Hayatın inişli çıkışlı yollarında, bazen en güçlü hislerimiz en derin yalnızlığımızdan doğar. Tıpkı Karadeniz'in hırçın dalgaları gibi ruhumuza çarpan "kara günler" gibi
Türkiye'nin en genç öykücülerinden olan İrem Beyaz, ilk eseri Mavro İmeras ile bu kara günlerin izini sürüyor ve okuyucuyu kendi iç dünyasına samimi bir yolculuğa çıkarıyor. Trabzon'un yerel dilinden aldığı anlamla , kitap; bir lise öğrencisinin karne günündeki karmaşık duygularından , zorlu bir sınav sürecinin yıpratıcılığına , Çanakkale'de yazılan varoluş destanından , bir teknenin ortasında kaybolmanın getirdiği tekinsiz huzura ve bir trafik kazasının eşiğinde hayatı sorgulamaya kadar uzanan geniş bir yelpazede öyküler sunuyor.