Adı:
Lukacs
Baskı tarihi:
1984
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alan Yayıncılık
“Lukàcz. Sanat ile bilginin diyalektik birliğini çıplak bir özdeşliğe indirgiyor: sanki sanat yapıtları, derinlikleriyle daha ileride toplum bilimlerinin yakalayacağı bir şeyin bir bölümünü önceden kestirmektedir.” -Adorno
“Georg Lukàcs ivedi ve güncel sorunun düzeyine çıkabilmiş neredeyse tek kişidir. Başka herkes için kuramsal bir kargaşa olan an, burada bir karar uğrağı -bütünselliği kavrayıcıbakış uğrağı- düzeyine yükseliyor.” -Ernst Bloch

“Lukàcs 'ın yazılarından ve kitaplarından yayılan çekme gücü onu güç-bela, felsefi düşünceyi iyice bilmeden ve bu konudaki yeteneksizliğinize karşın okumamıza, kendisine karşı çıkmamıza ve kendisinin de yanlışlar yapmış olmasına rağmen- bambaşka bir yerden geliyordu. Bu adamın bize ne sunmak istediğini duyumsamıştık. Toplumsal dönüşümün gelişme süreci içindeki gerçeklikti bu” -Anna Seghers
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Georg Lukacs önceden kabullendiği bir durumda bulunmaktadır: Dokuz yaşındayken İlyada destanının Macarca düzyazı çevirisini okumam en önemli çocukluk anılarımdan biridir. Hektor’un yazgısı, yani yenilgiye uğramış bir insanın haklı ve diğerlerinden daha kahraman olabileceği gerçeği benim tüm gelişimimin belirleyicisidir.
Brecht’in sanat zevki ise, ortaya konulan bağlantıları, görüngü ile öz arasına giren şeyleri ve karşıtlıkları tanımanın zevkidir. Brecht, zevki sanat yapıtı dışına çıkarır ve onu beklentiler için eyleme sokmak, yani uyum için savaşa sürmek ister. Ama buradaki uyum, yansıdaki değil, gerçeklikteki uyumdur. Gerçekçi yazım biçiminin bu olduğunu ileri sürer. Bu, Aristocu ile Aristocu olmayan sanat anlayışı arasındaki ayrımdır. Lukacs, büyük sanat yapıtının nihai anlamını arınmada (katharsis) görür.
Çünkü, romantiklerin yaşamı ele geçirmek için yararlandıkları şeylerin tümü, ancak güzel bir ölüm için yeterli olabilirdi. Onların yaşam felsefesi yalnızca ölüm felsefesi, yaşama sanatları ise ölmenin sanatıydı.
Lukacs yaşamı boyunca Marx’ın şu sorunu ile uğraştı: “...güçlük, Yunan sanatı ile destanının belirli toplumsal gelişim biçimlerine bağlılığını kavramakta değildir. Asıl güçlük, bunların bize hala sanat zevki vermesinde ve bazı bakımlardan norm ve erişilmez örnekler olarak değerlerini korumalarındadır.”
Şimdi durum açıklığa kavuşmuştur: Lukacs’ın dünyayı düşman çevre olarak algılayışı, sanatçıyı sorunlu birey olarak görüşü ve sanatı yaşamın düzen ilkesi olarak ele alışı bu soruyu yanıtlama çabalarının ilkidir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Lukacs
Baskı tarihi:
1984
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alan Yayıncılık
“Lukàcz. Sanat ile bilginin diyalektik birliğini çıplak bir özdeşliğe indirgiyor: sanki sanat yapıtları, derinlikleriyle daha ileride toplum bilimlerinin yakalayacağı bir şeyin bir bölümünü önceden kestirmektedir.” -Adorno
“Georg Lukàcs ivedi ve güncel sorunun düzeyine çıkabilmiş neredeyse tek kişidir. Başka herkes için kuramsal bir kargaşa olan an, burada bir karar uğrağı -bütünselliği kavrayıcıbakış uğrağı- düzeyine yükseliyor.” -Ernst Bloch

“Lukàcs 'ın yazılarından ve kitaplarından yayılan çekme gücü onu güç-bela, felsefi düşünceyi iyice bilmeden ve bu konudaki yeteneksizliğinize karşın okumamıza, kendisine karşı çıkmamıza ve kendisinin de yanlışlar yapmış olmasına rağmen- bambaşka bir yerden geliyordu. Bu adamın bize ne sunmak istediğini duyumsamıştık. Toplumsal dönüşümün gelişme süreci içindeki gerçeklikti bu” -Anna Seghers

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Ezgi

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%100 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0