#Okudum
#KitapYorum
#Önseziler
#EmiliBayo
#SoysalYayınGrubu
#Roman
#180Sayfa
Merhaba arkadaşlar,
Bugün sizlere Soysal Yayınevi'nden çıkan çevirisini Pelin Doygun'un yaptığı, Emili Bayo'ya ait "ÖNSEZİLER" isimli romanla geldim.
Kapak resmi gibi bir gezi balonunda kimler hangi durakta iniyor, neler yaşıyor, sonu nasıl bitiyor, kaygan düşlerin eşliğinde bilinmezliğin kimliksiz yolculuğunda hepsine tanık olacağız. Gizemli, biraz gerilimli, heyecanlı, endişeli, meraklı duyguların ters köşe olmuş topunda bazen çamurlu, bazen çimen yeşili, çoğu zaman buz mavili renkte günlerin, ayların huzursuz saatlerini roman kahramanı Jan'la birlikte rüyaların içinden gerçekliğe doğru uzanan yolda izleyeceğiz. Bazen keskin, sert, yumuşak geçişlerle gerçek dünyadaki hikâyesine tanık olacağız.
Kitap başlangıç cümlesi eserin ana fikrini biraz olsun anlamamıza yardımcı gibi. William Shakespeare "Rüyalarımızla aynı kumaştan üretildik" diyor. Hani bazen hepimiz bazı rüyalar görürüz ve ardından gerçekleştiğine şahit oluruz. Hatta eminim pek çoğumuz korkarız bile. Ya sahiden yine çıkarsa diye. Ben de haberci rüyalara inanırım. Bizzat yaşamışlığım da olmuştur. Bazı nesnelerin yaşantıma nasıl aksedeceğini bilirim. Mesela ayakkabı görmek beni üzer. İçimden ne gelecek şimdi başıma diye baykuş gibi beklerim. Belki bilmeden kötüyü davet ediyorum. Ne desem ki!.. Esasen derin konular. Jan da 16 yaşında böyle bir çocuk. Gördüğü rüyalar başına gelecekleri haber veriyor. Yaşanmamış günlerin belki de ölümle sonuçlanacak hikâyelerine zaman farkından faydalanıp önlem ve tedbirler almasına olanak sağlıyor. Aslında büyük şans. Romanda birkaç tane hadiseyi, rüyanın ana hatlarıyla şekillendiğini gören okur hayretle gelişmelere tanık olacak. Yaşananlar akılda bir çıkarım yaratıyor.
Düşlerimizle, zihnimizin sanki