·
Okunma
·
Beğeni
·
279
Gösterim
Adı:
Orta Asya Mirası
Baskı tarihi:
Haziran 2009
Sayfa sayısı:
282
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755096155
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Heritage of Central Asia
Çeviri:
Füsun Tayanç
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Arkadaş Yayıncılık
"Bu kolay anlaşılır ve ilgi çekici kitap, Orta Asya bölgesinde Zerdüştlük, Ahamenid ekümenesi, Sakalar, göçebe istilacı akınları, Sasani ve Samani kültürünün yayılması ve Türklerin tarihsel rolü gibi birbirinden farklı konuyu bir araya getiriyor. Frye arkeolojik, nümizmatik ve epigrafik bulguların önemine dikkat çekerek dilbilimcilerin ve sanat tarihçilerinin karşılaştırmalı çalışmalarına başvuruyor; bunu yaparken bu konuya ilgi duyan her okurun kolay anlayabileceği bir dil kullanıyor. Haritalar mükemmel, çizimler de çok iyi seçilmiş."
-Choice-

Orta Asya Mirası'nda Richard N. Frye, Orta Asya halklarının İran, Çin ve Hindistan'dan kültürel unsurlar taşıyan mirasını yeniden keşfetmek amacıyla çıktığı yolculuğunda modern Tacikistan, Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan ve Türkistan'ın kültürel köklerini, Orta Asya'nın gerçek tarihini araştırıyor. Orta Asya bölgesinde konuşulmuş olan farklı dillerde çok sayıdaki materyal ve kaynak ışığında değerlendirmelerini yaparken, aynı zamanda arkeoloji, dilbilim, sanat tarihi, etnografya gibi alanlarda ulaştığı bulgu ve bilgileri yorumluyor. Bu coğrafyada Zedüştlük ve İslam'ın sahip olduğu etkiyi analiz ediyor ve göz kamaştırıcı bir güzelliğe sahip bölgedeki farklı insan topluluklarını, mekanları ve kültürleri ayrıntılarıyla ortaya koyuyor.

