Fransız izlenimci ressam Claude Oscar Monet, 14 Kasım 1840’ta dünyaya geldi. Monet’nin kalbimdeki yeri ve anısı farklıdır. Ortaokul yıllarımda, Radikal Gazetesi’nin 59 kupon karşılığında “beş büyük ressamın” (Monet, Van Gogh, Michelangelo, Picasso, Dali) eserlerini verdiğini duyunca, her gün gazete alıp kupon biriktirmiştim. Kupon bitiş tarihinin, yaz tatilinin başlangıcına denk gelmesi acayip güzeldi. Anılar... anılar... Paris’in daima kültür sanat başkenti olduğunu bilmeyen kalmadı varsayıyorum ve Monet ve yakın arkadaş çevresi, 1870’lerde sergiye kabul edilen Monet tablosu olan “İzlenim, Gündoğumu” bir eleştirmen tarafından aşağılanmak için “İzlenimciler” sözcüğü kullanmıştı, sonrasında bu adı alacak grup, ismi sevip benimsediler. Monet, babası bakkal ve sanatsal konu da kendisine destekleyen birisi değildi. Ressama destek olup yeteneğini kamçılayan, rehberlik eden meslektaşı Eugene Boudin olmuştur. Monet’nin eserlerinde açık hava, deniz, çiçek tarlaları, tekneler, saman balyaları gelebiliyorsak, Boudin’in tavsiyeleri sayesindedir.
Sanatçının “serilere” olan merakı bilinmektedir. Özellikle “Nilüferler” serisinin her bir parçası mutluluk verir bana. Sein Nehri’ni gezmeyi seven ressamın çalışmaları, civarının manzaralarıyla doludur. Son yıllarda edindiği ve dünyaca ünlü Giverny’deki bahçesi, birçok ressamın tuvaline konu oldu. Monet, yıllar içerisinde, empresyonist çizgisine “bulanıklık” hakim olmaya başladı ve net seçilemeyen nesneler, objeler onun bozulan ruh sağlığını temsil etmektedir. Sanatla kalın!