Tahmini Okuma Süresi:
10 sa. 2 dk.
Sayfa Sayısı:
354
Basım Tarihi:
Ocak 2026
Yayınevi:
DOA Yayınları
ISBN:
9786258530643
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·354 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 16:48
Ön bilgi içermez "Sözlerin ve hayatların değersiz addedildiği bu soğuk dünyada söylenecek her söz kıymetli ve hayatta tutulacak her can biriciktir." (Sayfa 302) Karlarla örtülü ve soğuk bir dünya... Hayata tutunmaya çalışan insanlar topluluğu... Açlık ve intikam hırsıyla hırçınlaşan kurtlar... Ortusolis, yapay bir dünyadan çok daha fazlası... Kıyamet sonrası güneşin ışığının ve ısısının dünya üzerinden çekildiği bir dönemde hayata tutunmaya çalışan insanlar topluluğunu konu olan bu kitap, yazarın ilk kitabı ve yeni yayımlanan bir kitap olmasının yanında okur üzerinde oldukça büyük bir etkiye sahip olacağını ve neredeyse okuyan herkesi kitapta ele alınan dünyanın içerisine çekeceğini düşünüyorum. Kitabın sürükleyici bir konu yapısında işlendiği ve akıcı bir dilde ele alındığı göz önünde bulundurulduğunda, okurda bu etkiyi yaratmaması mümkün değil. Kitabın içeriğine gelecek olursak; Bahsi geçen dünyada hayata tutunmaya çalışan insanlar gerek mensup oldukları topluluk adına gerekse bireysel olarak bazı zorlu şartlardan geçmek ve bazı mücadeleler vermek zorunda kalıyor. Bu mücadeleler bazen zaferle sonuçlansa da bazen ciddi ve elem dolu kayıplarla son buluyor. İçinde bulundukları zorlu yaşam tarzına alışmaya çalışan insanlar, bazen insanlıklarını unutup bencilce düşüncelerle yoğrulurken bazen de insani duygularla hareket etmeyi ve birlik içinde yaşayabilmeyi başarıyorlar. Acımasız soğuk yetmezmiş gibi insanların bir başka problemi ise aç ve hırçın kurtlar oluyor. Yaban hayatında oldukça tecrübeli ve donanımlı olan kurtların bu hayata uyum sağlamaları çok da zor olmamakta aksine bu donanımlarından ve sürülerinden güç alıp sıklıkla insanlara saldırmaktadırlar. Gerek yalnız başına mücadele vermeye çalışan insanlar olsun gerekse topluluk halinde yaşamayı tercih eden insanlar
1000Kitap
OrtusolisSüleyman Dalğın · DOA Yayınları · 202689 okunma
Ortusolis
10/10
·354 syf.··
2026 49. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 13:06
İyi ve kötü insanların paylaşabildiği anlar sadece felaket anları mıdır? Bu felaket anlarında iyi, iyi kalmaya; kötü ise kötü davranmaya devam mı etmek zorundadır? İyi; aşını, suyunu paylaşmaya, hayatlar kurtarmaya, bunun için canı pahasına savaşmaya; kötü ise ‘hep bana’ demeye ve bu uğurda çatışmaya? İyi, iyiliğinden hangi koşulda vazgeçer? Sadece bir elma varsa sepette ve o elma için yapılmayacak hiçbir şey yoksa ve o iyi insanın elini bir çocuk sıkı sıkı tutuyorsa? Naif ve zarif olsa da insan, o elma için, o elmayı elini sıkı sıkı tutan çocuğuna yedirebilmek için kime, neye dönüşür? Kötü zaten kötüdür de iyi hangi dürtülerle kötüyle savaşır? Ve insan... İster iyi olsun ister kötü, direnebilir mi doğaya ve onun acımasız intikamına? Üstüne bir de felaket sonrası cesetlerden ve bitap düşmüş insanların etinden rızkını almaya çalışan kurtlar, ayılar inerse insanın yanına... Birlikte olmak, birlikte savaşmak mı hayatta tutar insanı yoksa bir başına kendine sığınmak mı? Birlikte ve eşit olamaz mı insanlar? Hep ama hep bir lidere mi ihtiyaç duyarlar? İyinin yanında iyiler, kötünün yanında kötüler. Bir tarafta hiç tanımadıkları çocuklar için kendilerini siper eden insanlar; diğer tarafta, kurbanların çocuk olmasını bile umursamayan insancıklar... İyilerin ve kötülerin savaşı romanlara ve filmlere konu olur; hep bir kurtarıcı, senaristin, yazarın insafıyla dünyayı kurtarır. Gerçek hayatta ise tarihte yapılan ilk savaşın su ve gıda kaynakları için olduğu düşünülür. Şimdi, şu anda gerçek dünyamızda bir felaket yaşansa, insanlar yani bizler evsiz barksız kalsak; dünyanın ismi ‘Ortusolıs’ olsa, kim hangi tarafta olur ya da hangi taraf azınlıkta kalır? Her sayfasında kendime sorduğum sorular
1000Kitap
OrtusolisSüleyman Dalğın · DOA Yayınları · 202689 okunma

Yazar Hakkında

Süleyman DalğınYazar · 0 kitap
1993 yılında Diyarbakır’da doğan Süleyman Dalğın, 2016 yılında Dicle Üniversitesi Resim-İş Öğretmenliği bölümünden mezun olmuştur. Sanatla iç içe geçen yıllarının ardından edebiyata yönelmiş, özellikle roman türünde kalem oynatmaya başlamıştır. Anlatımında insan psikolojisine, iç çatışmalara ve atmosfer kurulumuna özel önem veren yazar, özellikle hayatta kalma, aidiyet ve insan doğasının sınırları gibi temaları işlemektedir. Edebiyata olan ilgisini, görsel sanatlar geçmişiyle birleştirerek anlatılarına sinematografik bir derinlik katmayı hedeflemektedir. "Ortusolis" adlı ilk romanında, kıyamet sonrası buzla kaplı bir dünyada hayatta kalmaya çalışan insanların içsel mücadelelerini, topluluklar arası çatışmaları ve insan iradesinin sınandığı bir yolculuğu konu edinmiştir. Roman; kayıplar, sadakat, intikam ve umut ekseninde, karla örtülü bir distopyada geçmektedir. “Ortusolis” ile insanın doğaya karşı verdiği mücadeleyi anlatan Süleyman Dalğın, ikinci romanı “Yapay Duygular”da bu kez insanın kendi iç dünyasıyla olan çatışmasını ele alır. 2080 yılında yaşayan Oryus’un, yapay zekâsı ERA’nın keşfettiği 1916 yılına ait bir kadına ait anı defteriyle kurduğu bağ; zamanın ötesine uzanan duyguları ve yalnızlığı yeniden sorgulamasına neden olur.