Orta Asya'nın tarihsel, kültürel ve toplumsal yapısını merak eden herkesin ilgiyle okuyacağı ve her türden soruya yanıt bulabileceği bu kitabın keyifle okunacağına inanıyoruz.
(Tanıtım Bülteninden)
282 syf.
·6 günde·9/10
Richard Frye benim hayat hikayesine çok üzüldüğüm bir iranologdur. Hayatını İran'a adamış olan Frye yapmış olduğu çalışmalarla İran tarihini, kültürünü bütün dünyaya olabildiğince tarafsız olarak sunmuştur. Hayatını İran'a adayan Frye öldükten sonra İran topraklarına gömülmek istemiş, ölümünden sonra ailesi her ne kadar İran hükümeti ile temasa geçse de İran'ın uzun bir süre bu durumu sürüncemede bırakmasından dolayı yazarın ailesi artık cenazeyi daha fazla bekletemeyeceklerinden ötürü kendi inançlarına gore yakmışlardır. Bütün hayatını o ülkenin, halkın tarihine adayan ve dünyaya bunu tanıtan bir kişinin son arzusunun yerine getirilmemiş olması çok acı verici. Kitaba gelecek olursak Frye ta antik çağdan alarak Türk akınlarına kadar Orta Asya'nın İranik tarihini ortaya koymaya çalışmıştır. Eser pek çok taraftan kafa açıcı. Sadece Türk tarihini bildiğimiz Orta Asya'nın Türkler gelmeden önceki tarihini okuyarak karşılaştırmalar yapabilmek çok güzel. Bence konuyla ilgilenen herkesin ve özellikle tarih öğrencilerinin okuması gereken bir eser.
İskender'in, kendini izleyenlerle yerel halkların harmanlanma politikasına ilişkin çok şey yazıldı; kanımca, "tek dünyalı" İmparatorluğu'nda bir evrensel eşitlik felsefesi ilan ettiğinden, İskender'i zamanının ötesinde bir kişi olarak tanımlama çabaları abartılıdır. Yerel orduları, zorunlu olduğundan kendi ordusu ile birleştirmiş, yönetmek için de eski Ahamenid yöneticilerine güvenmek zorunda kalmıştı; ama mihenk taşı hiç de aydınlık bir dünya görüşü değil, ister Makedon ister İranlı olsun, kişiye bağlılıktı.
Orta Asya'nın daha sonraki tarihinde, yerleşik halklar tüm göçebelere Hun dediler; göçebelerin dışında pek çok halk da açıkça bu adla adlandırıldılar. Hatta bazı Yunan vakanüvisleri, 1453'de Mehmet'in hükümdarlığında Konstantinopolis'i alan Osmanlı Türklerine de Hun diyorlardı.
Orta Asya'da ayrıca özellikle Sogdiana'ya özgü bir kurum olarak, Orta Asya'daki anlamında asker köle ya da memluk olarak çevrilebilecek olan, ama modern Persçede basitçe "uşak" anlamına gelen chakar vardı. Kanımca, Osmanlı İmparatorluğu'ndaki yeniçeriler ve Mısır'daki Memlukler gibi sonraki kurumların kökenleri, kölelerin satın alınmasına, Çine ve başka yerlere uzun yolculuklar yapan tüccarların geride kalan evlerini korumak üzere eğitilmelerine dayanan, Orta Asya'daki bu uygulamada bulunmaktadır. Bu köleler zamanla, zengin tüccarların ya da toprak sahiplerinin, efendilerine bağlı özel ordularına dönüştü. Uygulama, İslamiyetle birlikte Abbasi halifelerine, Buhara'daki Samani sarayına, sonra da Gazneliler ile diğer hanedanlara yayıldı.
Hititlerin başkenti Boğazköy'de kazılar yapan arkeolog H. H. Von der Osten, Ankara'daki bir ziyafette, Mustafa Kemal Atatürk'ün, atalarının geçmişini yeniden ortaya çıkardığı için kendisini kutladığını anlatmıştı. Von der Osten tam karşı çıkmak üzereyken, Alman Büyükelçisi kendisini dürtünce, yanıtını "Evet, Ekselans" ile sınırlamıştı. Ben Atatürk'ün haklı olduğunu düşünüyorum, çünkü bugünkü Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayanların, köklerinin dayandığını ileri sürecekleri iki bölge vardır: Anadolu toprakları ve İç Asya'da Altay Dağları. Bu bölgelerin ikisinin de, günümüz Türk halkının ve kültürünün oluşmasına çok büyük katkısı olmuştur.
On birinci yüzyılda, Harezmli bilim adamı el-Birûnî, Kuteybe'nin bütün bilim adamlarını öldürerek ve onların yapıtlarını ortadan kaldırarak, ülkenin eski kültürünü yok ettiğini yazmıştır.
Hükümranın karizmasına ilişkin tavır İranlılar, Türkler ve Moğollar arasında aynı mıydı? Kralın karizması mıydı, yoksa krallığın mı? Bence, kurum İranlılar için daha önemliydi; Altay dillerini konuşan göçebeler içinse Sakalarda olduğu gibi kişi daha önemli oluyordu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Orta Asya Mirası
Baskı tarihi:
Haziran 2009
Sayfa sayısı:
282
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755096155
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Heritage of Central Asia
Çeviri:
Füsun Tayanç
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Arkadaş Yayıncılık
"Bu kolay anlaşılır ve ilgi çekici kitap, Orta Asya bölgesinde Zerdüştlük, Ahamenid ekümenesi, Sakalar, göçebe istilacı akınları, Sasani ve Samani kültürünün yayılması ve Türklerin tarihsel rolü gibi birbirinden farklı konuyu bir araya getiriyor. Frye arkeolojik, nümizmatik ve epigrafik bulguların önemine dikkat çekerek dilbilimcilerin ve sanat tarihçilerinin karşılaştırmalı çalışmalarına başvuruyor; bunu yaparken bu konuya ilgi duyan her okurun kolay anlayabileceği bir dil kullanıyor. Haritalar mükemmel, çizimler de çok iyi seçilmiş."
-Choice-

Orta Asya Mirası'nda Richard N. Frye, Orta Asya halklarının İran, Çin ve Hindistan'dan kültürel unsurlar taşıyan mirasını yeniden keşfetmek amacıyla çıktığı yolculuğunda modern Tacikistan, Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan ve Türkistan'ın kültürel köklerini, Orta Asya'nın gerçek tarihini araştırıyor. Orta Asya bölgesinde konuşulmuş olan farklı dillerde çok sayıdaki materyal ve kaynak ışığında değerlendirmelerini yaparken, aynı zamanda arkeoloji, dilbilim, sanat tarihi, etnografya gibi alanlarda ulaştığı bulgu ve bilgileri yorumluyor. Bu coğrafyada Zedüştlük ve İslam'ın sahip olduğu etkiyi analiz ediyor ve göz kamaştırıcı bir güzelliğe sahip bölgedeki farklı insan topluluklarını, mekanları ve kültürleri ayrıntılarıyla ortaya koyuyor.

Orta Asya'nın tarihsel, kültürel ve toplumsal yapısını merak eden herkesin ilgiyle okuyacağı ve her türden soruya yanıt bulabileceği bu kitabın keyifle okunacağına inanıyoruz.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • rockarolla

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%100 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0