Konusu itibariyle Midnight Mass’e aşırı benzeyen, oldukça kısa, büyük bir potansiyeli ve ilgi çekici bir hikayesi olan kitabın ne yazık ki çok büyük kusurları var. Konusunu, mekan, karakter tasarımlarını çok sevsem de sanki yazarın bitmemiş bir kitabını, bölümlerin taslaklarını okuyor hissinden hiç kurtulamadım. Her şey çok hızlı başladı, çok hızlı ilerledi ve daha ne olduğunu anlayamadan bitti. Fırtına sırasında bir avuç insanın geride kaldığı ada kasabasında, insanları tehdit eden yaratıkların ne olduğu asla tam olarak anlatılmadı, nereden geldiler, amaçları ne, ne yapıyorlar, aslında ne tür bir şeyler… yazar okuyucunun aklına takılan tüm soruları cevapsız bıraktı. Bu kadar iyi bir potansiyele sahip olup böylesine kötü şekilde idare edilen kurgular beni çok üzüyor.