NERANTZULA,PANAIT ISTRATI,111 sayfa
Baragan’ın Dikenleri ile gönlümde taht kuran Balkanların Gorki’si Panait Istrati’nin kitapları hep dostluk üzerine kuruludur ve bu kitapta da ana konu dışında yine dostluk ve arkadaş-kadın ilişkisi üzerinde durması,bir aşkın tek başına yeterli olamayacağını,kadınla arkadaş da olunması gerektiği vurgulamaktadır.
(Başka yayınevleri bu kitabı Sokak Kızı adıyla basmış olup ben yayınevine bakmadan bir de o isimle aldım kitabı)
“Bu roman 1927 yılında “Çukur’daki Nakarat” adıyla yayımlandığında başında şu uyarı yazısı yer alır:
Okuyucuya Uyarı
Bu romanın asıl ismi Nerrantsoula’dır ve bir gün kesin baskısı yapıldığında bu isimle yayımlanmasını istiyorum.
İstemeye istemeye uydurmak zorunda olduğum “Çukur’daki Nakarat “ benim seçtiğim başlık değil.Aslında pek de basit olan “Nerrantsoula “ ismini “hiçbir okuyucu aklında tutamaz” gerekçesiyle beni bu başlığı koymaya zorladılar.
Ne üzücü bir durum!”
Panait İstrati
Kitap,Romanya’da başlayıp İstanbul’da son bulan, herkesin Saka Kız diye çağırdığı bir sokak kızının hayatını anlatır.Gerçek ismi bilinmeyen,söylediği şarkıdan dolayı küçük,gür turunç ağacı manasına gelen bu lakabı alan Nerantzula çok iyi kalpli olmasına rağmen karanlık geçmişinden sürekli kaçmaktadır ve ne kadar kaçarsa kaçsın o kara bulutların gölgesi her zaman üstüne düşecektir.
Bu öykünün üst anlatıcı İskenderiye’nin Ramla’sında bir gazinonun terasında rastladığı,nedenini bilmeden sevdiği Marku adlı bir kişiyle tanışır .Marku’nun söyledikleri hikayeyi de oluşturur.
“Çoğu zaman yüreğimi sızlatan oynak bir Rum türküsü söylerdi o;
Deniz kıyısında,kumsalda,
Nerantzula fundoti!
Bir bakire eteğini çalkardı suda,
Nerantzula fundoti!”
-Nerantzula Fundoti:Sık dalları olan küçük turunç ağaçcığı
Marku, üst anlatıcıya Nerantzula