Adı:
Ölümsüz
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054543816
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
P Kitap Yayıncılık
Osmanlı ordusu, Eflâk'ın Başkenti Târgovişte'ye iki gün uzaklıktaki Poeinari Kalesi'ne ulaştığında yeryüzünde daha önce hiç yaşanmamış bir olayla karşılaştılar. Önlerinde sonsuzluğa uzanan kazıklarla dizili bir alan vardı. Binlerce erkek, kadın, çocuk ve bebekler Müslüman ya da Hristiyan ayırmaksızın kazığa geçirilmiş durumdaydı. Manzara insanlık vicdanının kalmadığının kanıtıydı adeta.

Fatih Sultan Mehmet Han, cehennemi manzarayı görmüş, ordusunun savaş isteğinin kalmadığını fark etmiş, hemen harekete geçerek yüksek bir tepeye çıkmıştı. Beyaz atının üstünde kendinden emin bir tavırla etrafında vezirleri, komutanları, beyleri olduğu halde askerlerine hitap etti:

"Askerlerim, şahbazlarım, benim değerli komutanlarım. Gördüğünüz vahşet karşısında kötü olmamak mümkünsüzdür. Ancak, kardeşlerimizin kanını yerde mi koyacağız. Yapılan bu vahşet karşısında korkup gerimi döneceğiz. İmdi, bize düşen tek görev bu kaleyi o cani Voyvoda'nın başına yıkmaktır. Size emrim, kardeşlerinizi acımadan öldüren o kâfirin kellesini bana getirmenizdir." On binlerce asker tek yürek olmuş, Allah-u Ekber nidalarıyla saldırıya geçmişti.
(Tanıtım Bülteninden)
Vampir günlükleri değil elbette.
Ancak gerek öykü gerek kurgu olarak ve tarihimizle de harmanlayarak ortaya yeni bir hikaye çıkarabilmek. İşte bu, gerçekten de okunası bir kitabı oluşturan unsurlardan ..
...
Kazıklı Voyvoda'nın başı tüm İstanbul'da dolaştırıldı.
...
Radu ise, abisi Vlad'ı öldürmesi karşılığında Eflak Voyvodası olarak atandı. Radu, çok kısa süre içinde 2 kez Osmanlı himayesinde tahta çıktı. Ancak yaptığı vahşetlerle abisini aratır hale geldi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ölümsüz
Baskı tarihi:
2015
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786054543816
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
P Kitap Yayıncılık
Osmanlı ordusu, Eflâk'ın Başkenti Târgovişte'ye iki gün uzaklıktaki Poeinari Kalesi'ne ulaştığında yeryüzünde daha önce hiç yaşanmamış bir olayla karşılaştılar. Önlerinde sonsuzluğa uzanan kazıklarla dizili bir alan vardı. Binlerce erkek, kadın, çocuk ve bebekler Müslüman ya da Hristiyan ayırmaksızın kazığa geçirilmiş durumdaydı. Manzara insanlık vicdanının kalmadığının kanıtıydı adeta.

Fatih Sultan Mehmet Han, cehennemi manzarayı görmüş, ordusunun savaş isteğinin kalmadığını fark etmiş, hemen harekete geçerek yüksek bir tepeye çıkmıştı. Beyaz atının üstünde kendinden emin bir tavırla etrafında vezirleri, komutanları, beyleri olduğu halde askerlerine hitap etti:

"Askerlerim, şahbazlarım, benim değerli komutanlarım. Gördüğünüz vahşet karşısında kötü olmamak mümkünsüzdür. Ancak, kardeşlerimizin kanını yerde mi koyacağız. Yapılan bu vahşet karşısında korkup gerimi döneceğiz. İmdi, bize düşen tek görev bu kaleyi o cani Voyvoda'nın başına yıkmaktır. Size emrim, kardeşlerinizi acımadan öldüren o kâfirin kellesini bana getirmenizdir." On binlerce asker tek yürek olmuş, Allah-u Ekber nidalarıyla saldırıya geçmişti.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • SonsuzaDekHepBoyle
  • Sadık Kocak

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%100 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0