Adı:
Ol Dedi Oldu
Baskı tarihi:
Şubat 2014
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054478835
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kanes Yayınları
Bir derginin editörlüğünü yaptığım yıllarda genç bir yazar adayı eserinin dergimizde yayımlanmasını rica ediyordu. Olgun bir dille ve akıcı bir üslupla yazılmış hikâyenin kurgu özeti şöyleydi:

"80'li yıllar Yunus liseyi küçük bir Anadolu şehrinde bitirmiştir. Üniversite eğitimi için geldiği İstanbul'daki Topkapı garajına iner inmez cüzdanını çaldırır. Elinde tahta bavuluyla koca şehirde; kimliksiz ve parasız kalakalmıştır. Utangaçtır, çekingen ve ürkektir. Tek umudu İstanbul'da yaşayan halasının oğlu Hüseyin ağabey İz bilmez, yol bilmez. Yapabileceği tek bir şey vardır: Allah'a dua etmek. Asfalt kenarında kendi kendine mırıldanır: "Hüseyin abi bir taksiyle geçiverse şuradan, ne olur yarabbi!.." Derken bir Serçe duruverir önünde. Yunus, şoförü görünce gözlerine inanamaz ve "Hüseyin abi!.." diye bağırır."

Genç yazar adayına "Hikâye ve romanda yaşanmış ya da yaşanması mümkün olaylar anlatılmalı." gerekçesiyle eserini dergiye alamayacağımı belirtmiştim.

Bir ay sonra tek cümlelik bir mektup aldım:

"Ama ben bu olayı yaşadım."

Haklıydı aslında. Hangimizin hayatında böyle anormal tesadüfler yoktu ki? Hangimize ömrümüzün bir anında Hızır yetişmemişti?

Yıllar sonra böyle nice Hızırların görüldüğü bu romanın editörlüğünü yapmak vicdan azabımı bir nebze olsun azalttı.

Ol... Birkaç sayfa okuduktan sonra elinizden bırakamayacağınız bir roman.

-Erturan Elmas-
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ol Dedi Oldu
Baskı tarihi:
Şubat 2014
Sayfa sayısı:
208
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054478835
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kanes Yayınları
Bir derginin editörlüğünü yaptığım yıllarda genç bir yazar adayı eserinin dergimizde yayımlanmasını rica ediyordu. Olgun bir dille ve akıcı bir üslupla yazılmış hikâyenin kurgu özeti şöyleydi:

"80'li yıllar Yunus liseyi küçük bir Anadolu şehrinde bitirmiştir. Üniversite eğitimi için geldiği İstanbul'daki Topkapı garajına iner inmez cüzdanını çaldırır. Elinde tahta bavuluyla koca şehirde; kimliksiz ve parasız kalakalmıştır. Utangaçtır, çekingen ve ürkektir. Tek umudu İstanbul'da yaşayan halasının oğlu Hüseyin ağabey İz bilmez, yol bilmez. Yapabileceği tek bir şey vardır: Allah'a dua etmek. Asfalt kenarında kendi kendine mırıldanır: "Hüseyin abi bir taksiyle geçiverse şuradan, ne olur yarabbi!.." Derken bir Serçe duruverir önünde. Yunus, şoförü görünce gözlerine inanamaz ve "Hüseyin abi!.." diye bağırır."

Genç yazar adayına "Hikâye ve romanda yaşanmış ya da yaşanması mümkün olaylar anlatılmalı." gerekçesiyle eserini dergiye alamayacağımı belirtmiştim.

Bir ay sonra tek cümlelik bir mektup aldım:

"Ama ben bu olayı yaşadım."

Haklıydı aslında. Hangimizin hayatında böyle anormal tesadüfler yoktu ki? Hangimize ömrümüzün bir anında Hızır yetişmemişti?

Yıllar sonra böyle nice Hızırların görüldüğü bu romanın editörlüğünü yapmak vicdan azabımı bir nebze olsun azalttı.

Ol... Birkaç sayfa okuduktan sonra elinizden bırakamayacağınız bir roman.

-Erturan Elmas-

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • melike erendor
  • Erkan Bayladı

Kitap istatistikleri

  • 2 okur okudu.
  • 10 üzerinden 6.0 Puan (1 Okur)
  • 334 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%100 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0