Okumak için kendimi zorladığım bir kitap oldu. Birkaç karakter etrafında oldukça sıradan bir anlatımla oluşturulmuş.Arka kapak bende daha farklı bir beklenti oluşturmuştu.Ben beğenmedim maalesef.
#Ocakyorum2021
#Erwin Mortier
#Marcel (136 sayfa)
Belcika edebiyatından merhabalar.Yazarın okudugum ilk kitabı olmasına rağmen anlatımın akıcılığı ve sadeligi ile beğenimi kazandı.
10 yaşındaki bir cocugun gözünden köy hayatı,büyükannesinin ve ogretmeninin,cevresinde gelisen olaylarin,olağan ölümlerin,eğlencelerin hoş bir hikayesinin yanı sıra,2.Dünya savasında şehit düsen amca Marcel e benzerligi dolayisiyle ailenin gözbebegi olusu.Yaşının verdigi merakla Marcel den kalan mektuplari irdeleyen bir cocuk.ve onun adi da Marcel.
Ben severek okudum,bir gün biryerlerde tesadüf ederseniz,okumadan gecmeyin.Hos bir anlatima sahip yazain kalemini seveceğiniz den hic suphem yok.
Kitabı bir platformun seçkisinde görüp almıştım.
Kapak ve içeriğin pek alakası yok.
Hikaye de sizi alıp sarıp sarmalamıyor. Kısa olmasına rağmen bitirmem uzun sürdü.
10 yaşlarında bir çocuğun gözünden aile yapısı ve sırları anlatılıyor.
Yukarıdan anlayacağınız üzere beni sarmadı.
10/4 anca aldı benden..
Keyifli okumalar ve keyifli zamanlar dilerim ..
Erwin Mortier'nin Marcel romanı, incelikle işlenmiş bir hatıra ve kayıp hikâyesi. Yazar, Belçika kırsalında büyüyen genç bir çocuğun gözünden, ailesinin geçmişi ve I. Dünya Savaşı’nın gölgesinde yaşanan acıları anlatıyor. Kitabın merkezinde Marcel’in ölümünün ardından ailesinde oluşan sessizlik ve kayıpların izleri var. Mortier, bu travmayı zarif ve lirik bir dille işleyerek, kaybın etkilerini hem bireysel hem de kolektif hafıza üzerinden inceliyor.
Romanın atmosferi son derece yoğun ve melankolik; dil ise şiirsel. Mortier, basit bir kayıp hikâyesini derinlemesine bir insanlık portresi haline getiriyor. Marcel, savaşın bireysel yaşamlar üzerindeki izlerini görkemli bir edebi üslupla sunarken, aynı zamanda aile içindeki sessizliğin ve yasın evrensel bir tasvirini yapıyor.
Erwin Mortier Hollandalı bir Belçikalı yazar. Gençliğini Hansbeke'de geçirerek, daha sonra Ghent'e taşındı ve orada şehir şair oldu. De Morgen gibi gazetelerde köşe yazarı olarak yazdı ve birkaç roman yayınladı.