış gülmüş farklı topluluğun ruhlarının izini arıyor, bulamıyordunuz
Gezi dönüşü Süleyman Güner'in "Lodos Ağacı" adlı öykülerinin toplamı olan eseri o eksikliği bütünüyle giderdi. Üzüm bağları, denizin adaya kol kanat germesi,martılar, jeneratörlü gecelerin anıları, ilk kar heyecanı,ilk aşklar, traktörün ve faytonun ilk adaya gelişleri, çocukluğun silinmez izlerinden zihinlerde kalanlar...
Kısa kıvrak cümleleriyle okuru kendine tutsak eden bu öyküleri okuyarak Bozcaada'ya giderseniz