13 yaşım en çok kitap okuduğum kitap okumayı en sevdiğim dönemimdi. 13 yaşındaki kuzenimin kitaplığında görüp o yıllarıma dönmek istediğimi söyleyerek mor odayı seçtim. Ve gördüm ki kitap 13 yaşımdan da öte.. Dilini çok sevdim. Dile getiremediğimiz bazı durumları çok yalın ve somut bi dille içimizi okur gibi sıralamış cümleleri yazar. Mor odanın şerifi ve daha fazlası olan Arzu’yu, mor odayı gökkuşağı renkleriyle şenlendiren hastalarını, Çiğdem hemşirenin değişimi, içten konuşması ve sonlara doğru yaptığı sürprizini, Serkan Hocanın bakış açısı ve tüm insanlara tek tek değer vermeye başladığı hikayesini, Fırat hocanın masada kalan hasta yakınına yaptığı konuşmasını, mor odada tek kadın olarak bulunan papatyayı.. Arzu’nun leb demeden çorum dediği dostu Pelin’i ve bi kalıba sığdıramayacağım Can’ı.. çok sevdim. Can’ın Arzu’yu güldürme çabaları, ona olan sevgisinin saflığı, yer yer kişilerarası diyaloglarındaki manevi konuşmaları ve bıraktığı mektupta barındırdığı duyguların ağırlığı.. gerçekten etkileyiciydi. Bu kitabın filmi çekilsin isterim. Yazarın kalemine, yüreğine sağlık. ️
Mor OdaFatih Onaydın · Arunas Yayıncılık · 201975 okunma
Sonu daha iyi tasarlanabilir bazı şeylerin havada kalmasının önüne geçilebilirdi ancak sürükleyici boş vakitlerde zaman geçirmek için okunabilecek bir kitap
İçinden kimsenin sağ çıkamadığı ve bu yüzden günden güne duygusuzlaşan hastane personelinin “Morg” diye ulu orta telaffuz ettiği bir oda. Ve nice uğraşın, kavganın ardından bu çirkin telaffuzu kısmen de olsa değiştirmeyi başarıp “Mor” yapan ve bu söylem kalıcı olsun diye odanın girişine “Mor Oda” tabelasını asan idealist ve mesleğine âşık bir hemşire. Ölümle yaşam arasına sıkışan beş ayrı kanserli hasta ve bu odaya yeni nakledilen tuhaf bir adam Can.
Ölüm bir kez daha Mor Oda’yı ziyarete hazırlanıyor ancak bu defa bir kişi bu rutini değiştireceğini iddia ediyor. Can tüm yaşanacakları değiştireceği iddiasıyla rüyasını hatırlamaya çalışırken garip kehanetlerde bulunuyor. Arzu hemşire odaya nakledilen bu tuhaf adamın anlattığı mistik cümlelerin etkisinde kalıp tüm rasyonel dayanaklarını ve yıllar süren tıp geçmişini bir kenara mı itecek yoksa bu yakışıklı adama karşı hissettiği duyguların fişini çekip işini profesyonelce yapmaya devam mı edecek?
Uzun zamandır beni içine bu kadar çeken bir kitap okumamıştım. Kitabı elimden bırakasım gelmedi açıkçası. Dili sade, konusu ve yazımıyla da beni adeta kendine bağladı. Sadece sonunu daha iyi beklerdim çok havada kaldı. Bir dizi/ film gibi sürükleyiciydi. Konu gereği biraz basit kalsa da okumanızı tavsiye ederim. Boş zamanlarınızda ya da rs dönemlerinizde sizi okumaya geri döndürecek bir eser. Şimdiden okuyacak olanlara iyi okumalar :)