20. yüzyıl Marksizminin en büyük filozoflarından biri olan Lukács'ın, fırtınalı hayatını, devrimci coşkusunu, parti içi bürokratik tasfiyelerle olan imtihanını ve teorik sapmalarını/özeleştirilerini anlatan detaylı bir biyografidir. Genç Lukács'ın "Tarih ve Sınıf Bilinci" ile yarattığı teorik depremden, Stalin döneminde hayatta kalmak için yaptığı zorunlu taktiksel geri çekilmelere kadar bir komünist aydının trajedisini resmeder. Bürokratik deformasyon koşullarında entelektüel üretimin sınırlarını ve parti disiplini ile felsefi özgürlük arasındaki o çetin çelişkiyi anlamak için çok öğreticidir. Düşünce tarihini, dönemin acımasız siyasi pratiklerinden koparmadan aktaran başarılı bir kitaptır.